Hacı adaylarının coşkulu yolculuğu müzikal oldu
Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki konserde, Abbasilerle başlayan ve Osmanlı döneminde zirveye çıkan Surre Alayı geleneği, ilahilerle aktarıldı.
İhsan Özer’in şefliğini yaptığı ve iki bölümden oluşan konser, hacca niyetle başladı. Konserin ilk bölümünde Recep ayının gelmesiyle çıkılan yolculukta konaklanan illere de müzikal anlamda ziyaret yapıldı. Miraç Kandili’nin de ihya edildiği ilk bölüm, Ramazan Bayramı ile sona erdi.
Salavatlarla başlayan konserin ikinci bölümü, Hz. Muhammed’e methiyeler düzülerek Medine’ye, ardından da Kabe’ye yapılan yolculuk ve sonrasında hac hadisesiyle devam etti. Konser, Kurban Bayramı ile son buldu.
Ayrıca konser sırasında eski surre alaylarından görüntüler sinevizyondan yansıtıldı.
Konserin, kısa bir süre önce genç yaşta vefat eden İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu üyelerinden Hafız Yahya Soyyiğit’e adandığı bildirildi.
-SURRE ALAYI-
Osmanlı Devleti’nde Yıldırım Bayezid ile başlayan ve ilk olarak Edirne’den gönderilen ”Surre Alayı” geleneğini diğer padişahlar da devam ettirdi.
Dini bayramları içerisine alan ve hac zamanı bitene kadar devam eden bu süreçte hacı adayları çeşitli merkezlerde toplanırdı. Bu insanlar Mekke ve Medine halkına ve oradaki mekanlara katkı sağlamak amacıyla mal ve paraları hediye olarak götürürdü. Surre Alayı’nın yolculuğu Recep ayının 12. gününde başlardı.
Hacıların Sarayburnu’ndan Üsküdar’a geçişiyle başlayan süreç, Selami Çeşme, Bağdat Caddesi üzerinden devam ederdi. Bu alay, kutlamalarla 3 koldan ilerler, bir kol İznik, Bursa, Eskişehir’den, bir kol Karadeniz tarafından, bir kol da ayrı yol izleyerek devam ederdi. Her uğradığı mekanda alaya yeni hacı adayları katılır, onların yanında yeni hediyeler de alaya eklenirdi.
Ramazanın 20. gününde bütün kollar birleşip Şam’da buluşur, orada Ramazan Bayramı kutlanırdı. Buraya ayrıca Kahire, Bağdat ve Bakü’den ekipler de katılır, bayramdan sonra hep birlikte Medine ve Mekke’ye gidilirdi.
Surre Alayı ile gönderilen paralar, Haremeyn’in masraflarına sarf edilirdi.
Alayla beraber paralar dışında gönderilen ve nadir bulunan kıymetli halılar, seccadeler, murassa avizeler, şamdanlar, paha biçilmez mushaf-ı şerifler, levhalar, puşideler (örtüler), gümüş perde halkaları, elbiseler, Mekke Emirine mahsus sırmalı ve işlemeli kaftan, mücevherli kılıç, inciden tesbih ve daha pek çok kıymetli hediye ise Mekke ve Medine’deki mübarek makamlara, seyyidlere, şeriflere, fakirlere, zahidlere hediye edilirdi.
Gönderilen hediyeyi alanlar, kendilerine göre, keselere zemzem, hurma gibi hediyeler koyarak surre ile geri gönderir, böylece karşılıklı hediyeleşilirdi.
Bu arada, Kahire’den gönderilen surre alayında yer alan yeni Kabe örtüsü merasimle eskisiyle değiştirilirdi. Mekke Emiri eski Kabe örtüsünü İstanbul’a gönderirdi. Bu Kabe örtülerinden İstanbul’da pek çok camide bulunuyor.
Surre alayları, 1864 yılına kadar kara, bu tarihten 1908′e kadar deniz, daha sonra da demiryoluyla gönderildi. Surre alaylarının sonuncusu 1915′de gönderildi. Daha sonra Mekke Emirinin isyanı (1916) ve toprakların elden çıkması sebebiyle gönderilen surre alayları yerine ulaşamadı.
AA
Popularity: 66% [?]

