‘ Bu ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Ersan Gülüm yine döktürdü

16 Kasım 2010

Ersan Gülüm yine döktürdü

Siyah-Beyazlılar’ın Adanaspor’dan kiraladığı ve son haftalarda Bernd Schuster’in vazgeçilmezleri arasına giren Adem Ersan Gülüm dünkü performansıyla da alkış aldı.

Genç savunmacı, defansta hatasız ve temiz futboluyla göz doldururken, geriden attığı düzgün paslarla da takımını atağa kaldırdı. Guus Hiddink’in açıkladığı A Milli Takım’ın Hollanda maçı kadrosuna da seçilen 22 yaşındaki oyuncu, Ferrari ve Sivok’un iyileşmesi halinde de sergilediği futbolla adeta “Ben bu formayı kimseye vermem” mesajı gönderiyor.

Popularity: 4% [?]

Gökçek’ten CHP ve MHP’ye 2011 seçim tahmini

16 Kasım 2010

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bugüne kadar seçimler konusunda çok farklı isimlerle iddiaya girdi. En son, 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumu konusunda A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür ile iddiaya girdi.

Adil Gür ile “Ankara’dan Evet oyu çıkacak” iddiası üzerine giren Melih Gökçek, bu kez gazetecilerle Çin’in Şangay kentinde konuştu. Gazetecilerle bahse girmeyen Gökçek, CHP konusunda iddialı konuştu ve “6-8 ay içinde CHP’de yeni bir kongre yapılacak” dedi.

Gökçek, “Ankara Günleri” kapsamında bulunduğu Çin’in Şanghay kentindeki Jin Jiang Tower Otel’de gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, CHP’de bir süre önce yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Gökçek, CHP konusundaki tahminlerinin hep doğru çıktığını söyledi.

CHP’nin 6-8 ay içinde yeni bir kongreye gideceği öngörüsünde bulunan Gökçek, bu kongreyi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybedeceğini öne sürdü.

2011′de yapılacak genel seçimlerle ilgili öngörülerde de bulunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, seçimlerde AK Parti’nin yüzde 50 civarında oy alacağını tahmin ettiğini söyledi.

Gökçek, muhtemelen iki partili bir Meclis’in oluşacağını CHP’nin yüzde 23-25 arasında bir oy toplayabileceğini, MHP’nin ise barajın altında kalacağını tahmin ettiğini söyledi.

YerelPosta

Popularity: 13% [?]

Paris’teki Türkler Kılıçdaroğlu’ndan ne istedi?

16 Kasım 2010

Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğunda düzenlenen toplantıda, Fransa’da yaşayan Türkler, Türkiye’deki seçimler için yurt dışında oy kullanılması konusunda CHP liderinin desteğini istedi.

Paris’teki çok sayıda Türk derneği temsilcisinin katıldığı toplantıda Türk vatandaşları, sosyal güvenlik, sigorta ve bankacılık konusunda karşılaştıkları sorunlara dikkati çekerek, CHP liderinden sorunlarının çözümü konusunda destek talep ettiler.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP’nin Brüksel’de bir temsilcilik açtığını, Almanya’dan sonra İngiltere ve ABD’de CHP’yi desteklemek amacıyla derneklerin kurulduğunu hatırlatarak, Fransa’da da bu konuda çalışma olursa gerekli desteği vereceklerini söyledi.

“CHP’nin geçmişte hep itiraz eden, değişikliklere karşı çıkan bir parti olarak tanıtılmak istendiğini” belirten Kılıçdaroğlu, partisinin toplumu ileriye götüren çalışmalara destek vermeye devam edeceğini, toplumu geriye götüren girişimlerle kararlılıkla mücadele edeceğini ifade etti.

Yeni CHP anlayışında gençlerin ve kadınların daha fazla siyasete girmesini arzu ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, bir soruyu yanıtlarken de  her türlü düşünce özgürlüğünü tartışmasız desteklediklerini ve görüşleri yüzünden kimsenin yargılanmasını istemediklerini kaydetti.

CHP tabanının, bilinçli, sorgulayan, yeniliklere açık farklı bir kültürü temsil ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, diğer partilere oy verenlerin biat kültürüyle hareket ettiğini savunarak, demokrasilerde en tehlikeli unsurun biat kültürü olduğunu söyledi.

Türkiye’deki çok sayıda gazetecinin cezaevinde bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, insanların telefonlarının dinlendiğini ve bu korkuyla yaşadığını, böyle bir ortamda demokrasiden bahsetmenin zor olacağını savundu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de boşaltılan köylerle ilgili bir soru üzerine, bu konuda bir yasa çıkarıldığını, ancak uygulamada sorunlar yaşandığını bildirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine de partisinin zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmak istediğini söyledi. Eğitim olmadan demokrasinin de gelişemeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, partisinin bu konuya önem verdiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine, partisinin Türkiye’de demokrasinin ve laikliğin güvencesi olduğunu ifade etti.

“CHP’nin neden Kürt sorunu konusunda girişimleri yok” şeklindeki bir soruyu yanıtlarken de Kılıçdaroğlu, Mecliste Güneydoğu Anadolu konusunda ilk kapsamlı raporu hazırlayan CHP’nin, yine bu konuda sivil toplum örgütleri temsilcileri ve akademisyenlerle görüşerek yeni bir rapor hazırladığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Etnik kimlik herkesin şerefidir, asimilasyona karşıyız, farklılıklara saygıyla entegrasyon içinde birlikte yaşamı savunuyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu ve beraberindeki CHP heyeti, daha sonra, Fransız Sosyalist Partisi’nin Sosyalist Enternasyonal toplantısına katılan delegelere verdiği resepsiyona katıldı.

AA

Popularity: 11% [?]

Erdoğan, Obama’ya hangi şartı sundu?

16 Kasım 2010

Başbakan: Topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, komuta kesinlikle bize verilmeli, aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil.

 Erdoğan, Füze savunma sisteminin komutasının kime verileceği konusuyla ilgili, “Topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, zaten bu kesinlikle bize verilmeli, aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil” dedi.

Güney Kore ve Bagladeş’teki temaslarını tamamlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gazetecilerin füze savunma sistemi ile ilgili sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, Seul’de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, “Kendileri bu konuyla ilgili zaten belli bir noktaya gelinmesi hasebiyle sordukları soruya, daha önce de burdan hareket ederken de söylediğim gibi aynı şekilde değerlendirmemi kendilerine bildirdim. ’Bu noktalardaki hassasiyetiniz, bizim de hassasiyetimiz olacaktır’ dedik” şeklinde konuştu.
kullan

Türkiye’nin Şartları Var
Bu işin ana merkezini NATO’nun teşkil ettiğini ifade eden sözü Erdoğan, Füze savunma sisteminin komutasının kime verileceği konusuna getirdi ve şunları söyledi:

“NATO’nun bir üyesi olarak şüphesiz ki, bu kapsamda atılacak bir adım ve bu işin komutasının kime verileceği hususu ki, bunun özellikle topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa zaten bu kesinlikle bize verilmeli. Aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil. Bir diğer, asla, herhangi ülke adı burada belirtilemez. Tabi yerleşim noktası, bunlar çok çok önemli ve serpilme denilen konu çok çok önemli. Bu serpilme nerde olacak, nasıl olacak bu önemli. Hangi irtifada olacak, bunlar önemli. Teknik kadrolarımız üzerinde bütün bunların üzerinde çalışmalarını yapıyor. Silahlı kuvvetlerimizde de bunun çalışmaları ayrıca yapılıyor. Ve Lizbon zirvesinde de bu görüşülecek. Eğer mutabakat sağlanırsa ne ala, sağlanamazsa söyleyecek bir şey yok.”

Popularity: 2% [?]

AK Partili Başkan, Yalova’ya 3 müjdeyle döndü

16 Kasım 2010

Geçtiğimiz hafta Ankara’da katıldığı il başkanlar toplantısı sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüşen AK Parti Yalova il başkanı Temel Coşkun, Yalova’mızın özlemle beklediği üniversite, kapalı spor salonu ve Armutlu – Yalova karayolu ile ilgili bir açıklama yaptı.

Yaptığı açıklamada göreve geldikleri günden bugüne tüm Yalova Halkı ile hemhal olduklarını ifade eden Coşkun şunları söyledi:

“Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar hemşerilerimizle birlikte olduk. Geldiğimiz günden itibaren de söylediğimiz bir şey vardı: Ankara’ya sesimizi daha gür ulaştırmak için ne gerekiyorsa yapacağız diye. Bu noktada, Ankara’dan çok sayıda bakan ve üst düzey bürokratlarımızı Yalova’da ağırlama imkânı bulduk.

Sohbet ortamlarında Yalova’yı ve Yalova Halkının derdini sıkıntısını anlattık. Bu çalışmalarımız sonuçlarını çok şükür vermekte ve hafta sonu Ankara’daki il başkanları toplantısından Yalova’mız adına üç müjdeyle dönmüş bulunuyoruz.”

“TİGEM arazileri Yalova Üniversitesi’ne hayırlı olsun!”

Yapmış olduğu açıklamanın devamında yatırımların detaylarına da değinen Coşkun sözlerine şöyle devam etti:

“Yalova’nın gündemini uzun zamandır meşgul eden bir konu üniversitemizin yer konusuydu. Geçmişte yaşanan olumsuzluklardan söz etmek istemiyoruz çünkü biz Yalova için hep iyi şeylerden bahsetmek istiyoruz.

Yeni kurulan üniversiteler içerisinde gösterdiği performansı ile öne çıkan üniversitemiz, yakın bir zaman içerisinde TİGEM arazileri üzerinde 950 dönümlük alana yapılacak olan kompleksin temeli atılacaktır. Bu konu ile ilgili gerekli işlemler yaptığımız takibat sonucu hızlanmış ve son imzalar atılmaktadır. Cumhuriyetimizi yüceltecek ve yaşatacak olan gençlerimiz başta olmak üzere bu sonucun tüm Yalova’ya hayırlı olmasını temenni ediyoruz.”

“Başbakanımızın talimatıyla kapalı spor salonu!”

“Yalova, bu zamana kadar ülke sporunu kazandırmış olduğu sporcular ile spor tarihinde önemli bir yer edinmiştir. Bugün NBA’da oynayan Mehmet Okur göğsümüzü ne kadar kabartıyorsa dün Fenerbahçe’de oynayan Faruk da göğsümüzü o derece kabartmaktadır.

İbrahim Kutluay ile ne kadar gurur duyuyorsak Galatasaray’da oynayan engelli basketbolcumuz İsmail Ar ile de o kadar gurur duyuyoruz. Adlarını çok bilmediğimiz bir o kadar da salon sporu yapan Yalovalı sporcularımız var. Ama biz bunlarla yetinmek istemiyoruz. Yalova’dan yetişip ülkemizi uluslar arası arenada temsil eden sporcularımızın daha çok olmasını istiyoruz.

Bu duygular eşliğinde sayın başbakanımıza bu konuyu bir kez daha hatırlatma imkânı bulduk. Kendisi belediye başkanlığı döneminden Yalova’yı yakından tanıdığı için, ”Hala o spor salonu mu kullanılıyor?” diye sordu. Biz de durumu kendilerine arz ettikten sonra ilgili bürokratlara gerekli talimatları verdi. Yakın bir zamanda Yalova’mıza çok amaçlı spor kompleksi temeli atılacaktır.”

“Armutlu – Yalova karayolu son dönemeçte!”

“Yalova’mızın bir diğer kanayan yarası ve yıllardır nihayete kavuşturulamayan Armutlu – Yalova karayoluydu.

Cumhuriyet tarihine yapmış olduğu yol yatırımları ile damgasını vuran iktidarımız döneminde Armutlu – Yalova karayolunun açılışını yakın bir gelecekte yapacak olmak bizleri heyecanlandırmaktadır. Bu konuyla ilgili ulaştırma bakanımız Sayın Binali Yıldırım ile de görüşme fırsatı bulduk.

Armutlu – Yalova karayolunun �’nin 50 trilyon gibi bir bedelle bitirildiğini geriye kalan ’lik kısmın ise kamulaştırmalar nedeniyle biraz yavaş ilerlediğini ifade etti. Tüm bu yavaşlamalara rağmen çok kısa bir zaman içerisinde geriye kalan kısmında bitirileceğinin ve işlemlerin hızlanacağının da sözünü aldık.

Yol medeniyettir anlayışıyla iktidarımız döneminde başlatılan bu yolun bittiği andan itibaren Yalova ile Armutlu halkını daha da kaynaştıracak ve sadece Armutlu’yu Yalova’ya bağlamakla kalmayıp gönülleri de daha kuvvetli bağlarla birbirine bağlayacaktır.”

“Bizi izlemeye devam edin!”

“Yaklaşan kurban bayramı öncesinde tüm hemşerilerimize adeta ikinci bir bayram yaşatacak nitelikte olan bu müjdeleri vermekten dolayı çok mutluyuz. Bununla yetinmeyeceğimizi değerli hemşerilerimizin bilmesini isteriz. Yalova için Yalova Halkı için gereken neyse onu yapacağımızdan ve tarafımızın her zaman Yalova’nın tarafı olacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Geldiğimiz günden bugüne söylediğimiz bir söz vardı, “siyasette sevgi dilini hakim kılacağız.” Yalova’da ona buna sataşmadan yapıcı rol üstlenerek nelerin yapılabileceğini herkese gösterdik. Bundan sonra da bu tavrımız aynen devam edecek. Son olarak Başbakanımızın tüm hemşerilerimize selamını iletiyor, kendisine kamuoyu önünde bir kez daha teşekkür ediyorum. Yalova’mıza hizmet için ne gerekiyorsa yapılacağının bilinmesini istiyorum”

YerelPosta

Popularity: 4% [?]

Gökçek Ankara’yı Şanghay’a çevirecek

16 Kasım 2010

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, 2011 yılında Başkenti yeni bir ışıklandırma sistemine kavuşturacaklarını belirterek, ”Şanghay’da en çok ışıklarla aydınlatmalardan etkilendim. 2011′de başta belediye binası olmak üzere Kızılay, Şanghay’da olduğu gibi pırıl pırıl ışıklarla aydınlatılmış bir sistemle donatılacak” dedi.

Gökçek, Şanghay’da düzenlenen Ankara Kültür Günleri kapsamında Jin Jiang Tower Otel’de gazetecilerle yaptığı toplantıda, Şanghay’daki nehir gezisinin kentin ışıltılı muhteşem görüntüsünün gözler önüne serildiği bir ortam oluşturduğunu söyledi. Ankara’ya Şanghay’daki ışıl ışıl ortamı getirmek istediklerini dile getiren Gökçek, şöyle devam etti:

”2011′de başta belediye binası olmak üzere Kızılay, Şanghay’da olduğu gibi pırıl pırıl ışıklarla aydınlatılmış bir sistemle donatılacak, yapılacak yeni düzenlemeyi beğendireceğimizden eminim, Avrupa’da farklı aydınlatma şekillerini inceledik.

Ancak hangisini yapacağımıza karar vermedik. Amerika’daki daha çok hoşuma gitti. Projektörler konuluyor ve binaya yansıtma yapılıyor. Kale ve Hacıbayram için de aydınlatmalar düşünüyorum. Onlar Şanghay’ın mantalitesiyle aydınlatılacak.

Belediye binası için ise bina üzerinde görüntüyle şov yapma sistemini uygun görüyorum. Mesela, bina yıkılıyor, içinde top oynuyorlar, ya da binanın içinden balıklar geçiyor, şelaleler akıyor gibi. Ayrıca hipodromda da bu tarzda görsel şov yapılabilir.”

Şanghay’da birkaç firmayla elektrik kullanımı konusunda görüşme yapacağını belirten Gökçek, köprü altı aydınlatma sisteminden de oldukça etkilendiğini söyledi.

Şanghay’da çok katlı muhteşem köprüler bulunduğunu anlatan Gökçek, ”Şehrin tam göbeğinde 5 katlı bir köprü var. Kızılay gibi bir göbekten akışı sağlıyor.

Çinliler çirkinliği örtebilmek için aşağıları ağaçlandırmış, bol bol sarmaşıklar koymuş, yanlardan kısa çalı gruplarını indirerek bunu aydınlatma ile görselleştirmişler. İnsan oradan geçmek istiyor” diye konuştu.

‘AYDINLATMA TURİST ÇEKER’

Kamu binaları ve Ankara’nın bazı binalarının aydınlatılması için Büyükşehir Belediye Meclisi’nde karar alma hazırlığında olduklarını bildiren Gökçek, şöyle devam etti:

”Belediye olarak aydınlatacağımız alanın altyapısını yapacağız, kurum ise elektrik parasını ödeyecek. Görselliğin mükemmel hale gelmesi için böyle bir uygulama neden olmasın?

Armada’dan Ankamall’den geçiyorsunuz bir aydınlatma yok değil ama masraftan kaçınmışlar. Ankara’ya 40-50 trilyon sarf etseniz namı yürür ne derseniz deyin.

Aydınlatma turist çeker. Belediye olarak öncülük ettik ve Esenboğa yoluna tuğla görünümlü giydirmeleri yaptık. Bunun gibi ön cephelerin düzeltilmesi için kaynak arttırmak gerekir.”

Sanghay’da düzenlenen kültür etkinliklerinde belediye başkanı olarak ”devlet başkanları gibi” karşılandıklarını ve ağırlandıklarını ifade eden Gökçek, ”Tüm bunlar gösteriyor ki ikili münasebetler çok iyi ve Sanghay’da düzenlediğimiz etkinlikler Çin televizyonunda da geniş bir şekilde yer aldı. Çin’de Türkiye’nin reklamını yapmak istesen böyle yapamazsın bu tür fırsatları kaçırmamak lazım” dedi.

Belediye başkanlarının kendi aralarında kurduğu kişisel ilişkilerin birçok uluslararası sıkıntıyı da ortadan kaldırdığını ifade eden Gökçek, geçmiş dönemde Moskova ve Seul Belediye başkanları ile sağladığı iyi ikili ilişkiler sayesinde ülkeler arası bazı sorunların çözüldüğünü söyledi.

Gençlik Parkı’nda devam eden ”Su Oyunları Anketi”nin ilk günkü sonucu olarak yüzde 65 ‘evet’, yüzde 35 ‘hayır’ sonucunu aldıklarını belirten Gökçek, halkın önceden Gençlik Parkı’na yapılacak su oyunlarının içeriğini bilmesini ve tepkisini önceden ortaya koymasını istediği için anketin düzenlendiğini söyledi. Gökçek, sonucun ‘evet’ çıkması halinde Su Oyunları Projesi’nin gerçekleşeceğini bildirdi.

KIZILAY’IN TRAFİĞE KAPATILMASI

Bir gazetecinin Kızılay’ın trafiğe kapatılıp kapatılmayacağı sorusu üzerine Gökçek, ”Metro’nun çarşı olan katı yeraltı yollarının yapılacağı bir yer olarak düşünülseydi sadece belediye otobüsleri yukarıdan geçebilirdi, o zaman Kızılay da trafiğe kapalı yaya yolu düşünülebilirdi şimdi düşünemiyoruz” diye konuştu.

Büyükşehir belediyesi çalışanlarına ilişkin daha sıkı bir denetim yapılacağını belirten Gökçek, kadın lokalleri, gençlik merkezleri ve çocuk kulüplerinde üniversitesi mezunu gençler alarak hep sözleşmeli çalıştırdıklarını anlattı.

Son dönemlerde bir düzensizlik gördüğüne işaret eden Gökçek, ”Bakıyorum oturuyorlar. Haber saldım, aniden gideceğim çocukları oturur görürsem geçmiş ola. Sen insanlarla birebir ilgilenmezsen bu işler böyle yürümez” dedi.

Şanghay’daki bisiklet yollarının benzerlerini Ankara’ya da yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruya Gökçek, şu yanıtını verdi:

”Ankara’da bisiklet yolunu hep düşünmüşümdür ama kaza çok olur diye endişe de duymuşumdur. Aslında Başkenti Bahçelievler, Çayyolu gibi semtler bisiklet kullanımına son derece elverişli bölgelerdir. Bu bölge için düşünülebilir.

Birçok ülke gezdim hiçbirinde Şanghay’da olduğu gibi bariyerlerle bisiklet yolunun ayrıldığını görmedim. Bu sistemle yapılabilir ama her yere değil” diye

AA

Popularity: 10% [?]

Bülent Arınç: Müthiş bir servetimiz var

16 Kasım 2010

Arınç, Türkiye’de 30 yaşın altındaki 18 milyon öğrencinin anaokulundan üniversiteye kadar eğitim çağında bulunduğunu belirterek, ”Müthiş bir nüfus ve müthiş bir servet. Bu serveti enerjiye dönüştürmek ve ülkemizin geleceğini nitelikli eğitim almış olan çocuklarımıza vermek mecburiyetindeyiz” dedi.

Arınç, Kütahya’da yapımı tamamlanan Özel Pınar Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdunun açılış töreninde yaptığı konuşmada, kendisi ve eşinin Ankara’da üniversitede öğrenim görürken bir yurtta kaldığını anımsattı.

Yurtların çok önemli olduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti:

”1970 yılının öncesinden, güzel arkadaşlıklar, güzel dostluklarla hepimizin çok mutlu olduğu bir yurt hayatından bahsediyorum. 1968′deki olaylar, yurtlardaki huzuru bitirmiştir. Boykotlar, tartışmalar, çarpışmalar, 68 kuşağı diye bilinen bu tarihteki maalesef sokağa taşan hadiseler, üniversitelerin maalesef artık eğitim yapamaz hale gelmesi, bizim yurtlardan ayrılmamızı gerektirmişti. Her aşırı düşüncenin, kurtarılmış bölge adıyla kendine sahip kıldığı yurtlar haline gelmişti. Mezuniyetimize yakın iki yılımız perişanlık içerisinde geçerken iki yılı da huzur içerisinde geçirdik. Sonraki yıllarda da yurtlar, tartışmalı alanlar oldu.”

Son yıllarda özel öğrenci yurtları ve özel öğrenci evlerinin hizmete girmesiyle öğrencilerin huzuru, daha iyi çalışma ve arkadaşlık ortamını elde ettiğini anlatan Arınç, ”Şimdiki gençler yurtlarda daha rahat. Artık sıcak yemeklerden, kahvaltılardan, her gün banyo yapma imkanından bahsedebiliyoruz. Bizim zamanımızda bunların hiçbiri yoktu. Çok uygun olmayan şartlarda sırf başımızı sokabildiğimiz, bir kütüphanesi, kantini olduğu için, iyi arkadaşları bulabildiğimiz için kendimizi çok başarılı görüyorduk. Şimdi öğrencilerimiz kendilerini yurda attıklarında kendilerini huzurlu hissediyorlar” diye konuştu.

HER İLE BİR DEVLET ÜNİVERSİTESİ

Arınç, AK Parti hükümetleri döneminde her ilde bir devlet üniversitesi olmasının sağlandığını, eskiden bunun hayal olarak görüldüğünü söyledi.

102 devlet, 52 vakıf olmak üzere şu anda 154 üniversitenin eğitim-öğretim hizmetine devam ettiğini ve vakıf üniversitelerinin sayısının her geçen yıl arttığını ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

”16 milyon ilkokuldan liseye kadar öğrencimiz var, birkaç milyon da üniversite çağında öğrencimiz var. Nüfusumuz 72 milyon, bunun yarısı 30 yaşın altında. 30 yaşın altında olan 18 milyon öğrencimiz anaokulundan üniversiteye kadar eğitim çağında bulunuyor. Müthiş bir nüfus ve müthiş bir servet. Bu serveti enerjiye dönüştürmek ve ülkemizin geleceğini nitelikli eğitim almış olan çocuklarımıza vermek mecburiyetindeyiz. Avrupa’daki 8-10 ülkenin nüfuslarını toplasanız, bizim eğitim çağındaki öğrencilerimizin sayısına ulaşamaz. Litvanya’nın, Letonya’nın, Estonya’nın 1,5 milyonluk, Avusturya’nın birkaç milyonluk nüfuslarını hesaba kattığınızda Türkiye genç ve dinamik bir nüfusa sahip. Bütün iş bu genç nüfusu enerjiye dönüştürebilmekte.

Hepimiz anne ve babalar olarak çocuklarımızın iyi eğitim almasını, iyi yetişmesini, ülkemize, milletimize hatta bütün insanlığa yararlı insanlar olmasını isteriz. Milli ve manevi değerlere sahip olmasını, saygılı olmasını, çok çalışmasını, başarılar kazanmasını, kendi kabiliyetlerini keşfetmesini isteriz. Bunun için yapamayacağımız fedakarlık yoktur. Çok düşük ücret alan insanların bile kendi ihtiyaçlarından kısarak çocuklarının eğitimi için ayırdığını çok yakından biliyorum.”

”HAYRIN KADAR KONUŞ”

Arınç, son 8 yıldır bütçeden en fazla payın Milli Eğitim Bakanlığına ayrıldığını dile getirerek, bunun hem psikolojik bir anlamı bulunduğunu hem de reel olarak eğitime verdikleri desteği gösterdiğini anlattı.

Türkiye’de yıllarca bütçede en büyük payın Milli Savunma Bakanlığına ayrıldığını anımsatan Arınç, ”Yurt savunması önemli ama yurt savunması silahla, askerle ve elbette güçle nasıl olabilecekse işin manevi yönünü de bağlamamız gerekiyor” dedi.

İyi, nitelikli bir eğitimle genç nüfusun yetiştirilebilmesi halinde memleketin daha ileriye gidebileceği bir ortama kavuşacağına işaret eden Arınç, şunları söyledi:

”2011 yılı için devlet bütçesi 34 katrilyon. Ar-Ge hizmetleri için 700 trilyona yakın para ayırıyoruz. Bunlar da üniversitelerimiz için önemli bir kaynak. İlköğretimden liseye kadar yine binlerce okul yapacağız. Bütün bunları devletin bütçesine hapsetmek veya bunu devletin imkanlarıyla temin etmek mümkün değil. O yüzden Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyasıyla hayırseverlerimiz de büyük bir katkı içerisinde. Bu konuda Kayseri’yi takdir etmek lazım. Şimdi Kayserililer güzel bir söz icat etmiş. Bazı yerlerde derler ya ‘Paran kadar konuş’, ‘Boyun kadar konuş’ diye, Kayserili bunun üstünü örtmüş, ‘Hayrın kadar konuş’ diyor. Sen ne kadar hayır yaptın arkadaş, o kadar konuş.”

Arınç, gençler için çok güzel alanlar bulunduğuna dikkati çekerek, üniversitelerin ayrımcılık yapılmadan, kimsenin kılık kıyafetine, düşüncesine karışılmadan, baskı kurulmadan birer özgürlük alanı haline geldiğini ifade etti.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNİN ÖLDÜRÜLMESİ

Kütahya’da yaşanan kavgada bir üniversite öğrencisinin öldürülmesinden büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Arınç, ”Çocuklar tahrik ediliyor, ellerine silah veya bıçak veriliyor. Elbette her türlü tedbiri alacağız. Olayın sanıkları yakalandı, adalete teslim edildi ve mutlaka cezalarını bulacaklar. Ancak onları bu hale getirenler, ellerine bu silahı verenler, Rakel Dink’in söylediği gibi ‘bir çocuktan bir cani meydana getirenler’ elbette ülkemizde her zaman lanetle anılacak ve onlara fırsat verilmeyecek” diye konuştu.

Arınç, kurdeleyi keserek açılışını yaptığı yurt binasını diğer katılımcılarla gezdi.

Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü binasının açılışını da yapan Arınç, Belediye Kültür Sarayında eski AK Parti Kütahya Milletvekili Alaaddin Güven’in oğlu Mehmet Sezai Güven ile AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Yıldırım’ın kızı Züleyha Yıldırım’ın (Güven) nikah törenine katıldı.

Popularity: 1% [?]

Kılıçdaroğlu’ndan Ahmet Kaya sürprizi

16 Kasım 2010

Sosyalist Enternasyonal toplantılarına katılmak üzere Fransa’ya gidecek olan Kılıçdaroğlu’nun Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney’in mezarlarını ziyaret etmek istediği öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun gezisinin önemli siyasi temasların yanısıra dikkat çekici bir ziyarete de sahne olması planlanıyor. Kılıçdaroğlu’nun Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etmek istediği öğrenildi. Bu istek gerçekleşirse Kılıçdaroğlu, Kaya’nın 16 Kasım’daki 10. ölüm yıldörümünde mezarı başında olacak.

CHP lideri Sosyalist Enternasyonel Başkanı, Yunanistan Başbakanı, Alman ve Fransız sosyal demokrat parti başkanlarının yanısıra Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kuchhner ile de biraraya gelecek.

Fransa’daki Türk işadamlarıyla görüşecek. Sosyalist enternasyonel toplantısına BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katılacak..

Kılıçdaroğlu bayram bitmeden yurtiçinde de önemli bir ziyaret gerçekleştirecek. 20 Kasım Cumartesi günü Diyarbakır’da halkla bayramlaşacak, ardından Şanlıurfa’ya geçecek. Programının uygun olması halinde Diyarbakır’da BDP’li yöneticilerle biraraya gelmesi de bekleniyor.

 ntv

Popularity: 5% [?]

Bahçeli: Bu çapulcular her yerde var

16 Kasım 2010

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kütahya’da üniversite öğrencisi Hasan Şimşek’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin, ”Her üniversitede 15-20 kişiyi geçmeyen çapulcular, üniversitedeki huzuru, eğitimi, güveni ortadan kaldırabilecek eylem denemeleri ortaya koymaktadırlar” dedi.

Bahçeli, Ankara’dan karayoluyla geldiği Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Sevdiğin köyünde, 10 Kasımda Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Germiyan Yerleşkesi girişindeki kavgada bıçaklanarak öldürülen DPÜ Kütahya Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şimşek’in mezarını ziyaret ederek, dua etti.

Buradan il merkezine geçen Bahçeli, ölen gencin babası Mehmet ve annesi Hatice Şimşek’i Meydan Mahallesi’ndeki evlerinde ziyaret ederek, başsağlığı dileklerini iletti.

Bahçeli, daha sonra partisinin İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, ”Değerli ülküdaşımız Hasan Şimşek, hunharca bir saldırı sonrası Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Bu bütün Türk milletini, üniversite gençliğini ve milliyetçi, ülkücü hareketin mensuplarını derinden üzmüştür” diye konuştu.

Gelişmelerin üzücü olduğunu belirten Bahçeli, üniversitelerde terörün yeniden yaygınlaştırılmak istendiğini savunarak, şöyle devam etti:

”Her üniversitede 15-20 kişiyi geçmeyen çapulcular, üniversitedeki huzuru, eğitimi, güveni ortadan kaldırabilecek eylem denemeleri ortaya koymaktadırlar. Bugünkü siyasi iktidar, bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalmakta, demokratik açılım zırvasıyla da bu tür eylemleri yapmak isteyenleri cesaretlendirmektedir. Hasan Şimşek kardeşimizin vefatına sebep olan caniler şu an adliyededir. İsteğimiz adliyenin hiçbir gölge ve leke altında kalmaksızın olayın üzerine kararlılıkla gitmesi ve faili olan kimler ise gerekli cezanın verilmesi yolunda acilen adımlar atmasıdır. Emniyet güçleri de bu tür eylemlerin arkasında ne gibi bir faaliyet alanı bulunmaktadır, bu caniler nerelere dayanmaktadır, nerelerden emir almaktadır, bunları da çok yönlü incelemelidir. Üniversitelerde yayılma eğilimi gösteren bu PKK çapulcularına fırsat tanımayacak, göz açtırmayacak her türlü tedbirin alınmasını beklemekteyiz. Bu konuda kararlılığımız, azmimiz devam etmektedir.”

GENÇLERE SÜKUNET ÇAĞRISI

Bahçeli, bu tür cinayetlerin arkasını bırakmayacaklarını ifade ederek, olayları çok yakından takip ettiklerini anlattı.

Türk gençliğine sükunet çağrısında bulunan Bahçeli, şunları söyledi:

”Bütün Türk gençliğine, özellikle de ülkücü gençliğe, hangi tahrik olursa olsun, kim hangi saldırılarda bulunursa bulunsun, hiçbir karşılık vermeksizin ülkeyi yönetenlerin sorumluluğuna bırakarak, emniyetin tüm tedbirleri alması taleplerini yoğunlaştırmalarını istemekteyim. Burada ihmali olan, göz kapatan, bölücü terörlerle ilgili gelen bilgiler karşısında sessiz kalan, onları örtülü bir şekilde himaye eden emniyet güçleri varsa da bilinmelidir ki bir gün bunun hesabı mutlaka sorulacaktır. DPÜ öğrencilerinin, Kütahya Ülkü Ocakları teşkilatımız ve mensuplarının, ülkücü ve milliyetçi camianın, milletimizin başı sağ olsun. Ailesine sabırlar diliyorum. Ruhu şad olsun.”

AA

Popularity: 2% [?]

Meclis’in ‘EN’lerini tanımaya hazır mısınız?

16 Kasım 2010

Cafesiyaset’in dün yaptığı ‘Meclisin enleri’ haberi, Meclis kulislerinde milletvekillerinin en çok konuştuğu konu oldu. Vekillerlerden bazıları kendileriyle ilgili sonuca itiraz ederken, kimi vekillerde haberde adı geçen milletvekillerini kızdırmadan edemedi.

İşte cafesiyaset‘in yaptığı o araştırma…

TBMM medyada çoğu zaman tartışmalar, kavgalar ya da tasarı ve teklifleriyle medyada yer bulur. Halbuki TBMM, Türkiye’nin dört bir yanından gelmiş milletvekilleri ve onların taşıdıkları özellikleriyle de ünlüdür. İşte 23. dönem milletvekillerinin ‘en şişmanı’, ‘en çok okuyanı’, ‘en fazla bahşiş vereni.’ Kısacası ‘en’leri…

TBMM’deki milletvekillerimiz özellikle genel kuruldaki hararetli tartışmalarda ya da ancak oylamalarda görülebiliyor. Halbuki milletvekillerinin günleri zamanlarının çok büyük bir kesimini bu önemli ve Türk milletinin temsil edildiği binada geçiyor.

Bu nedenle de milletvekilleri kendi aralarında diğer milletvekilleriyle ilgili genel yorumlarda yapabiliyor. Cafesiyaset olarak bu yorumları ve kuliste konuşulanları bir araya getirerek milletvekilleriyle ilgili genel bir ‘en’ler tablosu oluşturduk. İşte, Türkiye Büyük Millet Meclisi 23. Dönem Milletvekilleri arasında, diğer vekillerce de kabul görmüş özelliği olan milletvekilimizden ilk bölüm:

En çok gazete okuyan: Kiminle konuşulsa AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ı bu konuda rakipsiz görüyor. Hukukçuluğun vermiş olduğu bir özellikten midir bilinmez, hem gazete sayısı hem de gazeteleri en ufak ayrıntılarına kadar okumasıyla ünlü olan Bozdağ, şimdi rakip arıyor.

En kavgacı: MHP İzmir Milletvekili Oktay Vural Meclis’in en kavgacı vekili olarak dikkat çekiyor. Bunda Vural’ın her an kavgaya meyilli, sinirli görünen bir yapıya sahip olmasının da etkisinin olduğu biliniyor. Ancak vekiller her ne kadar öyle görünse de Vural’ın yufka yürekli olduğunu da belirtmeden geçemiyorlar.

En çok fıkra anlatan: Bu konuda AK Parti Osmaniye Milletvekili Durdu Mehmet Katsal birinciliği kimseye kaptırmıyor. Düşünceye sevkeden, ciddi fıkralarıyla ünlü Katsal’ın fıkra repertuarı da oldukça geniş olarak biliniyor.

En şık giyinen: ….

MECLİSİN ENLERİNİN DEVAMINA BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ

 Cafesiyaset

Popularity: 3% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...