‘ chp ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Başörtüsü D vitamini almana engel!

16 Kasım 2010

Ebru Baran’ın haberi

İkna odalarının mucidi CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nur Serter, öğrencilerden habersiz yapılan ikna odaları kayıtlarını teslim etmemekte kararlı olduğunu söyledi. İkna odası mağdurlarının tanıklıklarını kitaplaştıran Gülşen Demirkol Özer, “Öğrencilerin hiçbiri içeride bir kamera kaydı yapıldığından haberdar değildi. Ya  okuldan atılırsın ya da başını açarsın baskısıyla ikna ettiler” dedi.

SADECE 10 BİN ÖĞRENCİ VAR

Serter’in “İkna odası kasetleri bende ama artık imha edeceğim” açıklamasının yankıları sürüyor. Serter’in açıklamasının ardından, “Bizim kamera kaydına alındığımızdan haberimiz yoktu” diyen  mağdurlar suç duyurusu için sıraya girdi. Bu gelişmeleri değerlendiren Nur Serter şunları söyledi:

“Zaten sadece İstanbul Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’nde yeni kayıt yaptıran 10 bin öğrenciyi kayda aldık. Üniversitenin diğer fakültelerinin rektörlüğün kararı olmadan kendi inisiyatiflerine dayanarak öğrencilerle görüştüler. Bu kayıtları kimseye teslim etmem, çünkü bu hususta öğrencilerin mahremiyeti söz konusu. Kaldı ki tüm kayıtlar da bende değil. Kayıtların bir kısmı da İstanbul Üniversitesi’ndeydi. Ayrıca aradan 12 yıl geçtikten sonra bunu gündeme taşımak bir intikam operasyonudur.”

SERTER KAYITLARDAN MUTLU OLUYOR

İstanbul Üniversitesi’nde 1998 yılında yaşananları anlatan ‘Bir işkence metodu olarak ikna odaları’ isimli bir kitabı yazan Gülşen Demirkol Özer, ikna odalarından çıkan öğrencilerin tanıklıklarını not ettiğini belirterek “Öğrencilerin hiçbirinin içeride bir kamera kaydı yapıldığından haberi yoktu” dedi. Özer, şunları söyledi:

“Nur Serter, bunları imha edeceğim, ettim dese bile etmeyecektir, saklayacaktır. Çünkü o odalarda öğrencilere zorla ‘başörtüsünü ailemin zoruyla takıyorum, aslında eğitim için başımı açmak isterim’ gibi şeyler söylettiler. Serter, bu cümlerin olduğu kayıtlardan mutluluk duyuyor ve bunları belki ileride de kullanmak için hep elinde tutmak isteyecektir. Aslında şuan yapılacak en doğru şey, savcılık emriyle Serter’in elindeki bu kayıtlara el konulmasıdır. Asıl gerçekler o kayıtlar gün yüzüne çıktığında belli olacak.”

İHMAL İLE TCK’DAN YARGILANIR

• Boğaziçi Avukatlar Derneği Başkan Bilal Çalışır, Nur Serter hakkında bir soruşturma başlatılabileceğini belirterek şunları söyledi: “Üniversite adına alınan kamera kayıtlarının kendi elinde bulunması zaten ‘görevi suistimal’ suçuna girmekte. Bunun yanında bir de öğrencilerin bilgisi olmadan bu kaydı gerçekleştirmeleri de ayrıca TCK’nın gizli kayıtla ilgili maddesinden yargılanmasına neden olur. Eğer öğrencilerin yaptığı suç duyuruları neticesinde savcılık soruşturma başlatır ve kamera kayıtlarını Serter’den isterse Serter’in bu kayıtları vermesi gerekir.”

İkna odalarının içinde ter dökenler anlattı

• Gülşen Demirkol Özer’e, Avcılar Kampüsü ikna odasında yaşadıkları anlatan ancak ismini açıklamayan bir öğrenci yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “‘Senden sadece başını açmanı istiyoruz’ dediklerinde kendime geldim. Benden ne istediklerini anladım. Kadın sürekli konuşuyordu. Kafam karıştı. O sırada kameranın cızırtısını fark ettim. ‘Bu kamera neyi çekiyor’ dedim. ‘Şenliği çekiyor’ diye yanıtladılar. ‘Bu şenlik mi? Evet, şenlik’ İşte o an kan beynime sıçradı. Bağırmaya başladım. Susun, çekmeyin istemiyorum dedim. Kendimi dışarı atmaya fırsat bulamadan, beş altı kişi etrafımı sardı. Aralarında polis de vardı. ‘Demek gerçekten zorla baş açtırıyorlar’ diye düşündüm.”

Özer’in kitabında öğrencilerin anlattığı çarpıcı örnekler şunlar:

• Önünüzde tek şart koşuluyor Ya okuldan ayrılıp rezil olacaksınız, ya başınızı açacaksınız. Burası Türkiye’nin en iyi okulu’ gibi şeyler söyleyerek kaybettiklerimizi saydı.

• …Nasıl örtündün, kendi isteğinle mi? tarzındaki sorulardan sonra, sağlığın için iyi değil başörtüsü. D vitamini kemiklerin için gerekli ama alamıyorsun, saçların da sağlıksız oluyor tarzında sözler söylediler.

• Oraya gittiğimde İlahiyat’tan bir öğretim üyesi Kur’an’da başörtüsünün olmadığını, bahsedilen ayetin ziynet ile alakalı olduğunu, dolayısı ile başörtünün gereksiz olduğunu söyledi.

• ‘Başını açtıktan sonra, benim koluma gireceksin, birlikte okulun içinde bir tur atacağız’ dedi. Aksi takdirde, 1 aydan 6 aya kadar uzaklaştırma alıyorsunuz.

• Sana burs veririz. Bu okulda daha iyi bir gelecek sağlarız. Yani vakıflardan, şuradan buradan sağlanan bursların dışında, Rektörlük bursu veririz deniliyor. Ayrıca iş imkanları sağlanıp, okulda kalabilirsin, kariyer yapabilirsin şeklinde şeyler de söyleniyor. Daha çok parayla ilgili teklifler. Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan

YARIM SAAT DAYANABİLDİM

Bana da ikna görevi verildi

• Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, 2008 yılında verdiği bir röportajda, ikna odalarında görev aldığını ama yarım saat bile dayanamadığını dile getirmişti. İşte o röportajda yer alan Arıboğan’ın ifadeleri: “Yasak yıllar önce İstanbul Üniversitesi’nde uygulanmaya başlandığında yönetim, bazı kadın öğretim üyelerinin ikna odalarına girmelerini zorunlu kılmış, görevlendirme vermişti. Ben de görevlendirildim, ancak yarım gün dayanabildim. Bana göre sistem, siyaset, partiler bir yana öncelikle çocukları düşünmek gerekir. İnsandan söz ediyoruz, hayatın gerçek öznelerinden. Bir tek çocuğumuzun bile korkusuna ya da gözyaşına değmez hiç bir şey.”

Başörtülülerden özür dilemeliyiz

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, başörtüsü nedeniyle eğitim hakları ellerinden alınan öğrencileri “sürgün edilen öğrenciler” şeklinde niteleyerek, “başörtüsü nedeniyle sürgün edilen öğrencilerden özür dilemeliyiz” dedi. Başörtüsü yasağının geçmişte çok sayıda öğrenciyi mağdur ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Nihat İnanç, şöyle konuştu: “Burası bizim göreve geldiğimiz günden bu yana hep özgürlüklerin savunulduğu yer oldu. Sadece savunulmak ile kalmadı, uygulandığı bir üniversite de oldu.”

Kanunda olmayan bir konuda “emre itaat”in olamayacağına dikkati çeken İnanç, “Sürgüne gönderilen öğrencilerimiz özellikle inancından dolayı başını örten kızlarımız ve sebep ne olursa olsun kanuni dayanağı olmadan eğitim-öğretim hakkı elinden alınan evlatlarımızdan özür dilemeliyiz. Bu devlet çoğu kesimden özür diledi, sürgüne gönderilen öğrencilerimizden de özür dileyecektir” şeklinde konuştu. 

Star

Popularity: 10% [?]

Prof. Serter’in gizli kameralı ikna yöntemleri

16 Kasım 2010

ERDİNÇ AKKOYUNLU’nun haberi

İkna odalarının mucidi CHP İstanbul Milletvekili Prof. Nur Serter’in, 1998’de öğrencilerin başlarını açmaları için İstanbul Üniversitesi’nde odalarda kamera kaydı yaptıkları itirafının ardından mağdurlar Serter’i dava yağmuruna tuttu.

Serter’in kaytları izinli yaptık demesine rağmen mağdurlar bunun doğru olmadığın söylüyor. İkna odalarına alınan ve kayıtlardan haberi olmayan iki eski öğrenci Hanife Gökdemir ve Nevin Karakuş odalarda yaşadıklarını anlattı. Gökdemir, odada kendilerine bir anket sunulduğunu belirterek ankette “Hangi gazeteyi okuyorsunuz’, ‘ailenizin baskısıyla mı başınızı örttünüz’, ‘ne zamandan beri dini inanca sahipsiniz’” gibi sorular sorulduğunu belirtti. Karakuş ise öğrencileri ikna yöntemi olarak “burs” ve hediye paketleri ile öğrencilerin ikna edildiğini belirtti.

ANKETLE OKUDUĞUMUZ GAZETEYİ BİLE SORDULAR

• Tarih Bölümü’nde okurken ikna odasına alınan Hanife Gökdemir’in anlattığı o dönem yaşanan dramı da gözler önüne seriyor: Kayıt bölümüne girince kuyrukta bize bakan iki üç bayan vardı. Bu bayanlar bize işaret ederek ‘Siz, siz, siz, bu tarafa alalım’ diyerek bizi suçluymuşuz gibi kuyruktan çıkarttılar. Paravanla örtülen yere girdik. İçeride bir anket formu uzattılar. Ankette ‘Hangi gazeteyi okuyorsunuz, ailenizin baskısıyla mı başınızı örttünüz, hangi liseden mezun oldunuz, siyasi görüşünüz nedir’, hangi televizyonu izliyorsunuz, ne zamandan beri dini bir inanca sahipsiniz, hangi radyoyu dinliyorsunuz, ailenizde dini yapı nasıl” gibi sorular vardı. Bizi fişlediler. Ben olduğum yerde kamera görmedim, ama Avcılar’da kameraya aldıklarını biliyorum. Biz bu CD’lerin varlığından ilk defa haberdar olduk. Daha pek çok arkadaş da bizim gibi dava açmak için CD’lerin akibetini bekliyor.”

TORBA TORBA HEDİYELER VE BURS ÖNERİYORLARDI 

• Edebiyat Fakültesi Arşiv Bölümü’nde okurken ikna odasına alınan Nevin Öner Karakuş da ‘ikna odasında’ kamera olup olmadığı konusunda bilgisinin olmadığını belirterek şunları anlattı: “4. sınıfa kayıt için gitmiştim. Yemekhanenin kenarında yapılmış derme çatma gibi duran bir yerdi. Ben kamera görmedim ama benim dışımda görüntülerim aldı mı bilmiyorum. İkna odasına girenler Anadolu’dan gelmiş çocuklardı. Yani hem maddi hem de manevi ağırlık vardı üzerlerinde. Çıkan kızlar ağladı, hatta bazılarının babası ‘Neden o odalara girdin’ diye kızdı. Hatta o odalarda kızları ikna edebilmek için kızların en çok ihtiyaç duyacakları, en özel şeylerin içinde olduğu torbalar verildi; kimilerine ise burs teklif edildi. Ben okula 24 yaşımdan sonra girmiştim. Adapazarı’nda yaşayan 1.5 yaşındaki kızımı okulu biritip para kazanarak yanıma almak zorundaydım. Okula kayıt yaptıramayınca zor zamanlar geçirdim ama Allah bizi yanlız bırakmadı ve kızıma kavuştum.”

TAZMİNAT VE CEZA DAVASI AÇILABİLİR

• Mağdurların avukatı Avukat Yasin Şamlı “Serter’in uygulaması yani haber verilmeden görüntü alınması hem eski hem de yeni TCK’ya göre suçtur. İzin alınsa bile suçtur. Çünkü ortada bir korkutma vardır. Özgürce karar alamama durumu vardır.  Nur Serter’in itirafları üzerinde hem tazminat hem de ceza davası açılabilir.” Öte yandan bazı mağdurların dönemin rektörü Kemal Alemdaroğlu hakkında dava açmaya hazınlandığı öğrenildi.

‘İMHA EDECEĞİM’ DEMİŞTİ 

• Geçtiğimiz hafta star’a röportaj veren Serter, varlığı bilinen fakat delil olmadığı için kanıtlanamayan ikna odalarına ilişkin olarak kamera ile kayıt yapıldığını ve bu kasetlerin de kendisinde olduğunu şöyle anlatmıştı: “İletişim Fakültemizin öğrencileri, kayıt şenliğini çekiyorlardı. Onlardan bir kamera aldık odaya, görüşmeye giren kızlara da söyleyerek tabi. Öğretim üyeleri baskı uyguladı mı uygulamadı mı, ilerde yasal bir durum olursa diye, tümü kayda alındı.”

STAR GAZETESİ

Popularity: 14% [?]

CHP’nin Halk TV’si ulusalcılara geçiyor

16 Kasım 2010

Adem Yavuz Arslan’ın yazısından ilgili bölüm:

CHP, 2005′ten bu yana yayında olan resmi yayın organı Halk TV’yi satıyor.

Oda TV’yi yapan Soner Yalçın, CHP’nin resmi kanalını satın alarak internetten sonra TV’de de boy göstermeyi planlıyor. Ekibinde Hakan Aygün de var.

Henüz kesin imzalar atılmadı ama anlaşma yakın.

Gürsel Tekin’in de ‘olur’ verdiği konuşuluyor. Operasyonun mali boyutu ise sır.

Taraflar el sıkışırsa önümüzdeki günlerde CHP’nin Halk TV’si, Soner Yalçın’ın Oda TV’sine dönüşecek.

Tabi söz konusu olan Oda TV olunca hadiseye sıradan bir el değiştirme olarak bakmamak lazım.

Çünkü ‘yeni nesil muhalefet yapacağım’ diye ortaya çıkan Yalçın ve ekibi geride kalan sürede bambaşka bir tablo çizdi.

Yayınladıkları haberlerin çoğunluğu AK Parti  ve Ergenekon davası aleyhtarlığı üzerine kurulu. Yani sıradan bir haber sitesi formatından çok uzak.

Yayınların içeriği, bilgi belge açısından lojistik desteğin büyük olduğunu gösteriyor.

Bu durumda Soner Yalçın’ın başındaki Oda TV’nin Tuncay Özkan dönemindeki Kanaltürk’e benzemesi gibi bir durum da olabilir.

O yüzden Soner Yalçın’ın Halk TV’yi satın alarak Oda TV’yi televizyona taşımasını not etmek şart.

BUGÜN

Popularity: 21% [?]

CHP, yargı ve piyasalarda yaşananlar

16 Kasım 2010

Ünal Tanık, Hasan Öztürk ve İbrahim Kahveci, yine son bir haftada yaşananları masaya yatırdı. Öncelikli konu ise CHP’de yaşanan gelişmeler.

Programda Hasan Öztürk, CHP’deki yeni yapılanmada  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın yaptığı müdahaleler ve alınan kararlardaki etkisine dikkat çekti.

Ünal Tanık ise Süheyl Batum’un referandum öncesi açıklamalarına ve gündeme düşen sözlerine dikkat çekerek “Sezen Aksu için söylediği “Sazan” ifadesi günlerce konuşuldu. Süheyl Batum daha sonra kayıplara karıştı. Genel Sekreter olduktan sonra bir kanalda canlı yayına çıktı, uzun süren yayında nedense hiçbir kimse Batum’a ‘Sazan’ı sormayı akıl edemedi.” dedi.

Tanık, “CHP’de Önder Sav tasfiye edildi. Gürsel Tekin’in önü açıldı ve belki de hakettiği yere geldi. Ancak benim merak ettiğim Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin ilişkisi ne kadar sürecek merak ediyorum. Belki kısa sürede belirgin birşey çıkmayacak ancak aday tespitlerinin yapılacağı  Mart ayına dikkat çekmek istiyorum.” dedi.

Önder Sav’ın  safdışı bırakılmasının Kılıçdaroğlu için hem iyi hem kötü olduğuna dikkati çeken Hasan Öztürk, Kılıçdaroğlu’nun bundan önceki açıklamaları hep ya aynı gün ya birgün sonra geri alındığını, yeni sürecin Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin geri alınıp alınmaması açısından bir test olacağını ve artık Kılıçdaroğlu’nun bir bahanesi olmayacağını savundu.

Tanık, CHP’de parti binasının kuruluşundan dolayı Genel Başkana çıkacak herkesin Genel Sekreter Önder Sav’ın kontrolünden geçmesi gerektiğini Önder Sav’ın Kılıçdaroğlu’nun söylediği ‘Korku imparatorluğunun merkezinde olduğunu’ ancak kamuoyuna bunun farklı şekilde sunulmaya çalışıldığını söyledi.

İbrahim Kahveci,  işdünyasının CHP için düşündüğü Kemal Derviş’in söylendiği gibi bugünkü ekonominin asıl mucidi olmadığını, hükümetin ilk yıllarında Kemal Derviş’in programını izlemesi yüzünden çok büyük kayıplar verdiğini dile getirdi.

Kahveci,  Kemal Derviş’in bıraktığı Türkiye’de hiçbir yatırım olmadığını sadece ekonomiyi sıkı bir kontrolü zorunlu kıldığını belirterek, “hükümetin bugün İstanbul İzmir otoyolu, Ankara-Konya ve Ankara Sivas demiryolunun inşaatına başladı. Eğer hükümet 2005-2006 yılında o programı bıraksaydı bugün Türkiye çok başka noktada olacaktı. O program devre dışı bırakıldı Türkiye yatırıma yöneldi ” dedi.

Mayıncı Paşa cezaevinde

Ünal Tanık, 6 askerin şehit olduğu mayınları döşeyen Tuğgeneral Zeki Es’in tutuklanmasıyla ilgili sürecin medyada yeterince haber olmadığını belirterek “Zeki Es’le ilgili ses kayıtları, Genelkurmay’ın kapısının önünde şehit ailelerinin yaptığı protestoların özellikle Doğan medyası tarafından hiç görülmedi. Bugün ise o medya Zeki Es komutanının  tutuklandığını yazarken tutuklanma gerekçesiyle ilgili de çok az bilgi veriyor. Eğer internet medyası bu olayı yeterince duyurmasaydı bugün kamuoyu olayı duymamış olacaktı belkide” dedi.

Hasan Öztürk, internet medyasının gücünün bugün çok başka noktada olduğunu, toplumun açık olmasının nimetlerinin yaşandığını belirterek “Geçmişte tek bir kaynaktan haberler alıyorduk. Olayın farklı olduğunu ise çok sonradan öğrenme imkanımız oluyordu. Bugün ise çok geçmeden birçok şeyin farklı bir boyutta olduğunu görebilme imkanımız var. Cumhurbaşkanı Gül ‘Açık bir toplumuz’ derken biz bu açık toplum olmanın nimetlerini görüyoruz. Biz bundan sonra o telefon konuşmalarında ismi geçen diğer kişiler hakkında işlem yapılacağını bekliyoruz.

MEDYANIN GÜNEYDOĞU DİLİ DOĞRU MU

Ünal Tanık, medyanın güneydoğu algısına yönelik Mardin’de gerçekleştirilen toplantıya değinerek bu toplantıda ulusal medyanın Güneydoğu diline yönelik büyük eleştiriler geldiğini belirterek “Güneydoğu’da yaşanan bir olayın adeta Güneydoğu’nun resmi gibi yansıtılmasının bölgedeki halkı ciddi boyutta rahatsız ediyor. Bir dizideki ele alınan bir konu bir başka dizide aynen tekrarlanıyor. Bölgedeki başka gerçekler böylece gözardı ediliyor.” anlayışı çok yayın.” dedi.

MARDİN: GÜNEYDOĞU’DA DEĞİŞEN BİR KENT

Hasan Öztürk, işadamı Zeynel Abidin Erdem’in memleketi Mardin için herşeyini ortaya koyduğunu dile getirirken Ünal Tanık, Mardin’de takım oyunu oynanmasının en büyük göstergesi olduğunu Valisinden üniversitesi ve işadamına kadar ortak dil kullanır hale geldiğini başarının da böyle geldiğini anlattı. Tanık, Osman Baydemir’in de Diyarbakır için doğru bir tercih olduğunu ancak, sadece yanlış yerde bulunduğunu dile getirdi.

YARGININ KENAN EVREN AÇMAZI

Ünal Tanık, Kenan Evren’le ilgili yargıda çıkan son karara da değinerek referandum öncesinde Evren’in söylediği sözü hatırlattı. Evren’in işinin yargıya düşmemesi gerektiğini yargının ‘yargılama konusundaki tavır ortaya koyamaması kadar Evren’in kendi sözünü hatırlaması gerekir” dedi. Hasan Öztürk’ün Evren’in piri fani olduğu sözlerine karşın Tanık, binlerce kişinin ölümünden sorumlu bir kişinin yargılanmasında yaşın kriter olmaması gerektiğini belirtti.

SICAK PARA VE EKONOMİDE PATRON KABUSU

İbrahim Kahveci bugünkü ekonomik yapıda büyümenin önünün kapalı olduğunu belirterek, Türkiye biran önce sıcak para ve faize dayalı sistemden çıkması gerektiğini söyledi. Kahveci, “Bugün Türkiye büyüyor bununla birlikte alt gelir grubuna verilen para artıyor ancak, büyük gruplar alt gelir grubunun parasını emmesi sürüyor. Bugün kredi kartları faizleri kabul edilir düzeyde değil. Bugün kişilerin eline geçtiği para arttı. Ancak kişilerden kesilen veya masraf olarak ortaya çıkan paralar çok büyük rakamlara ulaştı. Bugün yığınlarca enerji ihaleleri yapıldı. Özel sektör elektrik üretimi yapmaya başladı. Ancak Enerji Piyasası Kurulu hala piyasa düzenlemesi yapmadı. Üst gelir grubu olan patronların baskısı öyle boyuta ulaştı ki bu düzenleme bir türlü yapılmaz hale geldi. Türkiye ekonomi yönetiminde makro başarıları çok fazla. Ancak hükümet alt tarafla ilgilenilmesi gerek. Büyükler sistemin tüm açık taraflarından azami derecede istifade ediyor ve alt gelir gurubu büyük kayıplar içinde.” dedi. Kahveci, iş dünyasının küçük bir krizde devletten yardım istemek yerine bugün piyasada var genişlemeden faydalanarak öz kayanağa yönelmesi ve borsaya açılarak kendisini güçlendirmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Haber7.com

Popularity: 16% [?]

Arıtman’a ‘Faşist İzmirli’ tazminatı ödeyecek

16 Kasım 2010

Önder Yılmaz’ın haberi

Arıtman, “Hak yerini buldu. Ben ve hiçbir İzmir’li bu hakareti hak etmemişti. Yargıtay süreci tamamlandıktan sonra kesinleşen tazminatı İzmir için harcayacağım” dedi.

Taraf gazetesi yazarı Kütahyalı, gazetesinde iki kez ve başka televizyon programlarında da yine iki kez Arıtman hakkında “faşist İzmirli” ifadesini kullandı. Kütahyalı yazısında, “Şu an TBMM çatısı altındaki en ırkçı-faşist milletvekilinin İzmir’den çıkması tesadüf değil. İzmir’e ‘uygar, çağdaş şehir’ demeyi çok seviyoruz. Uygar bir şehirde böyle insanlık düşmanı bir faşist en sevilen milletvekili mi olur? Buna uygarlık değil, barbarlık denir. CHP’nin ırkçı-faşist İzmir milletvekilinin bu kadar popüler olması nedir peki?” ifadelerini kullanmıştı.

Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava sonucu hâkim, Arıtman’ın gerekçelerine hak vererek Kütahyalı’nın 14 bin TL para cezası ödemesine hükmetti.

Milliyet’e konuşan Arıtman, “İzmir’liye ‘faşist’ dedi. Bana ve İzmirlilere hakaret etmişti. Hak yerini buldu. Adalet gerçekleşti. Umarım O yazar bir daha İzmir’e İzmirli’ye faşist diyemeyecektir. 14 bin TL İzmir’in İzmirli’nin hakettiği bir tazminattır” diye konuştu.

Milliyet

Popularity: 5% [?]

Gökçek’ten CHP ve MHP’ye 2011 seçim tahmini

16 Kasım 2010

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bugüne kadar seçimler konusunda çok farklı isimlerle iddiaya girdi. En son, 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumu konusunda A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür ile iddiaya girdi.

Adil Gür ile “Ankara’dan Evet oyu çıkacak” iddiası üzerine giren Melih Gökçek, bu kez gazetecilerle Çin’in Şangay kentinde konuştu. Gazetecilerle bahse girmeyen Gökçek, CHP konusunda iddialı konuştu ve “6-8 ay içinde CHP’de yeni bir kongre yapılacak” dedi.

Gökçek, “Ankara Günleri” kapsamında bulunduğu Çin’in Şanghay kentindeki Jin Jiang Tower Otel’de gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, CHP’de bir süre önce yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Gökçek, CHP konusundaki tahminlerinin hep doğru çıktığını söyledi.

CHP’nin 6-8 ay içinde yeni bir kongreye gideceği öngörüsünde bulunan Gökçek, bu kongreyi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybedeceğini öne sürdü.

2011′de yapılacak genel seçimlerle ilgili öngörülerde de bulunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, seçimlerde AK Parti’nin yüzde 50 civarında oy alacağını tahmin ettiğini söyledi.

Gökçek, muhtemelen iki partili bir Meclis’in oluşacağını CHP’nin yüzde 23-25 arasında bir oy toplayabileceğini, MHP’nin ise barajın altında kalacağını tahmin ettiğini söyledi.

YerelPosta

Popularity: 13% [?]

Paris’teki Türkler Kılıçdaroğlu’ndan ne istedi?

16 Kasım 2010

Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğunda düzenlenen toplantıda, Fransa’da yaşayan Türkler, Türkiye’deki seçimler için yurt dışında oy kullanılması konusunda CHP liderinin desteğini istedi.

Paris’teki çok sayıda Türk derneği temsilcisinin katıldığı toplantıda Türk vatandaşları, sosyal güvenlik, sigorta ve bankacılık konusunda karşılaştıkları sorunlara dikkati çekerek, CHP liderinden sorunlarının çözümü konusunda destek talep ettiler.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP’nin Brüksel’de bir temsilcilik açtığını, Almanya’dan sonra İngiltere ve ABD’de CHP’yi desteklemek amacıyla derneklerin kurulduğunu hatırlatarak, Fransa’da da bu konuda çalışma olursa gerekli desteği vereceklerini söyledi.

“CHP’nin geçmişte hep itiraz eden, değişikliklere karşı çıkan bir parti olarak tanıtılmak istendiğini” belirten Kılıçdaroğlu, partisinin toplumu ileriye götüren çalışmalara destek vermeye devam edeceğini, toplumu geriye götüren girişimlerle kararlılıkla mücadele edeceğini ifade etti.

Yeni CHP anlayışında gençlerin ve kadınların daha fazla siyasete girmesini arzu ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, bir soruyu yanıtlarken de  her türlü düşünce özgürlüğünü tartışmasız desteklediklerini ve görüşleri yüzünden kimsenin yargılanmasını istemediklerini kaydetti.

CHP tabanının, bilinçli, sorgulayan, yeniliklere açık farklı bir kültürü temsil ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, diğer partilere oy verenlerin biat kültürüyle hareket ettiğini savunarak, demokrasilerde en tehlikeli unsurun biat kültürü olduğunu söyledi.

Türkiye’deki çok sayıda gazetecinin cezaevinde bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, insanların telefonlarının dinlendiğini ve bu korkuyla yaşadığını, böyle bir ortamda demokrasiden bahsetmenin zor olacağını savundu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de boşaltılan köylerle ilgili bir soru üzerine, bu konuda bir yasa çıkarıldığını, ancak uygulamada sorunlar yaşandığını bildirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine de partisinin zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmak istediğini söyledi. Eğitim olmadan demokrasinin de gelişemeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, partisinin bu konuya önem verdiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine, partisinin Türkiye’de demokrasinin ve laikliğin güvencesi olduğunu ifade etti.

“CHP’nin neden Kürt sorunu konusunda girişimleri yok” şeklindeki bir soruyu yanıtlarken de Kılıçdaroğlu, Mecliste Güneydoğu Anadolu konusunda ilk kapsamlı raporu hazırlayan CHP’nin, yine bu konuda sivil toplum örgütleri temsilcileri ve akademisyenlerle görüşerek yeni bir rapor hazırladığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Etnik kimlik herkesin şerefidir, asimilasyona karşıyız, farklılıklara saygıyla entegrasyon içinde birlikte yaşamı savunuyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu ve beraberindeki CHP heyeti, daha sonra, Fransız Sosyalist Partisi’nin Sosyalist Enternasyonal toplantısına katılan delegelere verdiği resepsiyona katıldı.

AA

Popularity: 11% [?]

‘CHP’nin yeni genel başkanı Gürsel Tekin’dir’

16 Kasım 2010

Önceki açıklamalarında, kendisi için “Ben CHP uzmanıyım” diyen ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Sekreteri Önder Sav arasında bir süre önce yaşanan gerilimin ardından CHP hakkındaki tahminlerinin doğru çıktığını ifade eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Türkiye’ye kilometrelerce uzaklıkta bulunduğu Çin’in Şanghay kentinde yine CHP ile ilgili ilginç yorumlarda bulundu.

Gökçek, 6-8 ay içinde yeni bir kongrenin yapılarak Kılıçdaroğlu’na “güle güle” denileceğini ileri
sürdü. Gökçek, “CHP’nin yeni genel başkanı Gürsel Tekin’dir, hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Ankara Kültür Günleri” etkinlikleri için Çin’in Şanghay kentinde bulunan Gökçek, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, gazetecilere imalı biçimde, “Biliyor musunuz CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Brüksel’e gitmeye çalışırken yanlış uçağa binmiş. Brüksel’de de elektrikler kesilince yürüyen merdivende 10 dakika beklemiş” diyen Gökçek, şunları kaydetti:

“Referandum öncesinde ne söyledim hatırlıyor musunuz? ‘Seçimlere kalmaz CHP’de ya Önder Sav, Gürsel Tekin’i yer ya da Gürsel Tekin, ayağı yer tutar da, genel başkan yardımcısı olursa Sav’ı bitirir’ demiştim.

Başkan yardımcısı oldu, Sav’ın Tekin’e bir ay gücü yetmedi. Yoksa Sav’ı gönderen Kılıçdaroğlu değil, onun gücü buna yetmez. Sav’ı gönderen Tekin’dir. Kurda kuzu emanet edilir mi? Ama edildi.

Burda kuzu Kılıçdaroğlu oluyor. Kurt da, teşkilat başkanı oldu. Seçimlerin ardından 6-8 ay içinde yeni bir kongrenin yapılmaması ve Kılıçdaroğlu’na ‘güle güle’ denilmemesi mümkün değil. CHP’nin yeni genel başkanı Gürsel Tekin’dir, hayırlı uğurlu olsun.

“ERGENEKONCULARIN GÖNLÜNDE SÜHEYL BATUM YATIYOR”

Gökçek açıklamalarına şu sözlerle devam etti: “Tabii Ergenekoncular, Süheyl Batum için uğraşacak. Onların gönlünde yatan CHP lideri Süheyl Batum. Benim bildiğim Tekin, Batum’u da sirküle eder.

Zaten teşkilat başkan olup da buraları ele geçirmemek mümkün değil. Şu anda CHP’nin içindeki en kıvrak zekaya sahip kişi Tekin. Kılıçdaroğlu’nun Tekin’e gücünün yetme ihtimali sıfır.

Bugüne kadar CHP’nin içinde biz ne dediysek o oldu, bundan sonra da o olur. CHP içinde çok arkadaşım var. Baykal, gücünün yetmeyeceğini anladı.

Baykal’ın orada bir çıkış yapma ihtimalini düşündüm. Fakat gördüm ki artık o da gücünün yetmeyeceğini anlamış, sadece önümüzdeki dönem milletvekilliğini düşünüyor.

Baykal’ın yanında tekrar milletvekili yapacağı arkadaşlarının sayısı 2′yi, 3′ü geçmez. 100 CHP milletvekilinin 80′i önümüzdeki dönem sivil hayata başlayacak.

Hayırlı uğurlu olsun. Tekin, uyanıktır, kendisine rakip olacakları vekil yapmaz. Baykal’ın kasedinin, CHP’den birisi tarafından sızdırıldığı yönündeki kişisel kanaatim yüzde 100. “

“MHP BARAJ ALTINDA KALACAK

Gökçek, önümüzdeki seçimlerde AK Parti’nin 3 aşağı 3 yukarı yüzde 50 civarında oy alarak yeniden iktidar olacağını öne sürdü. Gökçek, “CHP, yüzde 23-25 arası bir yere oturacak.

MHP ise yüzde 51 baraj altında kalacak. İki partili bir parlamento düşünüyorum. Kendisini AK Parti’ye yakın hissetmeyenler CHP’de toplanacak. Oradan götürüyor CHP” diye konuştu.

Gökçek, ayrıca geçtiğimiz yerel seçimlerde Adil Gür ile gömleğine iddiaya girdiklerini hatırlatarak, “Adil Gür, ‘Melihciğim gömleğini getireceğim’ dedi, hala getirecek” dedi.

 

İHA

Popularity: 11% [?]

Çelik, CHP’yi fıkralarla anlattı

16 Kasım 2010

Çelik, “Ağzınızla kuş tutsanız bile, ‘Bu hayvan haklarının ihlalidir’ diye muhalefet ederler” dedi.
Halkapınar Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen AK Parti İzmir İl Danışma Meclis Toplantısı’na Milli Savunma Bakan Vecdi Gönül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve AK Parti İzmir Milletvekillerinden Tuğrul Yemişçi, Mehmet Tekelioğlu ile İl Başkanı Ömür Kabak ve çok sayıda partili iştirak etti.

Çelik, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kendi partisi ile ilgili iktidarlık değerlendirmesi hakkında şöyle konuştu: “CHP 60 senedir muhalefettir. Muhalefette kronikleşmiştir. Geçenlerde Kılıçdaroğlu dedi ki; ‘CHP 53 senedir iktidara gelmiyor. Aslında yanlış hesap yaptı. Partinin genel başkanı kaç yıldır iktidara gelmediklerini bilmez mi? 53 yıl sayın Önder Sav’ın CHP de geçen süresiydi. O Kendini o kadar korku imparatorluğunun tesirine ve etkisine kaptırmış olmalı ki 1950 de 14 Mayıs’ta halk yeter
diyerek Demokrat Partiyi iktidara getirdi ve CHP 60 senedir iktidar yüzü göremedi. O günden bu güne memleket yararına ister DP ister AK Parti, ister Anavatan Partisi getirsin fark etmez kim ne yaparsa yapsın ona CHP bir kulp bulur.”

CHP TÜRKİYE BORÇ BATAĞINDA DERKEN HAKLI

Muhalefetliği CHP’nin bir yaşam tarzı haline dönüştürdüğünü öne süren Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Muhalif olmayı, muhalefette olmayı bir hayat tarzı olarak benimsemişler. Bunlarda muhalefetlik bir kronik hastalık haline gelmiş. Adamın kolu kırılır yanlış kaynar. Ama sizin bu kol aslında yanlış kaynamış vaziyettedir CHP budur. CHP’lilerin halkı kandırdıkları ve doğru söylemedikleri birinci meselelerden birisi; ‘Türkiye’yi borç batağına soktunuz” söylemi. Türkiye’nin borçları arttı diyorlar. Peki bu doğru mu? Türkiye’nin borçları arttı mı evet arttı. Peki nasıl arttı. Ölçü şu 2002 yılında milli gelirin her 100 liramızdan 74-75 lirası borçtu. Peki bugün her 100 liradan 42 lirası borç. İnsaf diye bir şey var. Borcumuz arttı ama milli gelirimiz yüzde 350 arttı.”

CHP’NİN YAPTIĞI TEMEL ANASINI GÖRMESİN MUHALEFETİDİR

‘Şu komşunun evi yansa da ben de evimde yumurtamı omletimi yesem” benzetmesinde bulunduğu CHP’nin durumunu fıkralar ile anlatan Çelik, şunları söyledi: “Temel’le Dursun idama mahkum edilmiş. Temel senin son arzun nedir. Anamı görmek istiyorum demiş. Dursun’a son arzusunu sormuşlar. Temel anasını görmesin. CHP’nin yaptığı Temel anasını görmesin muhalefetidir.”

CHP’nin aynaya bakarak siyaset yapması gerektiğini belirten Hüseyin Çelik, ana muhalefet partisi için ruha göre hareket etme felsefesinin kavramı olan antropoformizm yakıştırmasında bulunarak “CHP şöyle bir aynaya baksın. Siz nasılsanız muhataplarınızı öyle görürsünüz. Antropoformizm de çok şen şakrak olduğunuz zaman kuşları dans ediyor diye görürsünüz. Üzüntülüyseniz ağladığını zannedersiniz. Sizin ruh dünyanız neyse başkasını öyle görürsünüz. Onun için kusura bakmasınlar” dedi.

BİZ 100. YIL MARŞIMIZI BESTELİYORUZ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik konuşmasının sonlarına doğru şu ifadeleri kullandı: “CHP 10. Yıl Marşını söylemeye dursun biz 100. Yıl Marşını besteliyoruz. CHP’ye bakın Bremen mızıkasından farkı var mı? Ağzınla kuş tutsan bu hayvan haklarına aykırıydı derler.”
Referandumun her iktidar partisinin göze alamayacağı riskli bir iş olduğunu söyleyen Gönül de, “12 Eylül şartlarında geliştirilmiş bir anayasanın değiştirilmesine karar veren partimiz diğer partiler tarafından yıpratılmıştır. Eğer referandum tersine bir karar çıksaydı ekonomide istikrarsızlık olurdu”

İHA

Popularity: 7% [?]

Son seçim anketinde partilerin oy oranı

16 Kasım 2010

Habertürk’ün Konsensus’e yaptırdığı anketin sonuçları açıklandı..

Son seçim anketine göre AK Parti’nin oylarında düşüş var.. CHP’nin oyları çok az arttı.

YÜZDE 47 İDİ DÜŞTÜ

“Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz” sorusuna verilen yanıtlara göre, oyları 2010 Eylül ayında yüzde 47 olan Ak Parti, 2010 Ekim’de yüzde 44,8′e geriledi. CHP’nin oyu çok az arttı.

PERFORMANS DA İNDİ

Önceki ay yüzde 512e kadar çöıkan Erdoğan’ın siyasi performans puanı da yüzde 44′e indi. Ankete katılanlar, dokulmazlıkların kalkmasını, barajın kalkmasını istedi.

kullan

HABERİN DEVAMINA VE ANKET GALERİSİNE
BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ

Popularity: 4% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...