‘ Cumhuriyet ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Roma dönemine ait 3700 yıllık mezar bulundu

16 Kasım 2010

Kütahya’nın Emet ilçesinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı Emet Bor İşletmesine ait sahada iş makinesiyle kazı yapılırken 3700 yıl öncesine ait olduğu sanılan ve içerisinde insan kafa tasları ile kemik parçalarının olduğu Roma döneminden kalma mezar bulundu.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, bor madeni cevherinin bulunduğu Espey maden sahasında dozerle kazı yapan işletme çalışanları, bir insana ait kafa tası ve kemik parçalarını görünce durumu işletme yetkililerine bildirdi.

Yetkililerce Cumhuriyet Savcılığı ve İlçe Jandarma Komutanlığına bilgi verilmesinin ardından yapılan araştırmada, burasının tarihi nitelikte bir mezar olduğu belirlenerek, Kütahya Müze Müdürlüğünden uzmanların araştırma yapması istendi.

Müze Müdürlüğü uzmanları, çevresi taşla örülen mezarda 4 adet insan kafa tası, kemikler, diş parçaları, ikişer adet kırık toprak küp ve demir bilezik ile 3 adet metal küpe bulunduğunu tespit etti.

Roma döneminden kaldığı belirlenen mezardaki kafa tasları ve kemiklerin bozulmadan günümüze kadar gelmesinin bor madeninin koruyucu özelliğe sahip olmasından kaynaklandığı, eski Mısır’da cesetlerin mumyalanmasında bor tozunun kullanılmasının buna örnek oluşturabileceği belirtildi.

MÖ 1700′lü yıllara ait olduğu sanılan mezarda bulunan parçalar, Kütahya Arkeoloji Müzesinde sergilenmek üzere yetkililere teslim edildi.

1958 yılından bu yana bor madeni çıkarılan Espey mevkisinde önceki yıllarda çevresi taşla örülmüş mezarlara rastlanmış ancak kafa tasları, kemik parçaları gibi bulgular elde edilememişti.

AA

Popularity: 71% [?]

İstanbul’da Sivaslılar’ın Feshane buluşması

16 Kasım 2010

Sivaslılar ve Sivas dostları 12-14 Kasım 2010 tarihlerinde İstanbul Feshane’de buluşuyor. Anadolu’da birlikte yaşama kültürünün en güzel örneği Sivas’ın tüm değerlerinin sazıyla, sözüyle, sanatıyla kutlandığı bir bayram niteliğinde geçecek.

Anadolu’nun zengin kültür hazinesi, İstanbul’da yeniden keşfolunuyor. Sivaslılar ve Sivas’a gönül verenler Feshane’de buluşuyor. Tarihe olan borcunu bin türlü kahramanlıkla ödeyen, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, Anadolu’nun sevda coğrafyası ‘Sultan Şehir Sivas’ ve Sivaslılar sahip oldukları eşsiz değerleri yeniden gün yüzüne çıkartıyor.

Birlik, kardeşlik, dayanışma ve karşılıklı anlayış açılarından eşsiz bir model oluşturan Sivas ve Sivaslı olmak, Feshane’de düzenlenecek etkinlik kapsamında her yönüyle ele alınacak; birlikte yaşama kültürünün bu eşsiz örneği tüm İstanbul ve Türkiye’ye yeniden tanıtılacak, çıkarılacak hayati dersler yalnız Sivaslıların değil herkesin ilgisine sunulacak.

12-14 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Sivas Günleri’nde çeşitli konularda paneller Türkiye’nin önde gelen fikir adamlarını ağırlayacak.  Ele alınacak konular:

- “Birlikte Yaşama Kültürü”,
- “Sivas’ın Kültürel Değerleri”,
- “Sivaslı Olmak”,
- “Küçülen Dünyada Büyümek”,
- “Hatırladığım Sivas” ve
- “Sivas’ın Görmezden Gelinen Değerleri” konularında düzenlenecek.

Panellere katılacak isimlerin bazıları ise şunlar olacak:

- Ahmet Turan Alkan,
- Beşir Ayvazoğlu,
- Abdurrahman Şen,
- Ahmet Özdemir

Panellerin moderatörleri arasında;

- Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ
- İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Esen,
- Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Dökmetaş,
- Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Arat,
- Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur ve
- Cumhuriyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Toparlı bulunuyor.

AK Parti Sivas Milletvekili Osman Kılıç, CHP Sivas Milletvekili Malik  Ejder Özdemir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın Sivas Günleri’nin ağırlayacağı siyasiler olacak.

Düşünce ve fikir platformlarının yanısıra Sivas Günleri, Sivas’a ait folklorik değerlerin de kutlandığı adeta bir bayram niteliğinde geçecek. Türk Halk Müziğinin sevilen sanatçıları, Sivas yöresine ait türküleri seslendirecek.

- Sabahat Akkiraz,
-
Onur Bozatlı,
- Cengiz Özkan,
-
Enver Meralli,
- Ali Sultan,
- Doğan Karatepe
türküleriyle dinleyenlere güzel vakit geçirtecek sanatçılardan bazıları.

Ses sanatçılarının yanısıra halk oyunları ekipleri de etkinliğe renk katacak.

Ünlü Ressam İsmail Acar‘ın resim sergisi, Selahattin Yasak‘ın resim ve fotoğraf sergisi, ‘Fotoğraflarla Sivas’ sergisi, ‘Tarihi, Kültürel ve Doğa Güzellikleri Açısından Dünden Bugüne Sivas’ slayt gösterisi etkinliği görsel bir şölene dönüştürecek.

Bir Sivas Platformu organizasyonu

Sivas Günleri, İstanbul’da Sivas’la ilgili dernek ve sivil toplum kuruluşlarını kendi çatısı altında toplayan, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem‘in başkanlığındaki Sivas Platformu’nun bir organizasyonu olarak gerçekleşecek.

Sivas Günleri, Sivas Platformu’nun kuruluşundan bu yana altı yıllık çabasının da anlatıldığı, Sivas’ın maddi ve manevi mirasının, bugünkü potansiyelinin tanıtıldığı, hasat mevsiminde bir harman zamanı gibi dostluğun, mutluluğun ve umudun  doruk noktasına çıktığı bir meydan olacak.

Yazarı, şairi, ozanı, sazı ve sözüyle, sanatı ve sporuyla, yaşayan renkleriyle, tarihi ve bugünüyle Feshane’de İstanbul’un kalbi Sivas tadında ve renginde atacak.

YerelPosta

Popularity: 30% [?]

Sivas Günleri’ne davetlisiniz…

16 Kasım 2010

Anadolu’da birlikte yaşama kültürünün en güzel örneği Sivas’ın tüm değerlerinin sazıyla, sözüyle, sanatıyla kutlandığı bir bayram niteliğinde geçmeyi hedefleyen Sivas Günleri’ne organizatörler, yalnız Sivaslıları değil tüm halkımızı davet ettiğini açıkladı.

“Anadolu’nun zengin kültür hazinesi, İstanbul’da yeniden keşfolunuyor. Sivaslılar ve Sivas’a gönül verenler Feshane’de buluşuyor. Tarihe olan borcunu bin türlü kahramanlıkla ödeyen, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, Anadolu’nun sevda coğrafyası ‘Sultan Şehir Sivas’ ve Sivaslılar sahip oldukları eşsiz değerleri yeniden gün yüzüne çıkartıyor” diyen Sivas Patformu yetkilleri, Sivas Günlerinin amacını şu açıklama ile ifade ediyor:  “Birlik, kardeşlik, dayanışma ve karşılıklı anlayış açılarından eşsiz bir model oluşturan Sivas ve Sivaslı olmak, Feshane’de düzenlenecek etkinlik kapsamında her yönüyle ele alınacak; birlikte yaşama kültürünün bu eşsiz örneği tüm İstanbul ve Türkiye’ye yeniden tanıtılacak, çıkarılacak hayati dersler yalnız Sivaslıların değil herkesin ilgisine sunulacak”

“12-14 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Sivas Günleri’nde çeşitli konularda paneller Türkiye’nin önde gelen fikir adamlarını ağırlayacağını belirten yetkililer, ““Birlikte Yaşama Kültürü”, “Sivas’ın Kültürel Değerleri”, “Sivaslı Olmak”, “Küçülen Dünyada Büyümek”, “Hatırladığım Sivas” ve “Sivas’ın Görmezden Gelinen Değerleri” konularında düzenlenecek panellere; Ahmet Turan Alkan, Beşir Ayvazoğlu, Abdurrahman Şen, Ahmet Özdemir gibi isimler konuşmacı olarak katılacağını belirtiliyorlar.  

Panellerin moderatörleri arasında Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ,  İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Esen, Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur ve Cumhuriyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Toparlı bulunuyor.

AK Parti Sivas Milletvekili Osman Kılıç, CHP Sivas Milletvekili Malik  Ejder Özdemir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın Sivas Günleri’nin ağırlayacağı siyasiler olacak.

Düşünce ve fikir platformlarının yanısıra Sivas Günleri, Sivas’a ait folklorik değerlerin de kutlandığı adeta bir bayram niteliğinde geçecek. Türk Halk Müziğinin sevilen sanatçıları, Sivas yöresine ait türküleri seslendirecek. Sabahat Akkiraz, Onur Bozatlı, Cengiz Özkan Enver Meralli, Ali Sultan, Doğan Karatepe türküleriyle dinleyenlere güzel vakit geçirtecek sanatçılardan bazıları. Ses sanatçılarının yanısıra halk oyunları ekipleri de etkinliğe renk katması bekleniyor…

Ünlü Ressam İsmail Acar’ın resim sergisi, Selahattin Yasak’ın resim ve fotoğraf sergisi, ‘Fotoğraflarla Sivas’ sergisi, ‘Tarihi, Kültürel ve Doğa Güzellikleri Açısından Dünden Bugüne Sivas’ slayt gösterisi etkinliği görsel şölene dönüştürmeyi amaçlıyor…

Sivas Platformu organizasyonu

Sivas Günleri, İstanbul’da Sivas’la ilgili dernek ve sivil toplum kuruluşlarını kendi çatısı altında toplayan, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem’in başkanlığındaki Sivas Platformu’nun bir organizasyonu olarak gerçekleşecek.

Sivas patformu yetkillerine göre, “Sivas Günleri, Sivas Platformu’nun kuruluşundan bu yana altı yıllık çabasının da anlatıldığı, Sivas’ın maddi ve manevi mirasının, bugünkü potansiyelinin tanıtıldığı, hasat mevsiminde bir harman zamanı gibi dostluğun, mutluluğun ve umudun  doruk noktasına çıktığı bir meydan olacak;  Yazarı, şairi, ozanı, sazı ve sözüyle, sanatı ve sporuyla, yaşayan renkleriyle, tarihi ve bugünüyle Feshane’de İstanbul’un kalbi Sivas tadında ve renginde atacak.”      

kullan

 

Popularity: 38% [?]

Romalılar enflasyonla böyle mücadele etmiş

16 Kasım 2010

Kenan Gürbüz‘ün haberi  

Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Stratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Bilal Söğüt, antik kentteki 2010 yılı kazı çalışmalarının 15 Haziran’da başladığını belirterek, ilk olarak Kuzey Şehir Kapısı’nın yer aldığı bölgeye odaklandıklarını bildirdi.

Bu süreç içinde Kuzey Şehir Kapısı’ndan kent merkezine doğru devam eden anıtsal caddeyi açtıklarını kaydeden Sögüt, bu sırada 3 bin yıllık tarihsel sürecinin her dönemine ait eserlere ulaştıklarını belirtti. Kazı çalışmalarının yapıldığı alanın, 2500 yıl önce bölgenin yerli halkı olan Kayralıların toplandığı yer olduğunu anlatan Söğüt, ”Hekatomnos ailesi ve özellikle Pers Satrabı Maussolos’un çok önem verdiği kentlerden birisi burasıdır. Burası aynı zamanda antik dönemin en önemli birliklerinden birisi olan Atika Deniz Birliği’ne para veren bölgedeki birkaç kentten birisidir. Bu kültür zenginliğini başka bir antik kentte bulmak imkansız. Ayrıca burası tam anlamıyla yaşayan bir tarih köyü. Antik dönem ile Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi eserlerinin birlikte dimdik ayakta durduğu tek antik kent Stratonikeia’dır” diye konuştu.

kullan

-ROMALILARIN ”ENFLASYONLA MÜCADELE” YÖNTEMİ-

Stratonikeia Antik Kenti’ndeki bulgulara göre Romalıların asırlar önce enflasyonla mücadele ettikleri bilgisini veren Kazı Başkanı Doç. Dr. Bilal Söğüt, sözlerine şöyle devam etti:

”M.S. 301 yılında burada satılan tüm ürünlerin adlarını meclis binasının duvarlarına Latince yazmışlar. Ortaya çıkan tarihi bulgulara göre satılan ürünlerin fiyatı enflasyonla mücadele kapsamında sabitlenmiş ve herkes belirlenen fiyatlara göre ürünlerini satıyormuş. Bunun dışında 5 liralık bir ürünü 3 liraya vermek istiyorlarsa, bunun 2 lirasını bir zengin karşılıyormuş. Satıcı 5 liraya satıyor, tüketici 3 liraya alıyor, aradaki farkı bir zengin karşıladığı için sorun yaşanmıyormuş. Yani dönemin zenginleri fiyatları sübvanse ediyorlarmış. Günümüzden yaklaşık bin 709 yıl önce Romalılar, fiyatları sabitleyerek enflasyonun önüne geçmişler. Ayrıca o döneme ait ekonomik hayatla ilgili önemli bilgilere ulaştık. Bir mermer ustasının çalışması karşılığı kaç para alacağı bile belirlenmiş.”

kullan

Romalıların enflasyonla mücadele yöntemlerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu vurgulayan Söğüt, ”Fiyatlar artmadığı sürece Romalıların 1709 yıl önce enflasyonla mücadele amacıyla başvurduğu yöntemler günümüze uyarlanabilir. Özellikle domates ve et fiyatları konusunda sübvanse yönetimine başvurulabilir. Önemli olan fiyatların tüketiciye yansıması. Sübvanse işlemini devlet veya zenginler yapabilir” dedi.

-STRATONIKEIA ANTİK KENTİ-

Karia Bölgesi’nin en önemli kentlerinden biri olan Stratonikeia, Helenistik, Roma, Bizans, Anadolu Beylikleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde adından söz ettiren önemli bir antik kenttir.

kullan

Söz konusu dönemlerin her birine ait onlarca tarihi yapıyı hala antik kent içinde görmek mümkün. Kenti ziyaret edenler, Hellenistik ve Roma dönemi ile Osmanlı dönemine ait yollardan yürüyüş yapabilir. Antik kentin gözde mekanlarından biri de Beylikler dönemine ait Türk Hamam ile 18′inci yüzyıla ait Ağa Konakları ve Yaşayan Osmanlı Köy Meydanı turistlerin ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

Yatağan Kaymakamlığının, Stratonikeia Antik Kenti’nin dünyaya tanıtılması için 2009 yılında başlattığı çalışmalar ise devam ediyor. Kentin adının verildiği Stratonike ile Antiokhos’un aşkını anlatan bir tablo yaptırılarak, kentin tanıtımı için Bodrum-Yatağan karayolundan Stratonikeia Antik Kenti’ne ayrılan yol kavşağına yerleştirilmiş.

kullan

Ayrıca ilk kez bu sene düzenlenen ”Karsanat Stratonikeia Barok Festivali” kapsamında Karya Barok Topluluğu, 3 bin yıllık Stratonikeia Antik Kenti’nde çıplak sesle konser vermiş ve konsere vatandaşlar yoğun ilgi göstermişti. Bu konser ile Stratonikeia Tiyatrosu’nun 1650 yıllık sessizliği de son bulmuştu.

Bölgede Kasım ayının sonuna kadar sürecek kazı çalışmalarını yaklaşık 35 kişilik bir ekip yürütüyor. Bu yıl ki kazılarda gün ışığına çıkarılan sütunlar yapılan bir çalışma ile ayağa kaldırılarak, orijinal şekillerine zarar vermeden bulundukları noktalara yerleştirildi.

Kazı çalışmalarına Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Muğla Valiliği destek veriyor.

(aa)

Popularity: 47% [?]

Son KPSS şampiyonu Sivas’tan çıktı

16 Kasım 2010

Sivas’ta Afyon Sokak’ta oturan, babası memur, annesi ev hanımı üç çocuklu bir ailenin kızı olan 22 yaşındaki Gizem Yıldız, ÖSYM’nin dün internetten sınav sonuçlarını açıklamasının ardından, 100 tam puanla birinci olduğunu öğrendi.

Sınavda genel yetenek testinden 59, genel kültür testinden 57 ve eğitim bilimleri testinden 109 doğru soru yaparak 100 puan alan Yıldız, başarısını ailesiyle kutladı.

Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Matematik Öğretmenliği Bölümünden bu yıl mezun olan Yıldız, KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nın iptal edilmesinin ardından yeniden ders çalışmaya başladığını belirtti.

Daha önceki sınavda aldığı 92 puanla iyi bir yere atanmasının mümkün olduğunu ifade eden Yıldız, bu sınavda açıklanan sonuçlarda birinci sırada yer aldığını görünce çok şaşırdığını, iyi bir sıralamada olacağını tahmin ettiğini ancak bu sonucu beklemediğini söyledi.

Başarısının sırrının ”çok çalışmak” olduğunu dile getiren Yıldız, ”Çok emek verdim, sonunda karşılığını aldım diye düşünüyorum. Çok mutluyum” dedi.

İptal edilen sınavın da zor olduğunu, atanabilecek bir puan aldığını anlatan Yıldız, ”Durum böyleyken sınav iptal oldu, yeniden bir sınava girmek, aynı şeyleri yaşama düşüncesi çok yorucuydu, yıpratıcıydı. Sonra iyi toparlandım. Tekrar aynı tempoya girebildim. Aynı şekilde çalışabildim. Sonuçta böyle bir başarı geldi” diye konuştu.

Yıldız, daha önceki sınavın iptal edilmesini de değerlendirerek, tercihlerini yaptığını, hayaller kurduğunu anlatarak, ”Sonra her şey birden yok oldu. Yeniden sınav stresi yaşamak zorunda kaldım. Hani birilerinin yüzünden hakkının yenilmesi… Sonuçta kopya, emek hırsızlığı. Çünkü insanlar emek veriyorlar, çaba sarf ediyorlar. Gecelerini gündüzlerine katıyorlar. Bir tek ben değil, birçok arkadaşım bu durumda” dedi.

Yıldız, atamaların gelecek ay yapılacağını belirterek, o döneme kadar biraz dinlenmek istediğini kaydetti.

AA

Popularity: 18% [?]

Edirne’de derslere imamlar giriyor iddiası

16 Kasım 2010

Edirne Adliyesinin önüne gelen, bazı sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinin de desteklediği öğrenci velisi Tülay Kuzucu, 18 Ekim 2010′dan itibaren Merkez İlköğretim Okulu’nda din kültürü ve ahlak bilgisi dersine imamların girdiğini belirtti.

İmamların derslere girmesini istemediklerinden dolayı veliler arasında imza kampanyası başlattıklarını ve hazırladıkları dilekçeyi 260 kişinin imzaladığını 26 Ekim 2010′da basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladıklarını ifade eden Kuzucu, ”Dilekçeyi teslim etmek için İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gittik. Burada İl Milli Eğitim Müdürü tarafından hiç hoş olmayan bir şekilde karşılandık, hakarete uğradık. Bu nedenle İl Milli Eğitim Müdürü’nden şikayetçiyim. Ayrıca, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine imamların değil din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin atanmasını, derslere girmesini istiyoruz” dedi.

Tülay Kuzucu, gazetecilerin soruları üzerine, yargı sürecini başlatacaklarından dolayı içerik hakkında bilgi veremeyeceğini kaydetti.

Kuzucu, daha sonra, olaya tanık olan 2 arkadaşıyla İl Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Demirci hakkındaki suç duyurusu dilekçesini nöbetçi cumhuriyet savcılığına verdi.

Cumhuriyet savcılığınca Tülay Kuzucu ile iki arkadaşının ifadesi alındı.

AA

Popularity: 11% [?]

Youtube, Baykal görüntülerini kaldırdı

16 Kasım 2010

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, ”Youtube” yetkilileri ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yetkililerinin görüşmeleri sonuç verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkemeden aldırtılan ”erişimin engellenmesi” kararını dikkate alan ”Youtube” yetkilileri, Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntüleri internet sitesinden kaldırdı.

Bu gelişme üzerine, ilgili yasal mevzuatın tamamlandığı ve bu aşamada ”Youtube”a erişimin engellenmesinin söz konusu olmadığı öğrenildi.

Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, söz konusu görüntüleri ”Youtube”a koyan kişi veya kişileri tespit etmek amacıyla başlattığı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Deniz Baykal’ın avukatları, geçtiğimiz hafta, müvekkillerine ait olduğu iddia edilen görüntülerin ”Youtube”da yayınlanması üzerine, bu görüntülere erişimin engellenmesi istemiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştu.

Bu şikayet üzerine harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, görüntülere erişimin engellenmesini talep etmiş, mahkeme de ”Youtube”a erişimin engellenmesi kararı almıştı.

Karar, gereğinin yapılması için TİB’e gönderilmiş, TİB de ”Youtube”a yazı yazarak, görüntülerin kaldırılmasını talep etmiş, aksi halde erişimin engelleneceğini bildirmişti.

AA

Popularity: 17% [?]

Adnan Demir ve Neşe Düzel yargılanıyor

16 Kasım 2010

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Neşe Düzel, avukatı Veysel Ok’la katıldı. Tutuksuz sanık Adnan Demir ise duruşmaya gelmedi.

Duruşmada savunması sorulan Neşe Düzel, üzerine atılı suçu kabul etmediğini belirterek, dava konusu röportajında terör örgütü propagandası değil siyaset propagandası yapıldığını ve bugün de devletin söz konusu örgütle görüştüğünü öne sürdü.

Dava konusu yazısında herhangi bir suç unsuru bulunmadığını iddia eden Düzel, beraatini talep etti.

Avukat Veysel Ok da müvekkili Düzel’in anayasa, Basın Kanunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) doğan haklarını kullandığını savunarak, suçlamaları kabul etmediklerini söyledi.

Mahkeme heyeti, tebligat çıkarıldığı halde duruşmaya gelmeyen sanık Adnan Demir’e, hakkında yakalama emri çıkarılacağının hatırlatılacağı yeni bir tebligat gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Taraf Gazetesinin 5 Nisan 2010 tarihli sayısının 1. sayfasında, ”Çatışmalı Döneme Girildi” başlığıyla yayımlanan ve 11. sayfada devam eden haberde, silahlı terör örgütünün propagandasına yönelik yayın yapıldığı ve aynı konudaki yayınların 6 ve 7 Nisan 2010 tarihli sayılarda da sürdürüldüğü ifade ediliyor.

Soruşturmaya konu, şüpheli Neşe Düzel tarafından yapılan haberlerin terör örgütü PKK-Kongra/Gel’in Avrupa’daki yapılanması içerisinde bulunan terör örgütü yöneticilerinden Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal ile yapılan röportajları içerdiği belirtilen iddianamede, röportajların gazetenin 5, 6 ve 7 Nisan 2010 tarihli sayılarında ”Pazartesi Konuşmaları” başlığı altında yayımlandığı kaydediliyor.

Terör örgütü yöneticileriyle yapılan röportajın içeriğine yer verilen iddianamede, halen güvenlik güçleriyle terör örgütü arasında çatışmaların devam ettiği bir dönemde yazı içeriklerinin daha fazla şiddete teşvik edici ve okuyucu nezdinde şiddete başvurmanın gerekli, haklı bir izlenim olduğu izlenimi uyandıracağı kanaatine varıldığı belirtiliyor.

Anayasa ve AİHS’de düşünceyi açıklama hürriyeti düzenlenmesine rağmen AİHS’in 10. maddesinde milli güvenlik, toprak bütünlüğü, kamu emniyetinin korunması ve suçun işlenmesinin önlenmesi bakımından bu özgürlüğün sınırlandırılabileceğinin öngörüldüğü kaydedilen iddianamede, sanıkların ”basın yoluyla terör örgütü propagandası yapma” suçundan 1,5 ile 7,5 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

AA

Popularity: 18% [?]

CHP, yargı ve piyasalarda yaşananlar

16 Kasım 2010

Ünal Tanık, Hasan Öztürk ve İbrahim Kahveci, yine son bir haftada yaşananları masaya yatırdı. Öncelikli konu ise CHP’de yaşanan gelişmeler.

Programda Hasan Öztürk, CHP’deki yeni yapılanmada  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın yaptığı müdahaleler ve alınan kararlardaki etkisine dikkat çekti.

Ünal Tanık ise Süheyl Batum’un referandum öncesi açıklamalarına ve gündeme düşen sözlerine dikkat çekerek “Sezen Aksu için söylediği “Sazan” ifadesi günlerce konuşuldu. Süheyl Batum daha sonra kayıplara karıştı. Genel Sekreter olduktan sonra bir kanalda canlı yayına çıktı, uzun süren yayında nedense hiçbir kimse Batum’a ‘Sazan’ı sormayı akıl edemedi.” dedi.

Tanık, “CHP’de Önder Sav tasfiye edildi. Gürsel Tekin’in önü açıldı ve belki de hakettiği yere geldi. Ancak benim merak ettiğim Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin ilişkisi ne kadar sürecek merak ediyorum. Belki kısa sürede belirgin birşey çıkmayacak ancak aday tespitlerinin yapılacağı  Mart ayına dikkat çekmek istiyorum.” dedi.

Önder Sav’ın  safdışı bırakılmasının Kılıçdaroğlu için hem iyi hem kötü olduğuna dikkati çeken Hasan Öztürk, Kılıçdaroğlu’nun bundan önceki açıklamaları hep ya aynı gün ya birgün sonra geri alındığını, yeni sürecin Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin geri alınıp alınmaması açısından bir test olacağını ve artık Kılıçdaroğlu’nun bir bahanesi olmayacağını savundu.

Tanık, CHP’de parti binasının kuruluşundan dolayı Genel Başkana çıkacak herkesin Genel Sekreter Önder Sav’ın kontrolünden geçmesi gerektiğini Önder Sav’ın Kılıçdaroğlu’nun söylediği ‘Korku imparatorluğunun merkezinde olduğunu’ ancak kamuoyuna bunun farklı şekilde sunulmaya çalışıldığını söyledi.

İbrahim Kahveci,  işdünyasının CHP için düşündüğü Kemal Derviş’in söylendiği gibi bugünkü ekonominin asıl mucidi olmadığını, hükümetin ilk yıllarında Kemal Derviş’in programını izlemesi yüzünden çok büyük kayıplar verdiğini dile getirdi.

Kahveci,  Kemal Derviş’in bıraktığı Türkiye’de hiçbir yatırım olmadığını sadece ekonomiyi sıkı bir kontrolü zorunlu kıldığını belirterek, “hükümetin bugün İstanbul İzmir otoyolu, Ankara-Konya ve Ankara Sivas demiryolunun inşaatına başladı. Eğer hükümet 2005-2006 yılında o programı bıraksaydı bugün Türkiye çok başka noktada olacaktı. O program devre dışı bırakıldı Türkiye yatırıma yöneldi ” dedi.

Mayıncı Paşa cezaevinde

Ünal Tanık, 6 askerin şehit olduğu mayınları döşeyen Tuğgeneral Zeki Es’in tutuklanmasıyla ilgili sürecin medyada yeterince haber olmadığını belirterek “Zeki Es’le ilgili ses kayıtları, Genelkurmay’ın kapısının önünde şehit ailelerinin yaptığı protestoların özellikle Doğan medyası tarafından hiç görülmedi. Bugün ise o medya Zeki Es komutanının  tutuklandığını yazarken tutuklanma gerekçesiyle ilgili de çok az bilgi veriyor. Eğer internet medyası bu olayı yeterince duyurmasaydı bugün kamuoyu olayı duymamış olacaktı belkide” dedi.

Hasan Öztürk, internet medyasının gücünün bugün çok başka noktada olduğunu, toplumun açık olmasının nimetlerinin yaşandığını belirterek “Geçmişte tek bir kaynaktan haberler alıyorduk. Olayın farklı olduğunu ise çok sonradan öğrenme imkanımız oluyordu. Bugün ise çok geçmeden birçok şeyin farklı bir boyutta olduğunu görebilme imkanımız var. Cumhurbaşkanı Gül ‘Açık bir toplumuz’ derken biz bu açık toplum olmanın nimetlerini görüyoruz. Biz bundan sonra o telefon konuşmalarında ismi geçen diğer kişiler hakkında işlem yapılacağını bekliyoruz.

MEDYANIN GÜNEYDOĞU DİLİ DOĞRU MU

Ünal Tanık, medyanın güneydoğu algısına yönelik Mardin’de gerçekleştirilen toplantıya değinerek bu toplantıda ulusal medyanın Güneydoğu diline yönelik büyük eleştiriler geldiğini belirterek “Güneydoğu’da yaşanan bir olayın adeta Güneydoğu’nun resmi gibi yansıtılmasının bölgedeki halkı ciddi boyutta rahatsız ediyor. Bir dizideki ele alınan bir konu bir başka dizide aynen tekrarlanıyor. Bölgedeki başka gerçekler böylece gözardı ediliyor.” anlayışı çok yayın.” dedi.

MARDİN: GÜNEYDOĞU’DA DEĞİŞEN BİR KENT

Hasan Öztürk, işadamı Zeynel Abidin Erdem’in memleketi Mardin için herşeyini ortaya koyduğunu dile getirirken Ünal Tanık, Mardin’de takım oyunu oynanmasının en büyük göstergesi olduğunu Valisinden üniversitesi ve işadamına kadar ortak dil kullanır hale geldiğini başarının da böyle geldiğini anlattı. Tanık, Osman Baydemir’in de Diyarbakır için doğru bir tercih olduğunu ancak, sadece yanlış yerde bulunduğunu dile getirdi.

YARGININ KENAN EVREN AÇMAZI

Ünal Tanık, Kenan Evren’le ilgili yargıda çıkan son karara da değinerek referandum öncesinde Evren’in söylediği sözü hatırlattı. Evren’in işinin yargıya düşmemesi gerektiğini yargının ‘yargılama konusundaki tavır ortaya koyamaması kadar Evren’in kendi sözünü hatırlaması gerekir” dedi. Hasan Öztürk’ün Evren’in piri fani olduğu sözlerine karşın Tanık, binlerce kişinin ölümünden sorumlu bir kişinin yargılanmasında yaşın kriter olmaması gerektiğini belirtti.

SICAK PARA VE EKONOMİDE PATRON KABUSU

İbrahim Kahveci bugünkü ekonomik yapıda büyümenin önünün kapalı olduğunu belirterek, Türkiye biran önce sıcak para ve faize dayalı sistemden çıkması gerektiğini söyledi. Kahveci, “Bugün Türkiye büyüyor bununla birlikte alt gelir grubuna verilen para artıyor ancak, büyük gruplar alt gelir grubunun parasını emmesi sürüyor. Bugün kredi kartları faizleri kabul edilir düzeyde değil. Bugün kişilerin eline geçtiği para arttı. Ancak kişilerden kesilen veya masraf olarak ortaya çıkan paralar çok büyük rakamlara ulaştı. Bugün yığınlarca enerji ihaleleri yapıldı. Özel sektör elektrik üretimi yapmaya başladı. Ancak Enerji Piyasası Kurulu hala piyasa düzenlemesi yapmadı. Üst gelir grubu olan patronların baskısı öyle boyuta ulaştı ki bu düzenleme bir türlü yapılmaz hale geldi. Türkiye ekonomi yönetiminde makro başarıları çok fazla. Ancak hükümet alt tarafla ilgilenilmesi gerek. Büyükler sistemin tüm açık taraflarından azami derecede istifade ediyor ve alt gelir gurubu büyük kayıplar içinde.” dedi. Kahveci, iş dünyasının küçük bir krizde devletten yardım istemek yerine bugün piyasada var genişlemeden faydalanarak öz kayanağa yönelmesi ve borsaya açılarak kendisini güçlendirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Haber7.com

Popularity: 16% [?]

Erdoğan: Devletçi mantıkla bir yere varmak mümkün değil

16 Kasım 2010

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devletçi bir mantıkla, bin anlayışla bir yere varmanın mümkün olmadığını söyledi.

Erdoğan, Bangladeş’teki temasları çerçevesinde, Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FBCCI) tarafından Sheraton Otel’de düzenlenen toplantıya katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ile Bangladeş arasındaki mesafe ne olursa olsun tarih boyunca iki ülkenin her zaman iletişim içinde olduğunu, birbirini etkilediğini, birbirinin acısını ve sevincini yürekten paylaştığını söyledi.

Bangladeş’in 12. yüzyılda İslam diniyle tanışmasında, o dönemdeki büyük karmaşanın hidayete ermesinde Türklerin önemli yardımlarının olduğunun tarihçiler tarafından ifade edildiğini kaydeden Erdoğan, iki ülke arasında o günlerde başlayan dostluğun tarih içinde gelişerek bugün artık tam bir kardeşliğe dönüştüğünü vurguladı.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Kurtuluş Savaşımızda buradaki kardeşlerimizin yüreklerinden koparak verdiği desteği unutmadık, hiç unutmayacağız. Nitekim 1971′de bağımsızlığını ilan ettiğinde Bangladeş’i tanıyan ilk ülkelerden biri Türkiye oldu. Bangladeş önümüzdeki yıl 40′ıncı yılını kutlayacak. Biz Türkiye olarak Bangladeş’e gereken desteği her zaman vereceğiz.

Türkiye olarak Cumhuriyet’in ilanının yüzüncü yıl dönümünde kendimiz için büyük hedefler belirledik. Hedefimiz 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak. İnanıyorum ki Bangladeş de bağımsızlığının 50′nci yılı olan 2021 yılında orta gelir grubu devletlerden biri olarak dünyada yerini alacaktır. Bu hedefi yakalamada Bangladeşli iş adamlarının yatırımlarının önemli rolü olacaktır.

Türkiye’de 2002 yılı sonu itibariyle iktidarı devraldık. O yıl Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticaret hacmi 47 milyon dolardı, 2009 sonunda ekonomik küresel krize rağmen bu rakam 14 kat artarak 658 milyon dolara çıktı. 2010 yılında da ilk 9 ay sonunda 742 milyon dolara ulaştık. Unutmayalım ki dünyada finans krizi devam ediyor, buna rağmen bu rakama ulaştık.

Temenni ederim ki iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi bu yıl sonu itibariyle 1 milyar doları yakalasın. Bunu başarmak olumlu bir adım. Bugün bir hedef daha belirledik bu rakamı da 2015 yılı itibariyle en az 3 milyar dolara çıkarmak istiyoruz.”

”MİLLETİN ÇİZDİĞİ ROTADA YÜRÜDÜK”

 Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin bu denli artmasının ümit verici olduğunu, 2015 yılı sonuna kadar hedeflenen rakama ulaşılabileceğini söyledi. Erdoğan, Türkiye ve Bangladeş’te bu iradeyi gördüğünü ifade etti.

İki ülkenin birbirine satabileceği çok şey olduğunu belirten Erdoğan, ”Başka ülkelere gitmektense önce kendi kapılarımızı çalalım, bunu bu şekilde başaralım” dedi.

Bangladeş’te bir tane Türk müteahhit bulunmadığını anlatan Erdoğan, Türkiye’nin Çin’den sonra müteahhitlik sektöründe dünyada 2′inci sırada olduğunu hatırlatarak buna rağmen Türkiye’nin Bangladeş’te müteahhitlik sektörüne neden girmediğinin ya da giremediğinin anlaşılması gerektiğini dile getirdi.

Altyapı ve üst yapı noktasında Bangladeş’te yapılacak çok şeyin olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

”Bangladeş’te yakışanı yapmamız lazım, bunları biz başarırız. Biz bu adımları aynen ülkemizde de attık bugün farklı bir Türkiye var. Yatırımları Türkiye Bangladeş ortaklığı ile de yapabiliriz.

Son 3 çeyrekte ekonomimiz büyüyor. Bu yılın ilk 6 ayında büyümemiz yüzde 11, büyüme aynı şekilde devam ediyor. Büyüme oranlarında dünyada 3′üncü, Avrupa’da birinci sırada yer aldık. Tüm dünyada işsizlik artarken Türkiye’de işsizlik 2-3 puan gerilemiş vaziyette. Turizmde de Türkiye çok ciddi bir sıçrama kaydediyor.

Dünyada bir çok ülkenin kredi notları düşerken Türkiye’nin kredi notu artmaya devam etti. İstikrar ve güvenle birlikte mali disiplinden taviz vermedik. Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele etmek için yola çıktık, yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla mücadelede başarılı olduk. Seçim ekonomisi uygulamadık. Millet bize hangi rotayı çizdiyse o rotada yürüdük. Yine bunlar Bangladeş’te de olabilir.”

”DEVLETÇİ MANTIKLA BİR YERE VARMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Bangladeş’in gelişmeye açık bir ülke olduğunu ve genç nüfusunun bulunduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, bu ülkenin zengin doğal kaynaklara sahip olduğunu da hatırlatarak, bu kaynakları devreye sokmanın şart olduğunu vurguladı.

Bütün bunlar gerçekleştiği zaman yarınların müreffeh Bangladeş’ini görmenin sürpriz olmayacağını belirten Erdoğan, Bangladeşli yöneticilere çağrıda bulunarak, ”Kamu ihalelerinde tam şeffaflık gerçekleştiğinde bu ihalelere güvenin arttığını göreceksiniz. Çünkü devletçi bir mantıkla, devletçi bir anlayışla bir yere varmak mümkün değil” diye konuştu.

Bangladeş Hükümetinin bu ülkeyi bir cazibe merkezi haline getireceğine inandığını kaydeden Erdoğan, bu çalışmaları desteklediklerini ve Türkiye’nin tecrübelerini Bangladeş’e aktarmaya her zaman hazır olduklarını söyledi.

Bangladeşli iş adamlarına Türk iş adamları ile yakın iş birliği içinde olmalarını tavsiye eden Erdoğan, iki ülke iş adamlarının ortaklıklar kurup hem Türkiye ve Bangladeş’te hem de üçüncü ülkelerde yatırım yapabileceklerini dile getirdi.

Türkiye ile Bangladeş arasında 1987 yılında yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmasının imzalandığını hatırlatan Erdoğan, ne yazık ki bu anlaşmanın devreye girmediğini, en kısa zamanda tazelenerek devreye girmesinde fayda gördüğünü ifade etti.

AA

Popularity: 16% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...