‘ Eden ’ kelimesi ile ilgili yazılar

LPG’de fiyat 2 liraya dayandı tüp fiyatı arttı

16 Kasım 2010

AA muhabirinin LPG şirketleri yetkililerinden edindiği bilgiye göre, fiyatlardaki artış, Cezayir’in LPG fiyatlarını yükseltmesinden kaynaklandı. Dolar kurundaki düşüşe karşın, Cezayir’in LPG satış fiyatlarını 118-120 dolar artırması hem otogaz he de muftak tüplerinin fiyatına yansıtıldı.

LPG’nin çok büyük oranda ithal edilen bir ürün olduğunu hatırlatan AYGAZ yetkilileri, 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu uyarınca ”LPG alım satımlarında fiyatların, erişilebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre oluştuğunu” belirtti.

Türkiye için en yakın erişilebilir dünya serbest piyasasının en büyük üretici ülkelerden biri olan Cezayir olduğuna işaret eden yetkililer, sektörde ”temin fiyatı” olarak Cezayir fiyatlarının baz alındığını kaydetti.

LPG sektöründeki fiyat değişimlerinin ”temin fiyatı” veya ”dolar kurundaki değişim” olmak üzere iki ana nedeni olduğunu vurgulayan yetkililer, Kasım’da oluşan fiyat artışının Cezayir’in satış fiyatlarını yükseltmesinden kaynaklandığını belirtti.

Verilen bilgiye Kasım ayı başında Cezayir, LPG’nin ton fiyatını 742 dolardan 860,50 dolara çıkardı. Temin fiyatındaki yüzde 16 düzeyindeki artış, mutfak tüpüne, tüp başına 2,38 yansıtılması gerekirken, şirket bu yansımayı 1,5 lirada tuttu.

Aygaz, fiyat artışını, otogaz ürününde ise litrede 11 kuruş olarak yansıttı.

Yetkililer, kış aylarında LPG talebi arttığı için genelde fiyatların arttığı, bahar aylarında ise fiyatların bir miktar düştüğünü kaydetti.

Diğer taraftan, halen, Ankara’da otogazın litre fiyatı, firmalara göre 1,86-1,99 arasında değişiyor. LPG’nin perakende satış fiyatı, şehirlere ve firmalara göre çok küçük farklılıklar gösterebiliyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından hazırlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası 2009 Yılı Sektör Raporuna göre, geçen sene dağıtım şirketleri tarafından Türkiye’de 3 milyon 620 bin 333 ton LPG ürünü satıldı. Bu miktarın 1 milyon 134 bin 145 tonunu tüplü LPG (mutfak tüpü), 180 bin 949 tonunu dökme LPG, 2 milyon 305 bin 240 tonunu da otogaz satışları oluşturdu.   

AA

Popularity: 2% [?]

Pamuk ve iplikteki artış devam edecek

16 Kasım 2010

Kocasert yaptığı açıklamada 2010 yılının ilk çeyreğinin pamuk fiyatlarında ‘oldukça ilginç bir hareketlenmeye sahne olduğunu’, sanayi, enerji tüketimi, kapasite kullanımında olumlu göstergeler sergilenirken tekstil ve konfeksiyoncuların karşısına dünyada yaşanan pamuk, iplik fiyatlarında ki artışının çıktığını kaydetti.

Pamuk fiyatlarında yıl başından buyana artışın devam ettiğini belirten Kocasert şunları söyledi:

”Pamuk; demir, bakır, petrol gibi dünyanın en önemli hammaddelerinden bir tanesi. Hammadde fiyatlarını piyasa kendi içerisinde belirliyor.

Fiyat belirleme konusunda dünyada ki en büyük oyuncular Amerika ve Çin. Türkiye pamuk fiyatlarına direk müdahalede bulunma ya da yönlendirme şansına sahip değil.

Gelişmeleri çok yakından endişeyle takip ediyoruz. Yeni pazarlar ve özel ticari alım heyetleriyle bazı fuarlar ve gezilerle yakalamış olduğumuz yükselme trendini pamuk ve iplik fiyatlarında ki ciddi artışın baltalamasından büyük endişe duyuyoruz.

Pamuk ve iplik fiyatlarında ateşin sönmesini hararetle beklerken son günlerde yaşanan gelişmeler aksi yönde. Gelişmeler yıl sonuna kadar pamuk ve iplik fiyatlarında ki artışın devam edeceği yönünde” dedi.

Tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türkiye’nin vazgeçilmez sektörlerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Kocasert sözlerine şöyle devam etti:

”Bunun nedeni perakende sektöründen sonra, en yüksek istihdamı sağlayan sektör tekstil ve konfeksiyon sektörü. Tekstil ve konfeksiyon sektörünün kendi içerisinde pozitif cinsiyet ayrımcılığına da sahip. Bayanlara en fazla iş imkanı sağlayan sektör.

Çok kısa bir süre öncesine kadar Avrupa’da alıcılar ellerinde valizlerle gelip bunu yapabilir misiniz diye sorarken artık küçük bir kamera veya bilgisayarlarıyla gelip bizim ürettiğimiz renkleri desenleri inceleyip onların arasından seçiyorlar.

Bu da bizim modayı ne kadar yakından takip ettiğimizi gösteriyor. Hatta yılın desenlerini ve renklerini bizim yarattığımızın en önemli göstergesi” diye konuştu.

‘ KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLERİ SATMAYA BAŞLAYACAĞIZ’

Elektrik, elektronik başta olmak üzere bir çok sektörün ithalata dayalı bir gelişme gösterirken tekstil ve konfeksiyon sektörünün pamuğuyla, ipliğiyle, dokuduğu kumaşla, ürettiği ürünlerle en az ithalatla en çok ihracatı gerçekleştirdiği vurgulayan Kocasert şunları söyledi:

”Türkiye’de tekstilin biteceğini düşünmüyorum. Zaman içerisinde çalıştırdığımız işçi sayısında bir miktar düşme olabilir. Ancak bu da bizim gelişen teknolojiyi çok yakından takip edip, verimliliğimizi artırmamızın bir sonucudur.

2005 ve 2010 yılı Türkiye’de ki tekstil firma sayısı incelendiğinde firma sayısının hemen hemen aynı olduğunu ancak üretimin yüzde 15-20 oranında daha fazla olduğunu görüyoruz.

İngiltere, İtalya, Fransa gibi tekstili çok yakından kullanan, büyük tekstil üretimine sahip olan ülkelerin belki genel ihracat rakamlarında tekstilin değeri azaldı.

Ancak 10 yıl 15 yıl öncesine kıyaslanıldığında hala çok ciddi tekstil ihracatları var. Daha modern daha teknolojik katma değeri yüksek ürünler üretiyorlar.

Belki bizde kabuk değiştireceğiz. Çağı yakından takip edip yüksek teknoloji kullanıp moda ve tasarımla katma değeri yüksek ürünleri satmaya başlayacağız.”

AA

Popularity: 1% [?]

Papandreu: Borç ödemelerinde gecikme istedik

16 Kasım 2010

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile AB’den alınan borçların ödeme süresinin geciktirilmesini istediklerini açıkladı.

Papandreu, Atina’da yayımlanan To Proto Thema gazetesindeki demecinde, ülkedeki mali kriz konusuna değinerek, ”Hükümetin bu konuda aldığı önlemlerle güvenilirliğini, değişme konusundaki niyetini ve tembel olmadığını kanıtlayarak, kredi konusunda IMF ve AB ile imzalanan anlaşmayı yeniden müzakere edebilecek duruma geldiğini” söyledi.

Atina’nın, ekonomik soruna daha adil çözümler bulma amacıyla, anlaşmada değiştirilmesinin ihtiyaç olduğunu düşündüğü bazı maddeleri yeniden müzakere ettiğini ifade eden Papandreu, ”Bu çerçevede, Destek Mekanizmasından alınacak kredileri ödeme süresinin geciktirilmesini gündeme getirdik” dedi.

Papandreu, bütçe açığının daraltılması konusunda ne hükümetin, ne de Yunanistan’ın bir sıkıntısı bulunmadığını savunarak, ”Bu konudaki büyük çabalarımız, yeni vergiler getirmeden, emekli ve memur maaşlarında kesinti yapmadan ancak, devletin yapısında büyük kurumsal değişiklikler yaparak sürecek” diye konuştu.

AA

Popularity: 6% [?]

Elektrik kablolarına sıkı denetim geliyor

16 Kasım 2010

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 2010 yılında bazı ürün gruplarına yönelik olarak yaptığı piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetini artırarak sürdürüyor. Bakanlık, yürüttüğü denetim faaliyetleri arasında, birçok alanda kullanılan ve ürün güvenliği açısından büyük öneme sahip olan elektrik kablolarını kontrol altına aldı.

Denetimlerde, İstanbul, Tekirdağ, Denizli, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Adana illerinde 31 ayrı kablo markasından 60 numune alınarak, Türk Standartları Enstitüsü Ankara Deney Laboratuvarı’nda test ve muayenelere tabi tutuldu.

Yapılan değerlendirmede 8 ayrı kablo markasının 12 tipteki kablosunda, ilgili teknik mevzuata aykırılık tespit edildi. Kablolarda özellikle olması gereken kalınlıkta bakır kullanılmamasının, yangın çıkarma riski taşıdığından kullanıcılar için büyük risk oluşturduğu kaydedildi.

Açıklamada, bu firmalara idari para cezası uygulanırken, piyasaya arz edilen bu tipteki kablolara yönelik ürün toplatma kararı alındığı ayrıca, 5 ayrı firmaya uygunsuzluk düzeyi daha hafif olan teknik düzenlemeye aykırılıktan para cezası uygulandığı belirtildi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, konuya ilişkin değerlendirmesinde, elektrik kablolarının, özellikle komşu ülkelere önemli ihraç kalemlerinden birinin oluşturduğunu kaydetti.

İhracat yapılan pazarlarda Türk ürünleri ile ilgili olumsuz algılamaya yol açacak bu tür durumların öncelikle bertaraf edilmesi gerektiğini ifade eden Ergün, ”Türk ürünlerine yönelik son dönemde dış pazarlarda oluşan olumlu imajın zedelenmesine asla izin vermeyeceğiz. Kullanıcıların kablo alırken özellikle TSE markalı ürünleri tercih etmeleri, ayrıca ürün üzerinde CE işareti bulunmasına da dikkat etmeleri büyük önem taşıyor” dedi.

Kontrol edilen firmaların üçte birinin güvenlikle ilgili mevcut düzenlemelere uygunsuz üretim yapıyor olmasının, olayın önemini ortaya koyduğunu belirten Ergün, açıklamasında şunları kaydetti:

”Bu nedenle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olarak, kullanıcıların mağdur edilmemesi ve haksız rekabetin engellenmesi amacıyla, tüketicilerle doğrudan buluşan ürünler başta olmak üzere piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerini arttırarak sürdüreceğiz. Kalitesiz ve güvensiz ürünlere yönelik olarak sürdürdüğümüz piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerini bu yıl, geçen yıla oranla yüzde 137 oranında arttırdığımızın da bilinmesini isterim.”

AA

Popularity: 3% [?]

9 günlük tatil GAP turlarına ilgiyi artırdı

16 Kasım 2010

Bayram tatilini GAP turlarıyla değerlendirmek isteyen turistler, bölgedeki turizmcilerin yüzünü güldürdü, otellerdeki doluluk oranları arttı.

GAP turları kapsamında bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler, Adıyaman’daki Nemrut Dağı ve diğer ören yerleri, Gaziantep Zeugma antik kenti, Şanlıurfa’daki Balıklı Göl’ü, Mardin’deki tarihi ve turistik yerleri ve bölgenin diğer güzelliklerini görme imkanı buluyor.

GAP turlarına Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa’nın yanı sıra Almanya, Fransa ve Japonya’dan da turistler ilgi gösteriyor.

GAP turunda yer alan Adıyaman’a gelen turistler, Commagene Krallığı’na ait Karakuş Tepesi, tarihi Cendere Köprüsü ve Arsemia ören yerini gezdikten sora güneşin doğuşu ve batışını izlemek üzere Nemrut Dağı’na çıkıyor.

Zirvenin eteklerinde bulunan kafeteryaya kadar araçlarla gelen turistlerden yaşlı olanlar ve yabancılar, zorlu tırmanışı katır sırtında gerçekleştirmeyi tercih ediyor. Tırmanış sırasında renkli görüntüler oluşuyor.

Devasa kral ve tanrı heykellerinin arasında güneşin doğuşunu batışını izlemek için gelen turistlerden bazıları sulu boyalarıyla tanrı heykellerin resimlerini yapmaya çalışıyor, bazıları ise bol bol hatıra fotoğrafı çektiriyor.

OTELLERDEKİ DOLULUK ORANLARI

GAP turlarına ilgi ve 9 günlük Kurban Bayramı tatili nedeniyle Adıyaman’daki otellerde doluluk oranının arttığı hatta yer sıkıntısı çekildiği bildirildi.

Adıyaman İsias Otel’in sahibi Ahmet Bozkurt, 9 günlük bayram tatilinin kendilerini mutlu ettiğini, bölgedeki birçok otelin doluluk oranının arttığını belirtti.

Bölgeye hem yurt içinden hem de yurt dışından ilginin oldukça fazla olduğunu, bu ilginin devam etmesini beklediklerini ifade eden Bozkurt, ”Eğer böyle giderse yatırım konusunda çalışmalar olacak. Turizm, bölgemizin ve şehrimizin gelişimine önemli katkı sağlıyor” dedi.

Adıyaman Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Ekinci de bayram tatilinin 9 gün olması ve GAP turlarına ilgi nedeniyle kentteki otellerde doluluk oranının yüzde 100′e ulaştığını söyledi.

Bölgeye gelen turist sayısının her yıl arttığını, 2009 yılında Nemrut ören yerini 69 bin kişinin ziyaret ettiğini, bu yıl bitmeden ise rakamın 80 binin üzerine çıktığını ifade eden Ekinci, şu bilgiyi verdi:

”Aslında bu rakamların artması mümkün, fakat mevcut yatak kapasitemiz ve altyapımız bunun daha fazlasını kaldırabilecek durumda değil. Yeni yatırımlara ihtiyacımız var. Ben gerekli yatırımlarla turist sayısının çok daha artacağına inanıyorum. Adıyaman artık turizmde hak ettiği yere yavaş yavaş geliyor.

Geçmiş yıllarda Adıyaman’ın turizmi terörden etkileniyordu. Şimdi ise turist sayısı her geçen yıl artıyor. Yaklaşan bayram tatili nedeniyle otel rezervasyonlarını incelediğiniz zaman kentimizde çok ciddi bir turizm hareketliliği yaşanması bekleniyor.”

AA

Popularity: 6% [?]

Taksitli kredi kartı borçları yüzde 391 arttı

16 Kasım 2010

Aygün yaptığı yazılı açıklamada, 2004 yılında  3,7 milyar lira olan taksitli kredi kartı borcu tutarının, yüzde 391 oranında artarak 2010 Kasım ayı itibariyle 18,1 milyar liraya yükseldiğini bildirdi.

Türkiye’de, 2004 yılında toplam 13,8 milyar lira olan kredi kartı borç tutarının yüzde 202 artarak, 2010 Kasım ayında 41,6 milyar lira yükseldiğini belirten Aygün, uzun vadelere yayılan taksitler nedeniyle tüketicilerin geleceğe yönelik taksitler yapmakta zorlandığını, bu durumun tüketicilere ödeme sıkıntısı yarattığını kaydetti.

Bireysel kredi kartları içerisinde taksitli olanlarının borçlarının 2004 yılında yüzde 26,9 iken 2010 Kasım ayında ise yüzde 46,6′ya yükseldiğini hatırlatan Aygün, taksitsiz kart borçlarının ise aynı dönemde yüzde 73,1′den yüzde 56,4′e düştüğüne dikkat çekti.

Aygün, ”Uzun vadelere yayılan peşin fiyatına taksit kampanyaları özellikle ödeme güçlüğü çeken tüketiciler için tercih ediliyor. 3,6,12 taksit taksit yaşıyoruz. Geçimi taksite bağladık. Elbise, ayakkabı üzerinde eskiyor, tüketici 12 ay sonra hala taksit ödeme derdine düşüyor” dedi.

Tüketicinin taksitli alışveriş tercihinin, batık tutarının artışına engel olmadığını ifade eden Aygün, 2004 yılında 593 milyon lira olan kredi kartı batık tutarının, 2010 Kasım ayı itibarı ile 4 milyar liraya yükseldiğini belirtti.

Taksitsiz kredi kartlarındaki batık oranının 2004 yılında 576 milyon liradan 2010 Kasım ayında 3,9 milyar liraya çıkarak, yüzde 580 arttığını kaydeden Aygün, taksitli kredi kartlarının batık tutarının ise yüzde 320 arttığına dikkat çekti.

Taksitli kredi kartındaki batık oranının, taksitsiz kartlara göre daha az artmasının, ”taksitli kredi kartı batıkları engelliyor” şeklinde yorumlanmasının yanlış olacağına vurgulayan Aygün, ”taksitli kartlar batığı engellemiyor, sadece öteliyor” dedi.

AA

Popularity: 3% [?]

Çin malı ayakkabılara ‘kundura’ direnişi

16 Kasım 2010

Adlarını ayakkabılarıyla dünyanın önde gelen ayakkabı firmalarının bulunduğu İtalya’ya duyuran halkın yüzde 90′ının ayakkabıcılıkla uğraştığı Denizli’nin Acıpayam İlçesi Yeşilyuva Beldesi sakinleri geçmişi 3 yüzyıla dayanan ayakkabıcılık sanatlarını Çin ayakkabılarına rağmen sürdürüyor.

Yeşilyuva Belediye Başkanı Ahmet Bakırtaş yaptığı açıklamada ayakkabıcılığı Yeşilyuva’nın kimliği olduğunu söyledi.

Beldede ayakkabıcılığın babadan oğula kalıtsal bir hastalıkmış gibi devrettiğini ifade eden Bakırtaş, ”Çin malı devreye girince bizim ayakkabı imalatında düşüşler oldu.

Sadece bizde değil Türkiye genelinde düşüşler oldu. Şu anda biz onu aştık. Çin ayakkabısının deri olmadığı, emitasyon olduğu yani suni olduğu anlaşıldı.

Çin ayakkabısını vatandaş önce satın aldı. Ayaklarında mantar ve ayak kokusu yaptıktan sonra Çin ayakkabısının ne olduğu anlaşıldı, tekrar deri ayakkabıya, yani Yeşilyuva ayakkabısına dönüş yapıldı” dedi.

”10 SENE ÖNCE 2 BİNE YAKIN ESNAF VARDI”

Çin ayakkabılarından dolayı piyasada belirli bir duraklanmanın yaşadığını belirten Bakırtaş, ”Bizim Yeşilyuva’da 10 sen önce 2 bine yakın esnaf vardı, şu anda bu esnaf sayısı 350′lerde falan. Bizim başka bir meslek dalımız, alternatifimiz yok. Burası kırsal kesim.

Arazi ve hayvancılık yok. Biz bu baba, dede mesleğini torunlar dahil hepimiz devam ettireceğiz. Yeşilyuva’da kim ne olursa olsun 7 yaşında başlar. Profesör de olsa, doktorda olsa mutlak suretle ayakkabısını dikmeye başlar, ayakkabısını dikemeyen kimse yoktur. Biz bu mesleğin geliştirilmesi için KOSGEB’le işbirliği içerisinde olacağız” diye konuştu.

”İTALYAN FİRMALARINA FASON ÜRETİM YAPIYORUZ”

Bugün ünlü markaların fason üretiminin beldedeki ustalar tarafından yapıldığını vurgulayan Bakırtaş, ”Ayakkabıcılığın merkezi olan İtalya firmalarına dahi fason üretim yapıyoruz. Genelde iç piyasaya çalışıyoruz. Senede 100 bin çift ihraç yapıyoruz.

Günlük yetmiş seksen çift ayakkabı üretiyoruz. Talep olursa 100 bin çift ayakkabı üretiriz günlük. Deri fiyatları biraz artınca burada ki esnafta küçük çaplı esnaf olduğu için malzemenin alınması da zorlaştı” şeklinde konuştu.

Vatandaşlara Çin ayakkabısı giymeyin uyarısında bulunan Bakırtaş şunları söyledi:

”İnsan sağlığı için en önemli organ ayaklardır. Çin ayakkabıları içerisinde çok duran ayaklar belli bir süre sonra koku ve mantar yapar. Çin ayakkabısı hava almaz, çünkü deri değildir. Naylondur, ayağınıza bir naylon geçirdiğinizde ne olur? Çin ayakkabıları da aynı şeyi yapıyor.

Gittiğiniz misafirlikte ayaklarınızın kokmasını istemiyorsanız deri ayakkabı giymelisiniz. Çin ayakkabısı giyerseniz gittiğiniz yerde utanırsınız, mahcup olursunuz. Gelsinler Yeşilyuva ayakkabısını giysinler, ayakları kokarsa ben istedikleri tazminatı ödeyeceğim.”

AA

Popularity: 8% [?]

Sebze ihracatının parlayan yıldızı oldu

16 Kasım 2010

Tarım İl Müdürü Bestami Zabun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hatay’da 270 bin 766 hektar tarım arazisinin bulunduğunu, bunun 31 bin 828′inde sebze yetiştiriciliğinin yapıldığını söyledi.

Hatay’da buğday, pamuk gibi ürünlerin yanı sıra, 13 bin 682 dekarda maydanoz, 37 bin 475 dekarda havuç, 2 bin 375 dekarda pırasa ve 9 bin 90 dekarda da ıspanak yetiştiriciliğinin yapıldığını ifade eden Zabun, üreticilerin her toprak parçasını değerlendirmeye çalıştığını kaydetti.

Yetiştirilen sebzelerin iç piyasanın ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra ihracata da gönderildiğini vurgulaya Zabun, ”Bölgemizdeki olumlu iklim şartları ve toprakların uygunluğu nedeniyle çiftçilerimizin her zaman yüzü gülüyor” dedi.

Zabun, üreticilerin, pamuk ve buğday ekimini yaptıkları arazileri hiç boş bırakmadığını, tarla ürünlerini hasat ettikten sonra toprağını değerlendirmek adına kısa sürede yetişen ve hemen paraya dönüşen sebzelerin ekimini gerçekleştirdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

”Hatay, sebzecilik konusunda söz sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sebzelerimizi Suudi Arabistan başta olmak üzere, Suriye, Ürdün, Rusya gibi ülkelere gönderiyoruz. Çiftçilerimiz sebze sayesinde ek kazanç elde ediyor.”

Samandağ ile İskenderun ilçesinde yoğun olarak yetiştirilen ve yılda ortalama 20 bin ton ürün aldıkları maydanozun yüzde 20′sini ihracata gönderdiklerini belirten Zabun, Suriye, Romanya, Sırbistan, Suudi Arabistan, Rusya gibi ülkelerin sofralarını Hatay’da yetişen maydanozun süslediğini söyledi.

Yılda ortalama 7 bin 590 ton ürün alınan pırasa ile 12 bin 861 ton ürün alınan ıspanağın da son yıllarda ihraç ürünleri arasında yıldızının parladığının altını çizen Zabun, bu ürünlerin ekim alanlarının her geçen gün arttığını kaydetti.

Hatay’da sebzeciliğin daha da gelişmesi için çiftçilere yönelik eğitimler yaptıklarını belirten Zabun, bu kapsamda yetiştirilen ürünlerin tarladan sofraya kadar güvenliğini sağlamak ve ilaç kalıntısının önüne geçecek projeler de hazırladıklarını belirtti.

Hatay’da yetiştirilen sebzelere barkot uygulaması getireceklerini ifade eden Zabun, bu kapsamda proje çalışmalarının devam ettiğini de sözlerine ekledi.

AA

Popularity: 4% [?]

İzmirli tatilcilerin tercihi Yunan adaları

16 Kasım 2010

İzmir ve Çeşme’den Yunanistan ve adalarına turlar düzenleyen Ertürk Turizm’in sorumlusu Nezihe Ertürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sakız Adası başta olmak üzere düzenledikleri Çeşme çıkışlı feribot turlarına rağbet gösterildiğini belirtti.

Hava şartlarının da tatilciler için fırsat oluşturduğunu ifade eden Ertürk, şunları söyledi:

”9 günlük tatil, biz turizmcilerin hareketli bir dönem geçirmesini sağladı. Yurt içi ve yurt dışı turlar büyük ilgi görüyor. Özellikle komşumuz Yunanistan’a büyük ilgi var. Tatilini Yunanistan’ın Sakız Adası’nda geçirmek isteyenler, gruplar halinde Çeşme’den, bu ülkeye gidiyor. Sakız Adası ile Çeşme arasındaki mesafenin kısa olması, Yunanistan’ın yeşil pasaporta vizeyi kaldırması da ilgiyi artırıyor.”

Ertürk, bu tatil döneminde Sakız Adası bağlantılı olarak, uçakla Selanik turu başlattıklarını dile getirerek, ”Bu tur paketine de yoğun ilgi var. Selanik turlarına devam etme kararı aldık” dedi.

AA

Popularity: 6% [?]

Halk Bankası konut kredisi faizini indirdi

16 Kasım 2010

Halkbank’tan yapılan açıklamaya göre, 36 ay vade için yüzde 0,77 olan aylık faiz oranı yüzde 0,75′e düştü. Kredinin aylık faiz oranı 37–60 ay arası vade için yüzde 0,76, 61–84 ay arası vade için yüzde 0,77, 85–120 ay arası vade için yüzde 0,79 olarak belirlendi.

Güz Tarifesi’nden konut kredisi kullananlar sadece 500 lira sabit dosya masrafı öderken, taksit erteleme, mola verme, artan taksitli, azalan taksitli ödeme seçeneklerinden yararlanabiliyor. Güz Tarifesi’nden yararlanmak için 1–30 Kasım 2010 tarihleri arasında tüm Halkbank şubelerine başvuru yapılabiliyor.

Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru da konuya ilişkin değerlendirmesinde, ”Konut kredisinde sunduğumuz avantajlar sayesinde en çok tercih edilen bankalardan biriyiz. Halen devam eden ve halkımızdan yoğun ilgi gören Güz Tarifesi kampanyamızla bu yıl sonunda konut kredisi kullandırdığımız müşteri sayımızın 30 bini geçmesini bekliyoruz” dedi.

AA

Popularity: 5% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...