‘ Bu ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Rumlar bu sefer engelleyemedi

16 Kasım 2010

Ünlü şarkıcı Anastacia, Cratos Premium Otel’de sahneye çıkmak üzere 10 kişilik ekibiyle bu aksam Türkiye üzerinden KKTC’ye gitti. THY’nin tarifeli uçağıyla saat 17.30′da İsviçre’nin Basel kentinden İstanbul’a gelen Anastacia saat 18.30′da Lefkoşa’ya uçtu.

Atatürk Havalimanı’na gazetecilerin sorularına cevap vermeyen şarkıcının 13 Kasım’da sahneye çıkması bekleniyor. 25 Eylül’de de aynı otelde sahne alması için anlaşma yapılan dünyaca ünlü şarkıcı Anastacia önce vazgeçmiş, daha sonra otel sahibi Murat Bozoğlu’nun girişimleriyle sahneye çıkmayı kabul etmişti.

İHA

Popularity: 9% [?]

Kasketlerin de dili var / VİDEO

16 Kasım 2010

Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi Tuğçe Işıkhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencileriyle birlikte Anadolu’daki giyim ve kuşama yönelik bir araştırma yaptıklarını belirterek, yaygın olarak kullanılan kasketlerin kendisine özgü bir dilinin olduğunu fark ettiklerini söyledi.

Anadolu’da kasketin halen yaygın olarak kullanıldığının altını çizen Işıkhan, ”Kasketler sahip oldukları köşeleri ile kullanıcıların profillerini de yansıtıyor. 4 köşeli, 6 köşeli, 8 köşeli gibi. Yaşı ilerlemiş, belli bir makam sahibi veya tanınmış kişiler 8 köşeli kasket kullanırken, orta yaşlılar ise daha az köşeli, gençler de spor kasketleri tercih ediyor” dedi.

Yozgat’ta ”ata mesleği” şapka imalatını devam ettirmeye çalışan Kazım Günal ise bir dönem kent merkezindeki 20′ye yakın terzinin sadece kasket imalatı yaptığını hatırlatarak, bugün ise kasket diken ustanın kalmadığını kaydetti.

Terzi olan dedesi Hacı Ahmet Günal’ın ve babası Ethem Günal’ın yıllarca ”Yozgat Kaseti” olarak bilinen 8 köşeli kasket diktiğini anlatarak, ”Artık dedem ve babamdan kalan kasket kalıplarını İstanbul’a gönderip, dikimini yaptırabiliyorum. Daha sonra bana gönderilen kasketlerin diğer işlemlerini de kendim yapıyorum” dedi.

Son yıllarda kaskete olan talebin çok fazla olduğunun altını da çizen Günal, şöyle konuştu:

‘Ben aslında emekli bir insanım. Ama bu meslek babamdan ve dedemden kaldı bana. Artık Yozgat’ta şapka üreten kimse olmayınca ben de bu iş yerini açtım. Eskiden kalma kalıplarımızı İstanbul’da diktirerek, burada satışa hazır hale getiriyorum. Dikimi yapılan kasketleri su dolu kazan içerindeki bir ızgaranın üzerine kalıpla birlikte koyup kaynatıyorum. Bir süre suyun buharında kalan kasketi daha sonra çıkararak şekil verip, ütülüyorum. Eskiden şapka diken çok fazlaydı. Şimdi ise talep var ama imalat yok. Yozgat kasketi 8 köşelidir. 8 köşeli kasketi şimdi yaşlılar tercih ediyor.”

AA

Popularity: 30% [?]

Avrupalı öğrenciler Çini’ye merak sardı

16 Kasım 2010

Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğretim programı kapsamında Kütahya’ya Bulgaristan, Litvanya, Romanya, Belçika, Macaristan ve Polonya’dan gelen 20 kişilik bir grup Kütahya Kültür ve Sanat Derneğinde çini ve seramik çalışmaları yapıyor.

Grundtving Çalıştayı olarak Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kütahya Kültür ve Sanat Derneğinin ortaklaşa düzenlediği organizasyonda 20 kişilik grup Kütahya’da çeşitli etkinliklere katılacak. Konu hakkında bilgi veren Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Abdurrahman Yıldız misafir grubun Kütahya’da 5 gün kalacağını kaydetti. Yıldız, Kütahya’ya 6 ülkeden gelen grup üyelerine dernek binasında çini ve seramik sanatının öğretilmeye çalışıldığını, grubun 16. yüzyıl Saray sanatı ve desenlerinden oluşan Haliç, Rumi, Selçuklu gibi çininin ana desenleri uygulanarak ikişer obje çalıştığını, grup üyelerinin yapmış olduğu çinilerin hazırlanarak kendilerine armağan edileceğini söyledi.

Türkiye Ulusal Ajans tarafından finanse edilen proje kapsamında grup üyelerinin çini ve seramik çalışmalarının yanı sıra Kütahya’yı da gezeceklerini bildiren Yıldız, bu sayede misafirlere Kütahya’nın tanıtımının da yapılacağını kaydetti.

Ankara Ulusal Ajans Grundtving çalışanlarından İsmail Hakkı Bilgen ve Yasemin Uz denetiminde yürütülen projede Kütahya Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Abdurrahman Yıldız, Dernek çalışanı Filiz Arık, Genel Koordinatör Özlem Özrenk, çevirmen ve dernek görevlisi Tuba Aybak ve Usta Öğretici Kerim Keçecigil görev alıyorlar.

İHA

Popularity: 23% [?]

Aleviler, Erbil’i neden affetmeyecek?

16 Kasım 2010

Alevi Kültür Merkezi-Cemevi Başkanı Doktor Yüksel Özdemir’le konuşan Sabah Gazetesi yazarı Yavuz Donat, Mehmet Ali Erbil konusunu da gündeme getirdi. Özdemir, Mehmet Ali Erbil’i ömür boyu gönüllerde cezalandırdıklarını açıkladı.

Donat, Erbil’le ilgili şunları aktardı:

Duvarlarda Hazreti Ali’den, Yunus Emre’den “sözler… Şiirler.” “Hoşgörü üstüne” yazılar.
Başkan Yüksel Özdemir’e sorduk:
- Hoşgörüye bu kadar önem veriyorsunuz da, Mehmet Ali Erbil’i neden affetmiyorsunuz?.. Hatasını kabullendi, özür diledi.
- Uçakta karşılaşırsam elini sıkar, hatırını sorarım ama kalbimde affetmem… Zira biz onu gönüllerde cezalandırdık.

***

- Başkan… Cezanın süresi?
- Ömür boyu.
- Olamaz… Çok ağır.
- O zaman şöyle diyeyim… Aleviler olarak ona artık ciddi bir sempati duymayız.
- Kasten, bilerek, isteyerek söylemedi.
- Biliyorum… Şuuraltı… İyi de o söylediklerini, şuuraltına kim yerleştirdi?
- Kim?
- Devletin eğitim sistemi.

Donat’ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız

Popularity: 27% [?]

Beyaz, popçu olmaya karar verdi

16 Kasım 2010

Yeni bir albüm çalışmasına başlayacağını belirten Beyazıt Öztürk, “Bu kez Türkü yerine, pop müzik albümü olacak” dedi

(İHA)

Popularity: 2% [?]

Kadınlara ‘plateslerinizi doğru seçin’ uyarısı

16 Kasım 2010

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Derya Özer Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, egzersizin fizyorerapistlerin son yıllarda sıklıkla kullandığı bir tedavi modeli olduğunu belirtti.

Bu yöntemle tedavide kesin sonuçların alınabildiğini dile getiren Dr. Kaya, ancak egzersizin doğru uygulanabilmesi gerektiğini anlattı.

Dr. Kaya, son yıllarda özellikle kadınlar arasında popüler hale gelen platesin de fizyoterapistlerin kullandığı metotlardan biri olduğunu belirterek, platesin farklı yerlerde farklı kişilerce uygun olmayan şekillerde yapıldığını kaydetti.

Platesteki egzersizlerin mutlaka uzman gözetiminde yapılması gerektiğini kaydeden Dr. Kaya, egzersizlerin uzman denetimden öğrenildikten sonra uygulanmasının daha sağlıklı olacağını aktardı.

Dr. Kaya, egzersizin birçok kas iskelet sistemi sorununun vee kronik hastalığın tedavisinde fizyoterapi ve rehabilitasyon biliminin vazgeçilmez bir tedavisi yaklaşımı olduğunu anlatarak, hem koruyucu rehabilitasyonun bir parçası hem de yaralanmalar sonucu ortaya çıkan hareket kısıtlığının, ağrı kontrolü ve motor fonksiyon yeteneğinin yeniden kazandırılması için de egzersizin önemli olduğuna vurgu yaptı.

Dr. Kaya, platesin her yaş grubunca yapılabileceğini ve bu yöntemle yapılan eğzersizlerin omurga rahatsızlığı için tedavi edici olduğuna dikkat çekti.

-HER RENGİN DİRENCİ FARKLI-

Fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının son 10 yıl içinde hızla değiştiğini dile getiren Dr. Kaya, günümüzde tüm kas ve iskelete sistemi sorunları için istirahati savunan geleneksel tedavi yaklaşımlarının yerini fonksiyonel egzersiz temelli modelin aldığını söyledi.

Plateste kullanılan elastik dirençli bantların (thera-band) eğzersizde belli bir yüklenmeyi sağlabildiği için tedavide önemli bir metaryal olduğunu dile getiren Dr. Kaya, rengine göre direnci değişen bantların belli bir dirençle ağırlık oluşturduğunu aktardı.

Bantların kişinin yaşına, kilosuna, direncine ve rahatsızlığına bakılmadan verildiğinde hastalarda sorunlar oluşturabildiğini belirten Dr. Kaya, ”Yanlış bant kullanımı sonucu kas ve iskelet sisteminde yaralanma, kasta yırtılma ve şiddetli zorlamalarda kopma, eklemde hasar, omuz, diz ve belindeki şikayetlerle hastanemize gelen kişi sayısı arttı. Özellikle televizyonlardaki programları izleyerek bize sorunu olarak gelenlerin sayısı önemli ölçüde yükseldi. Hastalar (televizyonda gördük, spor merkezinde gösterdiler. Bize böyle önerdiler) diyorlar. Bantların kullanımında rahatsızlık oluşturan etken yanlış bant kullanan kişinin varolan kuvvetinden daha fazla bir dirençle çalışmaya gayret göstermesi ve konunun uzmanından bilimsel eğitim almaması. Kişiye direnci yüksek bant verildiğinde ciddi sorunlara neden olabilir” şeklinde konuştu.

”There-bant”ların seçiminde kişinin egzersizlerle neyi amaçladığının da etkili olduğunu söyleyen Dr. Kaya, bantlardaki rengin kuvveti belirlediğini kaydetti.

”There bant”ların kuvvet oranlarına göre bej, sarı, kırmızı, yeşil, mavi, siyah, gri ve altın renklerinin bulunduğunu dile getiren Dr. Kaya, rengin seçiminde hareketin yapılacağı bölgenin önemli olduğuna, bandın direncinin rengin açık veya koyu olmasına göre değiştiğine dikkat çekti.

-KADIN VE ERKEK AYRIMI DA ÖNEMLİ-

Dr. Kaya, şunları kaydetti:

”Bantların seçiminde kadın ve erkek ayrımı da yapmak gerek. Çünkü erkek ve kadınların kas kuvveti farklı oranlarda. Ayrıca (kilo arttıkça kuvvet artar) algılaması yanlış. Kadınların düşük, erkeklerin ise yüksek dirençli bantlarla başlaması daha mantıklı. Bantları özelikle fizik tedavide kullanıyoruz. Tedavi sırasında hastanın eklemine yük bindirmeden güvenli bir şekilde renkleri ve dirençlerini ayarlayarak uygulamaya çalışıyoruz. Amerika’da rehabilitasyon profesyonellerinin yüzde 96′sı pratikleri sırasında elastik direnç bantlarını kullanıyor.

Egzersizin en önemli avantajı duruşu bozukluklarını zamanla düzeltiyor. Özellikle masa başında yoğun ve stres içindeki çalışma en çok omurgayı etkiliyor. Doğru egzersizlerle boyun, sırt ve beldeki ağrılar ve kamburluklar düzeltilebilir.”

Dr. Kaya, ünitelerine gelen hastaları ön tedavi sürecinden geçirdikten sonra uygun bir ev programı verdiklerini ve bantlarla tedavide yüzde 90 başarı sağladıklarını aktardı.

Dr. Kaya, internetten yapılan plates topu ve bant satışlarında doğru seçimin önemli olduğunu, ayrıca plates eğitimi veren spor merkezlerinin de sıkı denetimden geçirilmesi gerektiğini anlattı.

Bantlar gibi değişik renklerdeki plates toplarının da kişinin sağlık durumu, kilosu ve direncine göre değiştiğini dile getiren Dr. Kaya, Çin yapımı plateslerin yanlış seçiminde yaşanacak patlama ve yırtılmaların çok ciddi yaralanmalara neden olduğunu kaydetti.

AA

Popularity: 16% [?]

Sarılmaktan sadece kadınlar hoşlanıyor

16 Kasım 2010

Söz konusu insanın üremesi olduğu zaman cinsel beraberlik sonrasında yaşananlar da önem kazanıyor. Albright College’ın seks sonrası insan davranışlarını inceleyen araştırması bu davranışların cinsiyetlere farklılık gösterdiğini söylüyor.

İster uzun ister kısa süreli bir ilişki olsun, cinsel ilişkinin ardından kadınlar erkeklere göre daha çok yakın olmak istiyor ve bağlanma isteği duyan davranışlar sergiliyor. Katılımcılarının çoğunun gençler olduğu 170 erişkine uygulanan online anket erkeklerinse daha çok birlikteliğin tekrarına yönelik hareketlerde bulunduğunu gösteriyor.

Ayrıca erkekler daha çok cinsel beraberliğin öncesinde öpüşmeyi severken kadınlarsa beraberliğin sonrasında öpüşmekten hoşlanıyor. Uzun süreli ilişkilerdekiler birliktelikten sonra duş almayı pek tercih etmiyor.

Kadın ve erkek arasındaki en benzer davranışsa uzun süredir birlikte olan çiftlerin seksin ardından birbirlerine “Seni seviyorum.” denmesine verdikleri önem.

Araştırmayı yapan psikolog Susan Hughes, erkeklerin daha fazla üreyebilme potansiyelleri yüzünden doğaları gereği kısa süreli ilişkilere daha yatkın olduklarını, kadınlarınsa çocuk için iyi ebeveyn olabilecek uzun süreli bir partner aradığını söylüyor ancak bir çifti birlikte tutan başka birçok güdü olduğunu da belirtiyor.

ntvmsnbc

Popularity: 10% [?]

Camiilerde kadın şadırvanı talebi

16 Kasım 2010

Camii ve Kur’an Kursu Dernekleri Federasyonu, cami derneklerini yeni yapılacak camilerde kadınlar için abdest alma ve namaz yeri ayırmaları konusunda uyardı. Mevcut camilerin de yeniden dizayn edilerek kadınlara açılmasını isteyen federasyon, bu konurda cami derneklerinin çalışma yapmasını istedi.

Camii ve Kur’an Kursu Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Recep Kıyak, kadınların sadece camilerde abdest alma değil, namaz kılma yeri konusunda da sıkıntıları olduğunu söyledi. Kıyak, Cihan Haber Ajansı (Cihan)’na yaptığı açıklamada, federasyon olarak bu konuda cami derneklerini uyardıklarını belirterek, “Bugün camilerimiz bu dernekler sayesinde inşa ediliyor. Eğer derneklerimiz hassas davranır ise kadınlarımızın camideki abdest alma ve namaz kılma yeri konusunda sıkıntısı ortadan kalkar. Öncelikle yeni inşa edilecek camiler konusunda dernekleri uyardık. Ayrıca mevcut camilerde de yeniden düzenlemeler yapılmasını istedik. Camilerde ibadet etmek kadınlarımızın da hakkı. Kadınların camilere gelmeleri, vaaz ve cemaate katılmaları camilerde namaz kılma imkanları sağlanmalı. Bu konuda cami derneklerimize büyük bir görev düşmektedir.” diye konuştu.
 

CİHAN

Popularity: 20% [?]

Zayıf kadının erkeğe ihtiyacı yok

16 Kasım 2010

Uzmanlar, aşırı kilolu olmanın olumsuz etkisinin çok büyük olduğunu ve hayatı her anlamda etkilediğini söylüyor. ‘How to be a Happy Human’ın (Nasıl Mutlu İnsan Olunur?) yazarı psikolog Dr. Pam Spurr, çok sayıda aşırı kilolu kadınla görüştüğünü ve kilonun, bu kadınların sürekli aklında olduğunu söylüyor.

Bu fikrin kadınların zihninin arka planında da değil, ön planda yer ettiğini söyleyen Spurr’a göre bunun sebebi şekil, çekicilik gibi faktörlere çok önem veren bir toplumda yaşıyor olmamız. Spurr, “İnsanlar obezleri aptal ya da tembel buluyor” diyor.

Öte yandan ‘bekâr’ olmak, toplumda kilolu olmaktan daha kabul edilen bir durum. Araştırma 1984-2008 yıllarında binlerce Almanla görüşerek yapıldı. ‘Proceedings of the National Academy of Sciences’da yer alan çalışmaya göre sosyal olmak ve egzersiz yapmak da hayattan alınan zevki arttırıyor.

Radikal

Popularity: 19% [?]

Topuklu ayakkabı erkeği ne kadar etkiler?

16 Kasım 2010

Kadınların şık görünmek uğruna giydiği topuklu ayakkabıların, erkekler tarafından fark edilmediği ortaya çıktı.

İngiltere’deki Northumbria Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, uzmanlar, erkeklerin topuklu ayakkabı ve düz ayakkabı giyen 18 ve 35 yaş arasındaki kadınların yürüyüşünü izlerken verdikleri tepkileri inceledi. Sonuçta, erkeklerin hangi kadınların topuklu ayakkabı giyip hangilerinin giymediğini fark etmedikleri belirlendi.

Araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan Doktor Nick Neave, “Kadınlar topuklu ayakkabı giyerek kendilerini güzel hissediyor olabilirler ancak araştırmamız gösterdi ki, erkekler kimin topuklu ayakkabı giydiğini fark etmiyor” dedi.

Araştırmada ayrıca, topuklu ayakkabının vücut duruşunda değişiklik yapıp yapmadığı ve bacakları daha uzun gösterip göstermediği gibi konular da incelendi. Ancak bu sonuçlar açıklanmadı.

habertürk

Popularity: 8% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...