‘ ahmet ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Batman’da 5 boyutlu sinema keyfi

16 Kasım 2010

Funny Club’te 5 boyutlu sinemayı denemek isteyen vali ve emniyet müdürü, heyecanlı anlar yaşadı. Böylesi teknolojik bir eğlenceyi ilk defa gördüklerini ve denediklerini ifade eden Vali Turhan ve Emniyet Müdürü Bilim, heyecan ve eğlenceyi bir arada yaşadıklarını dile getirdiler.

Temmuz 2010′da Batman World Center AVM’de hizmete giren 5D Motıon Theater “Beş boyutlu sinema” çok kısa bir süre zarfında 7′den 77′ye herkesin ilgi odağı haline geldi. Çevre iller Diyarbakır, Van, Mardin ve Siirt başta olmak üzere, Batman’a gelen yerli yabancı turistler sinemada  heyecan, adrenal ve eğlenceyi bir arada yaşıyor.

AA

Popularity: 69% [?]

Kim Ayşe’ye Işık Olmak İster?

16 Kasım 2010

Beş yaşından beri elleri yerine ayaklarını kullanan genç ressam kol nakline gelir sağlamak için hazırladığı resim sergisini 8-16 Kasım 2010 tarihleri arasında İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Sanat Galerisi’nde gezilebiliyor.  Beyoğlu Belediyesi, talihsiz bir kaza sonucu iki kolunu kaybeden ancak hayata küsmeyip ayaklarıyla resim yapan ressam Ayşe Işık’ın resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Bugüne kadar 10 sergi açan Işık’ın Beyoğlu’nda gerçekleştireceği sergisinin adı “Kim Ayşe’ye Işık Olmak İster.” 8 Kasım Pazartesi günü başlayan sergisinin resmi açılış töreni bugün gerçekleştiriliyor.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan resim tutkusunu ve yüreğini ayaklarıyla tuvale yansıtan Ayşe Işık’ın sergisinin açılışını genç ressamla birlikte gerçekleştirecek.

Tarih : 10 Kasım 2010

Saat : 14.00

Yer : İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Sanat Galerisi

Adres: İstiklal Cad. No:146 Tünel / Beyoğlu

Haber7

Popularity: 29% [?]

İstanbul’da Sivaslılar’ın Feshane buluşması

16 Kasım 2010

Sivaslılar ve Sivas dostları 12-14 Kasım 2010 tarihlerinde İstanbul Feshane’de buluşuyor. Anadolu’da birlikte yaşama kültürünün en güzel örneği Sivas’ın tüm değerlerinin sazıyla, sözüyle, sanatıyla kutlandığı bir bayram niteliğinde geçecek.

Anadolu’nun zengin kültür hazinesi, İstanbul’da yeniden keşfolunuyor. Sivaslılar ve Sivas’a gönül verenler Feshane’de buluşuyor. Tarihe olan borcunu bin türlü kahramanlıkla ödeyen, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, Anadolu’nun sevda coğrafyası ‘Sultan Şehir Sivas’ ve Sivaslılar sahip oldukları eşsiz değerleri yeniden gün yüzüne çıkartıyor.

Birlik, kardeşlik, dayanışma ve karşılıklı anlayış açılarından eşsiz bir model oluşturan Sivas ve Sivaslı olmak, Feshane’de düzenlenecek etkinlik kapsamında her yönüyle ele alınacak; birlikte yaşama kültürünün bu eşsiz örneği tüm İstanbul ve Türkiye’ye yeniden tanıtılacak, çıkarılacak hayati dersler yalnız Sivaslıların değil herkesin ilgisine sunulacak.

12-14 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Sivas Günleri’nde çeşitli konularda paneller Türkiye’nin önde gelen fikir adamlarını ağırlayacak.  Ele alınacak konular:

- “Birlikte Yaşama Kültürü”,
- “Sivas’ın Kültürel Değerleri”,
- “Sivaslı Olmak”,
- “Küçülen Dünyada Büyümek”,
- “Hatırladığım Sivas” ve
- “Sivas’ın Görmezden Gelinen Değerleri” konularında düzenlenecek.

Panellere katılacak isimlerin bazıları ise şunlar olacak:

- Ahmet Turan Alkan,
- Beşir Ayvazoğlu,
- Abdurrahman Şen,
- Ahmet Özdemir

Panellerin moderatörleri arasında;

- Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ
- İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Esen,
- Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Dökmetaş,
- Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Arat,
- Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur ve
- Cumhuriyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Toparlı bulunuyor.

AK Parti Sivas Milletvekili Osman Kılıç, CHP Sivas Milletvekili Malik  Ejder Özdemir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın Sivas Günleri’nin ağırlayacağı siyasiler olacak.

Düşünce ve fikir platformlarının yanısıra Sivas Günleri, Sivas’a ait folklorik değerlerin de kutlandığı adeta bir bayram niteliğinde geçecek. Türk Halk Müziğinin sevilen sanatçıları, Sivas yöresine ait türküleri seslendirecek.

- Sabahat Akkiraz,
-
Onur Bozatlı,
- Cengiz Özkan,
-
Enver Meralli,
- Ali Sultan,
- Doğan Karatepe
türküleriyle dinleyenlere güzel vakit geçirtecek sanatçılardan bazıları.

Ses sanatçılarının yanısıra halk oyunları ekipleri de etkinliğe renk katacak.

Ünlü Ressam İsmail Acar‘ın resim sergisi, Selahattin Yasak‘ın resim ve fotoğraf sergisi, ‘Fotoğraflarla Sivas’ sergisi, ‘Tarihi, Kültürel ve Doğa Güzellikleri Açısından Dünden Bugüne Sivas’ slayt gösterisi etkinliği görsel bir şölene dönüştürecek.

Bir Sivas Platformu organizasyonu

Sivas Günleri, İstanbul’da Sivas’la ilgili dernek ve sivil toplum kuruluşlarını kendi çatısı altında toplayan, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem‘in başkanlığındaki Sivas Platformu’nun bir organizasyonu olarak gerçekleşecek.

Sivas Günleri, Sivas Platformu’nun kuruluşundan bu yana altı yıllık çabasının da anlatıldığı, Sivas’ın maddi ve manevi mirasının, bugünkü potansiyelinin tanıtıldığı, hasat mevsiminde bir harman zamanı gibi dostluğun, mutluluğun ve umudun  doruk noktasına çıktığı bir meydan olacak.

Yazarı, şairi, ozanı, sazı ve sözüyle, sanatı ve sporuyla, yaşayan renkleriyle, tarihi ve bugünüyle Feshane’de İstanbul’un kalbi Sivas tadında ve renginde atacak.

YerelPosta

Popularity: 30% [?]

Sivas Günleri’ne davetlisiniz…

16 Kasım 2010

Anadolu’da birlikte yaşama kültürünün en güzel örneği Sivas’ın tüm değerlerinin sazıyla, sözüyle, sanatıyla kutlandığı bir bayram niteliğinde geçmeyi hedefleyen Sivas Günleri’ne organizatörler, yalnız Sivaslıları değil tüm halkımızı davet ettiğini açıkladı.

“Anadolu’nun zengin kültür hazinesi, İstanbul’da yeniden keşfolunuyor. Sivaslılar ve Sivas’a gönül verenler Feshane’de buluşuyor. Tarihe olan borcunu bin türlü kahramanlıkla ödeyen, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, Anadolu’nun sevda coğrafyası ‘Sultan Şehir Sivas’ ve Sivaslılar sahip oldukları eşsiz değerleri yeniden gün yüzüne çıkartıyor” diyen Sivas Patformu yetkilleri, Sivas Günlerinin amacını şu açıklama ile ifade ediyor:  “Birlik, kardeşlik, dayanışma ve karşılıklı anlayış açılarından eşsiz bir model oluşturan Sivas ve Sivaslı olmak, Feshane’de düzenlenecek etkinlik kapsamında her yönüyle ele alınacak; birlikte yaşama kültürünün bu eşsiz örneği tüm İstanbul ve Türkiye’ye yeniden tanıtılacak, çıkarılacak hayati dersler yalnız Sivaslıların değil herkesin ilgisine sunulacak”

“12-14 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Sivas Günleri’nde çeşitli konularda paneller Türkiye’nin önde gelen fikir adamlarını ağırlayacağını belirten yetkililer, ““Birlikte Yaşama Kültürü”, “Sivas’ın Kültürel Değerleri”, “Sivaslı Olmak”, “Küçülen Dünyada Büyümek”, “Hatırladığım Sivas” ve “Sivas’ın Görmezden Gelinen Değerleri” konularında düzenlenecek panellere; Ahmet Turan Alkan, Beşir Ayvazoğlu, Abdurrahman Şen, Ahmet Özdemir gibi isimler konuşmacı olarak katılacağını belirtiliyorlar.  

Panellerin moderatörleri arasında Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ,  İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Esen, Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Dökmetaş, Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur ve Cumhuriyet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Toparlı bulunuyor.

AK Parti Sivas Milletvekili Osman Kılıç, CHP Sivas Milletvekili Malik  Ejder Özdemir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Edip Semih Yalçın Sivas Günleri’nin ağırlayacağı siyasiler olacak.

Düşünce ve fikir platformlarının yanısıra Sivas Günleri, Sivas’a ait folklorik değerlerin de kutlandığı adeta bir bayram niteliğinde geçecek. Türk Halk Müziğinin sevilen sanatçıları, Sivas yöresine ait türküleri seslendirecek. Sabahat Akkiraz, Onur Bozatlı, Cengiz Özkan Enver Meralli, Ali Sultan, Doğan Karatepe türküleriyle dinleyenlere güzel vakit geçirtecek sanatçılardan bazıları. Ses sanatçılarının yanısıra halk oyunları ekipleri de etkinliğe renk katması bekleniyor…

Ünlü Ressam İsmail Acar’ın resim sergisi, Selahattin Yasak’ın resim ve fotoğraf sergisi, ‘Fotoğraflarla Sivas’ sergisi, ‘Tarihi, Kültürel ve Doğa Güzellikleri Açısından Dünden Bugüne Sivas’ slayt gösterisi etkinliği görsel şölene dönüştürmeyi amaçlıyor…

Sivas Platformu organizasyonu

Sivas Günleri, İstanbul’da Sivas’la ilgili dernek ve sivil toplum kuruluşlarını kendi çatısı altında toplayan, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem’in başkanlığındaki Sivas Platformu’nun bir organizasyonu olarak gerçekleşecek.

Sivas patformu yetkillerine göre, “Sivas Günleri, Sivas Platformu’nun kuruluşundan bu yana altı yıllık çabasının da anlatıldığı, Sivas’ın maddi ve manevi mirasının, bugünkü potansiyelinin tanıtıldığı, hasat mevsiminde bir harman zamanı gibi dostluğun, mutluluğun ve umudun  doruk noktasına çıktığı bir meydan olacak;  Yazarı, şairi, ozanı, sazı ve sözüyle, sanatı ve sporuyla, yaşayan renkleriyle, tarihi ve bugünüyle Feshane’de İstanbul’un kalbi Sivas tadında ve renginde atacak.”      

kullan

 

Popularity: 38% [?]

Kasketlerin de dili var / VİDEO

16 Kasım 2010

Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi Tuğçe Işıkhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencileriyle birlikte Anadolu’daki giyim ve kuşama yönelik bir araştırma yaptıklarını belirterek, yaygın olarak kullanılan kasketlerin kendisine özgü bir dilinin olduğunu fark ettiklerini söyledi.

Anadolu’da kasketin halen yaygın olarak kullanıldığının altını çizen Işıkhan, ”Kasketler sahip oldukları köşeleri ile kullanıcıların profillerini de yansıtıyor. 4 köşeli, 6 köşeli, 8 köşeli gibi. Yaşı ilerlemiş, belli bir makam sahibi veya tanınmış kişiler 8 köşeli kasket kullanırken, orta yaşlılar ise daha az köşeli, gençler de spor kasketleri tercih ediyor” dedi.

Yozgat’ta ”ata mesleği” şapka imalatını devam ettirmeye çalışan Kazım Günal ise bir dönem kent merkezindeki 20′ye yakın terzinin sadece kasket imalatı yaptığını hatırlatarak, bugün ise kasket diken ustanın kalmadığını kaydetti.

Terzi olan dedesi Hacı Ahmet Günal’ın ve babası Ethem Günal’ın yıllarca ”Yozgat Kaseti” olarak bilinen 8 köşeli kasket diktiğini anlatarak, ”Artık dedem ve babamdan kalan kasket kalıplarını İstanbul’a gönderip, dikimini yaptırabiliyorum. Daha sonra bana gönderilen kasketlerin diğer işlemlerini de kendim yapıyorum” dedi.

Son yıllarda kaskete olan talebin çok fazla olduğunun altını da çizen Günal, şöyle konuştu:

‘Ben aslında emekli bir insanım. Ama bu meslek babamdan ve dedemden kaldı bana. Artık Yozgat’ta şapka üreten kimse olmayınca ben de bu iş yerini açtım. Eskiden kalma kalıplarımızı İstanbul’da diktirerek, burada satışa hazır hale getiriyorum. Dikimi yapılan kasketleri su dolu kazan içerindeki bir ızgaranın üzerine kalıpla birlikte koyup kaynatıyorum. Bir süre suyun buharında kalan kasketi daha sonra çıkararak şekil verip, ütülüyorum. Eskiden şapka diken çok fazlaydı. Şimdi ise talep var ama imalat yok. Yozgat kasketi 8 köşelidir. 8 köşeli kasketi şimdi yaşlılar tercih ediyor.”

AA

Popularity: 30% [?]

Ona 850 bin TL vereyim kendi çocuğunu atsın

16 Kasım 2010

Malatya’da, 2 yıl önce üstü açık bırakılan su kanalına düşerek can veren Sedef Kömürgöz’ün (5) annesi, Malatya Belediyesi avukatının, ’850 bin TL tazminat ödenirse, zihniyeti bozuk aileler, çocuklarını öldürür’ savunmasına tepki gösterdi…

Su kanalında can veren Sedef’in ailesi 850 bin TL tazminat istemiş, avukatları ‘Türkler de en az Alman ve İngiliz vatandaşları kadar değerledir’ demişti. Belediyeyi savunan avukat İnanç Kara Ölmeztoprak ise ‘Türkiye’nin Avrupa ile kıyaslanamayacağını, Türkiye’de tek dil, tek din olmadığını’ belirtmişti. Ölmeztoprak savunmasında, ‘Bu tazminata karar verilirse, ufak çıkarlar için kendi akrabası çok sayıda kişiyi çoluk-çocuk demeden katletme zihniyetine sahip birçok vatandaşımız, sırf tazminat için kendi çocuklarını ölüme itebilir’ demişti. Sedef’in Ailesi, mezarı başından avukata tepki gösterdi.

DUYUNCA YÜREĞİM DONDU

Anne Gülhan Kömürgöz, ‘Kadın avukatın savunmasındaki ifadeleri öğrenince yüreğim dondu. Para için kimse evladını dereye atmaz. O sözü söyleyen avukata sesleniyorum, anne ise evladını para için dereye atar mı? Eğer atarım diyorsa, 850 bin TL’yi ona vereyim gidip çocuğunu dereye atsın. Böyle mantıksız bir savunma olabilir mi? Anlayamıyorum’ diye konuştu

O AVUKAT BENİ ANLAYAMAZ

Anne şöyle devam etti: Sedef’siz bir dünya geçmiyor. O içimdeki yanardağı anlayamaz. Evlat yitirmemişse hiç anlayamaz. Bir hayal edip evladını yok saysın. Sofrada olmadığını, yatağının boş olduğunu hayal ederse beni anlayabilir. Bir kadın bir avukatın bunları söylemesi şaşırtıcı.

CESEDİNİ ELLERİMLE ÇIKARTTIM

BABA Levent Kömürgöz ise, ‘Olay sonrası derenin kapatılması için şikayetçi olduk. Malatya Belediye Başkanımız Ahmet Çakır seçim çalışması için gelmişti. Durumu aktardım, kapatılacağını söyledi. Fakat kapatılmadı. Ben 12 yıldır buradayım. Bu dereye 11 çocuk düştü, 8 tanesi de öldü. Her gün o derenin önünden geçiyoruz ve içimiz yanıyor. Çocuğumu o dereden kendi ellerimle çıkardığımda cesedi paramparçaydı. Evlat acısı bu, başka bir şeye benzemez’ diye konuştu.

AVUKATA ‘SUS’ TALİMATI

Tartışma yaratan savunmayı hazırlayan ve AK Parti Milletvekili Fuat Ölmeztoprak’ın kızı olan sözleşmeli avukat İnanç Kara Ölmeztoprak önce muhabirimizle görüşmeyi kabul etti. Ancak daha sonra Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın izin vermediğini belirterek görüşmeyi iptal etti.

- GENELLEYİCİ İFADELER YOK:

Savunmayla ilgili belediyenin Hukuk İşleri Müdürlüğü’nden ise özetle şu açıklama geldi:Habere konu edilen kısımlar, 14 sayfalık dilekçeden cımbızla çekilerek alınmıştır. Cevap dilekçesinde, Avrupa ile Türkiye arasındaki ekonomik ve kültürel farklar vurgulanmış, ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğuna yönelik uzman görüşleri değerlendirilmiştir. Tazminat davalarındaki zenginleşme yasağı vurgulanmıştır. Hiçbir şekilde vatandaşları genelleyici ve kötü niyetli addedici bu şekilde düşünmeye yönlendiren ifadeler kullanılmamıştır.

Akşam

Popularity: 32% [?]

Diyanet: Kadınlar da camide namaz kılmalı

16 Kasım 2010

Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü Çok Amaçlı Salonu’ndaki konferansa; Kars İl Müftüsü İlyas Gümüş, Müftü yardımcısı Ahmet Tokgöz, Kafkas Üniversitesi Rektör Adayı İsmail Kaya, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından bir konuşma yapan İl Müftüsü İlyas Gümüş, “Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) başlattığı mescit inşası ‘La İlahe İllallah Muhammedün Resulullah’ denildiği her yerde vardır. Nerede Müslüman varsa orada mescitler inşa edilmiştir. Camiler inancımızın sembolüdür. Toplu ibadetler Allah katında daha da değer bulacaktır. Müslümanlar ise toplumun varlığının şahadetidir. Sosyal hayattaki yeri son derece önemlidir.” dedi.

Kars Müezzinler Korosu’nun tasavvuf dinletisinin ardından kürsüye çıkan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Karapınar, haftanın önemiyle ilgili bir konferans verdi. Her şeyin öneminin ona olan ihtiyaçla doğru orantılı olduğunu söyleyen Karapınar, “Cenab-ı Hak, insanı yaratan ve neye ihtiyacı olduğunu bilendir. Onun için de oksijeni, suyu, bitkileri, yiyecekleri, canlıları ve havayı da yaratmıştır. Çünkü insanın bunlara ihtiyacı var. İnsanlar inanmaya, bağlanmaya, sevmeye de muhtaçlar. İnanç ve bağlılık duygusunun sonunda da din vardır. İnsanlar tarih boyunca mutlaka bir dini kabul etmişlerdir. Bu da Hz. Adem Peygamber ile başlamıştır. Yine insanlar tanrısız da duramamışlardır. Mutlaka güçlü olduğuna inandıkları varlığa inanmışlardır. Din insanda fıtri ve gerekli bir şeydir. İnsan her yerde vardır, kanun her yerde yoktur. Bu mekanlarda fazileti sağlayan da dindir. Dinin bir kendisine yönelik bir de dışa dönük yönü vardır.” diye konuştu.

Dünyadaki suç oranlarının en düşük olduğu ülkelerin İslam ülkeleri olduğunu ifade eden Karapınar, bundaki etkeni imana bağlayarak, imanın insanların birbirine gösterdikleri sevgi ve saygıyı anlamlı kıldığını vurguladı.

Karapınar, Dinin insan hayatındaki öneminin boyutunu gözler önüne serdikten sonra din görevlisi ve mabetlerin öneminin de göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti. “Bütün dinlerde bir ibadethane vardır.” diyen Karapınar, şöyle konuştu: “İslamın ibadethaneleri de camilerdir. Rivayetlere göre Kabe’yi Hz. Adem yapmıştır. Hz. İbrahim temeller üzerine Kabe’yi kurmuştur. Hz. Muhammed döneminde de ve sonrasında da Kabe’de tamiratlar yapılmıştır. İlk insanla birlikte din, peygamber, cami ve kitap vardır. İnsanın inanmaya, din adamına ve ibadethaneye ihtiyacı vardır. Bugün dünyada milyonlarca cami var. En çok cami Osmanlı döneminde yapılmıştır. Bir kurum ne kadar önemli ise görevlisi de o kadar önemlidir. Peygamberimizde din görevlisiydi.”

Karapınar, cami imarının her dönem devam ettiğini fakat içinde cemaati olmasıyla bu imarların değer kazanacağını anlatarak, “Caminin işlevi cemaatin içini doldurmasıyla olur. İbadet insanın yaratılış amacıdır. En temel ibadet de namazdır. Namazın camide kılınmasının fazileti daha fazladır. Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan 27 kat daha faziletlidir. Cemaat mi olunuyor kalabalık mı olunuyor buna bakmak gerek. Ruhi birlikteliğe cemaat denir. Birbirlerini seven, hakkını gözeten olmalı cemaat. Maalesef bizim cemaat böyle değil. Camiler Allah’ın sevimli mekanlarıdır. Eğitim kurumlarıdır. Cuma günleri her hafta Müslümanların bir araya gelip ders dinlediği yerdir. Camiler yaygın eğitim olarak faaliyet göstermelidir.” şeklinde konuştu.

Kadınlarında camilere gitmeleri gerektiğini vurgulayan Karapınar, “Hanımlar cuma namazlarına bile gitmelidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed döneminde hanımlar bayram namazlarına bile gidiyordular. Sabah namazlarına da gittikleri rivayet edilir.” dedi.
 

CHA

Popularity: 24% [?]

Trabzon’a 2. üniversite için onay

16 Kasım 2010

TBMM Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu tarafından Ankara’ya çağrılan üniversite kurucu üyeleri Ömer Yıldız, İbrahim Keskin, Prof. Ahmet Karagüzel ve Nihat Adıgüzel Ankara’ya gitti. Kurucu üyeler burada komisyon üyelerine yürüttükleri hazırlıklarla ilgili bilgiler verdi.

Konuyla ilgili bilgi veren İbrahim Keskin, “Meclis Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam başkanlığındaki komisyon girişimimizi oybirliği ile onandı. Artık son adım, TBMM Genel Kurulu’ndaki oylama olacak. Bunun da Aralık ayından önce tamamlanmasını bekliyoruz. Heyecanlıyız. Trabzon KTÜ’den sonra önemli bir üniversite kazanacak” dedi.

İHA

Popularity: 23% [?]

YÖK ödüllendirme modeline geçiyor

16 Kasım 2010

Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Milli Eğitim Bakanlığının bir tasarı hazırladığını, kendilerinin de performansa bağlı ödüllendirme sistemi üzerinde çalıştıklarını, bunu TBMM’nin kabul etmesi halinde ayrıntılarını hazırlayıp üniversitelerde uygulamaya geçeceklerini söyledi.

Özcan, Çorum’da vatani görevini yapan oğlu Kaan Özcan’la birlikte geldiği Samsun’da çeşitli ziyaretlerde bulundu.

Özcan, program kapsamında kentin tarihi ve turistlik mekanlarını gezdi, Özel Canik Başarı Üniversitesi inşaatında incelemelerde bulundu. YÖK Başkanı’na, Prof. Dr. Ahmet Bulut ile YÖK üyesi Prof. Dr. Sait Bilgiç de eşlik etti.

Yeni kurulan üniversitelerden artık farklılıklar beklediklerini ifade eden Özcan, ”Mesela biz, bilimsel çıktılar olarak da çok iyi olmasını istiyoruz. Onun için biz böyle tematik üniversitelerin ortaya çıkmasını arzu ediyoruz. Başarı Üniversitesi’nin kurulumunun ardından özellikle belli konularda temayüz etmiş diğer üniversitelerden bir farkının olması bekliyorum. İngilizce öğretimine verecekleri önem gerçekten dikkate şayandır. Bu üniversiteyi diğerlerinden farklı kılan bir husus olacaktır”dedi.

Üniversitelerde öğretim görevlilerinin belli seviyeye geldikten sonra bilimsel araştırmayı azaltığını ifade eden Özcan, öğretim görevlilerinin sözleşmeli görev yapmasının Türkiye’de herkesin konuştuğu bir konu olduğunu kaydetti.

İskandinav ülkelerinde öğretim görevlilerinin sözleşmeli olarak çalıştığını da vurgulayan Özcan, şunları kaydetti:

”İsviçre, Danimarka gibi İskandinav ülkelerinde öğretim üyelerinin pek çoğu bizde olduğu gibi 12 ay devletten maaş almıyorlar. Getirdikleri projeler miktarında derslere katılıyorlar. Bir veya iki sömestr ders veriyorlar. Yazın devletten maaş almıyorlar. Getirdikleri projeden elde ettikleri parayla geçimlerini sağlıyorlar. Böyle bir sistem var. Bizim ülkemizde uygulanır mı? Uygulanmaz mı? Siyasiler buna nasıl bakar bunu bilmiyoruz. Hani birazcık ürkütücü ilk dile getirildiğinde gerçekten bir çalışma emniyetiniz yok, iş güvenceniz yok. Bu bakımdan insanları biraz etkiliyor.

Ama bizim sistemimizde de verimlilikle ilgili çok ciddi sıkıntılarımız var. Hocalarımızın bir kısmı belli seviyelere geldikten sonra bilimsel çalışmalarını azaltıyorlar. Gençliklerinde olduğu kadar üretken olmuyorlar. Esasından biz o üretkenliği biraz olsun arttırmak istiyoruz. Mesela şu an Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) Milli Eğitim Bakanlığı bir tasarı sundu. Genel kurula inmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Performansa bağlı ödüllendirme sistemi üzerinde çalışıyoruz. Eğer TBMM bunu kabul ederse bunun detaylarını hazırlayıp üniversitelerde uygulamaya geçeceğiz. Bu üreten ve çalışkan hocalarımızın üniversitelerde daha fazla para alması anlamına gelecek. İlla hizmet alımı şeklinde hocaları çalıştırmak değil de çalışına birazcık daha fazla vermek şartıyla özlük haklarında iyileştirme yapabiliriz.”

AA

Popularity: 23% [?]

Hangi cinsiyet daha çok kaza yapıyor

16 Kasım 2010

Kayanların daha fazla kaza yaptığı tezi doğru çıkmadı. Isparta Emniyeti’nin yaptığı araştırma, kadınların sanılanın aksine daha az kaza yaptığını ortaya koydu.

Isparta Emniyeti’nin trafik kazalarının nedenleri ve çözüm önerileri konusunda 1,5 aydır sürdürdüğü çalışma tamamlandı. Çalışmada ilginç tespitler de ortaya çıktı.

Kazaya karışanların cinsiyetlerine göre ayrımı yapıldığında herkesin yanlış bildiği bir gerçek ortaya çıktı. Araştırmaya göre; 2009 yılında Isparta’da meydana gelen kazalara 818 erkek, 78′de bayan sürücü karıştı. 2010′da ise kazaya karışan erkek sürücü sayısı 607, kadın sürücü sayısı ise 49 oldu. Şehir içinde 2009 yılında 2 ölümlü kaza olurken, 2010 yılında ölümlü kaza yaşanmadı.

Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan, Isparta’da süren trafik sorunlarının tespit ve çözüm yollarına ilişkin yapılan çalışmayı değerlendirdi. Gürkan, trafik sorunlarının başında otopark sıkıntısının geldiğini belirterek, 79 bin 545 aracın bulunduğu kentte otopark sayısının 15 ve bunun kapasitesinin de bin 239 olarak belirlendiğini kaydetti. Gürkan, diğer problemlerin yayaların güvenli geçişi, altyapı eksikliği, sinyalizasyon ve çevre yolu şeklinde sıralandığını belirtti.

Isparta’nın en çok kaza riski taşıyan kavşaklarının Migros, Çünür, Kolçelik ve Hal kavşakları olduğunu ifade eden Gürkan, Bu kavşaklarda 2010 yılında en çok kazanın mayıs ve ağustos aylarında meydana geldiğini belirtti. Gürkan, kaza nedenleriyle ilgili olarak da, “Isparta’da en çok kaza nedenleri arasında kırmızı ışık ihlali yapmak, kavşaklarda geçiş üstünlüğüne uymamak, kavşaklara girerken hızı azaltmamak, kavşakların yapısı ve sinyalizasyon yetersizliği ve düzensizliği, ana caddelere gereğinden fazla tali yol bağlantısı olması ve yaya güvenliği sağlayacak unsurların eksikliği gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.” diye konuştu.

Isparta’da her yıl 4 bin yeni aracın trafiğe çıktığını, 4 bin kişinin de ehliyet aldığını ifade eden Gürkan, bin 239 araçlık otopark kapasitesi bulunduğunu, bununda toplam trafikteki payının yüzde 1,5 civarında olduğuna dikkat çekerek yeni otopark alanları oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Gürkan, en çok kazanın Mimar Sinan, İstanbul, Çevre Yolu, Aksu ve 131 caddelerinde meydana geldiğini kaydetti.

“YAYA GÜVENLİĞİNİ ARTTIRICI TEDBİRLER ALINMALI”

Ahmet Zeki Gürkan, yayaların güvenli geçişini sağlamak için bazı caddelerde fiziki engellere ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Gürkan, özellikle Mimar Sinan Caddesi ve 6 Mart Caddesi’nde yayaların kontrolsüz bir şekilde geçmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. Isparta’da trafik yoğunluğunun azaltılması için alternatif çevre yolu planlamasının yapılması gerektiğini ifade eden Gürkan, iş merkezlerine kamyonlarla eşya getirilmesi saatlerinin de yeninden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Gürkan, “Şehiriçi yol ve tamirat çalışmalarının daha önce kamuoyuna duyurulması gerekmektedir. Yol düzenlemeleri ve işaretlerinin yeninden herkes tarafından görünür hale getirilmesi gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

Gürkan, Davraz, Bağlar, Yedişehitler, Çünür ve Anadolu mahallelerinde kazaların yoğunlaştığını, buralarda gereli ışıklı sinyalizasyon ve levhalarına ağırlık verilmesi gerektiğine işaret etti.

Çevre yollarında çıkışlar mümkün olduğu kadar en aza indirilmesi gerektiğini kaydeden Gürkan, yerel yönetimler tarafından ulaşım master planının yapılmasının zorunluluk haline geldiğini sözlerine ekledi.

CİHAN

Popularity: 11% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...