‘ Aa ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Rüştü Asyalı’nın sesinden Nazım şiirleri

16 Kasım 2010

Düzenlemesi Nihat Asyalı tarafından yapılan sunumu yöneten, aynı zamanda sesiyle anlam katan Rüştü Asyalı AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Nazım Hikmet’in yazdığı her yapıtın, her gün taze, her gün geçerli olduğunu ifade ederek, ”Nazım’ın modası hiçbir zaman geçmiyor, Her an etkileyici bir düşüncesi vardır. Düşüncelerinin dışında olağanüstü bir şairdir” dedi.

Memleketimden İnsan Manzaraları’nın her sanat dalına ve sanatçıya büyük bir malzeme olduğunu dile getiren Asyalı, duygularını, ”Kim bilir bu eserden kaç ressam tablo çıkarır, kim bilir kaç müzisyen senfoni besteler, kaç heykeltıraş kompozisyon çıkarır. Bütün sanat dallarını sayabiliriz. Bu büyük bir yapıttır. Hatta şairler onun üzerine şiir bile yazabilirler, kendisi şiir olmasına rağmen” sözleriyle ifade etti.

Nihat Asyalı’nın kendi tiyatral yaklaşımına göre yapıttaki ”onbir tablo”yu aradan süzdüğünü anlatan Asyalı, ”Ölene kadar ‘Ben bir Türk şairiyim’ diyen Nazım Hikmet tüm sanat dallarına ve sanatçılarına malzeme veren büyük bir yazardır. Tiyatro da bundan kendine düşen payı almıştır” diye konuştu.

Asyalı, sunumun ortaya çıkış sürecisini ise şöyle anlattı:

”Devlet Tiyatrolarında Nihat Asyalı’nın yazdığı ‘Rab Şeytana Dedi ki’ adlı bir oyunumuz var. Cem İdiz, bu oyunun müziklerini hazırladı. Oyunun prömiyerini kutlarken, Nihat Asyalı’ya ‘Bize ne zaman Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan bir düzenleme, kurgu yapacaksın ki ikimiz bunu bir resital şeklinde sunalım’ diye sorduk. Kendisi ‘bakalım’ dedi.

Biz zannetik ki ‘bakalım’ dedi ve geçti. Sonra 1.5 ay sonra bizi aradı, ‘istediğiniz hazır gelin alın’ dedi. Cem’le ben çok şaşırdık ve sevindik. Zaten yıllardır Cem’le böyle bir çalışma yapmak istiyorduk. Daha önce de birlikte birçok çalışma yaptık ama bu uzun soluklu ilk işimiz olacak. Umuyorum bundan sonra da devam edecek.”

-”ÖZELLİKLE GENÇLER ESERİN GERİ KALANINI MERAK ETSİN İSTİYORUZ”-

Nazım Hikmet’in bütün yapıtlarıyla tiyatroya elverişli büyük bir yazar olduğuna işaret eden Asyalı, ”Ben başrejisör olarak şunu söyleyebilirim DT’de Nazım Hikmet’e dair oyunlar, benzeri çalışmalar yıllardır yapılıyor. ‘Ferhat ile Şirin’ kim bilir kaç kez seyirciyle buluştu, büyük bir etki yaratarak, Biz ”onbir tablo”yu yaptık, belki 21 tablo yapan da olur, bu yaklaşıma bağlı bir şeydir. Benzeri çalışmalar hep yapılmakta yapılacaktır” diye konuştu.

Asyalı, yapıtın amacını ise şöyle özetledi:

”Bu eseri resital biçiminde sunuyoruz. Cem, bestesi ve piyanosuyla ”onbir tablo”ya eşlik ediyor. İki bölümde sunuyoruz toplam 1.5 saat sürüyor. Ben hem sunumu yapıyorum, hem de Cem’in bestelerinden Nazım şarkıları var onları söylüyorum. Yeni 4 şarkı çıkıyor ortaya, hiç duyulmamış bu yapıt için bestelenmiş şarkılar bunlar.Asıl amacımız gelen seyircimizin özellikle gençlerin, Memleketimden İnsan Manzaraları’nın bütününü, 500 sayfalık kocaman cildi merak etmelerini sağlamak. ‘Onbir tablo’ bu peki gerisi ne diye merak ederlerse bu sunuş da Devlet Tiyatroları da Nazım konusunda, Türk edebiyatı konusunda amacına ulaşmış demektir.

Türk edebiyatının birçok büyük eseri Devlet Tiyatrolarında sahne bulmuştur. Bu açıdan üzerimize düşen görevi yapmaya çabalıyoruz. Ben de bu uğraş içinde bulunan sanatçılardan biri olarak gururlanıyorum. Bu 60 yıldır böyle. 60. yılımız sürüyor bu kapsamda sunumumuz dünya prömiyeri yapacak. Nazım, uçsuz bucaksız büyük bir kaynak, dev yapıtların buluştuğu bir büyük dağarcık, bitmez tükenmez. Seyircilerimiz merak etsinler, özellikle bütünü alıp okusunlar, Nazım Hikmeti’i anlamaya çalışsınlar.”

Nihat Asyalı’nın düzenlediği, Rüştü Asyalı’nın yönettiği 2 perdelik ‘Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan Onbir Tablo adlı sunum, 18 Kasımda Akün Sahnesi’nde dünya prömiyeri yapacak.

Müziği Cem İdiz’e ait sunumda, dekoru Hakan Dündar hazırladı. Işık tasarımını Ersen Tunççekiç’in üstlendiği sunumda Füruzan Tercan dramaturg, Berin Ötenel yönetmen yardımcısı, Batuhan Yalçın da reji asistanı olarak görev yaptı.

AA

Popularity: 100% [?]

Müzeleri bayramda açık olacak

16 Kasım 2010

AA muhabirinin İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden aldığı bilgiye göre, bayramın birinci günü Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzeler öğleden sonra yarım gün açık olacak.

Pazartesi günleri kapalı olan Ayasofya Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi, Türbeler Müzesi bayram süresince gezilebilecek. Topkapı Sarayı Müzesi ile Yıldız Sarayı Müzesi normal dönemlerde olduğu gibi Salı günü yani bayramın birinci günü kapalı olacak, diğer günler ziyaretçilere kapısını açacak. Hisarlar Müzesi ile Kariye Müzesi de Çarşamba günü dışındaki günlerde ziyaret edilebilecek.

Galata Mevlevihanesi Müzesi ile İslam Bilim Teknoloji Tarihi Müzesi, restorasyon ve onarımlar dolayısıyla ziyarete kapalı olacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı, Panorama 1453 Tarih Müzesi ve Miniatürk, Kurban Bayramı’nda vatandaşların ziyaretine açık olacak.

İstanbul’a düzenlenen gezi programlarının ayrılmaz birer parçası olan bu üç müze ziyaretinde, 7 yaşın altındaki çocuklardan ücret alınmayacak.

Tarihi Yarımada’nın ortasında bulunan ve 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılan Yerebatan Sarnıcı, suyun içinden yükselen mermer sütunlar arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafından ”Yerebatan Sarayı” olarak da anılıyor.

Yerebatan Sarnıcı, bir müze olarak hizmet vermesinin yanı sıra, ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıyor.

Dünyadaki 30 kadar panoramik müze içerisinde ”tam panoramik” özelliği taşıyan tek müze unvanına sahip Panorama 1453 Tarih Müzesi ise 3 boyutlu panoramik görüntüsü ve ses efektleriyle gerçekçi bir etki uyandırarak, İstanbul’un fethini adeta yeniden yaşatıyor.

Ziyaretçiler, müzenin alt katındaki panoramik bölüme girdiklerinde, kapalı bir mekana girdikleri değil, adeta açık bir alana çıktıkları duygusuna kapılıyor.

Türkiye’nin geçmişten bugüne uzanan kültür ve medeniyet birikimini yansıtan mimari eserlerini, sergilenen maketlerle bir araya getiren Miniatürk, ”zamanın durduğu yer” olarak da nitelendiriliyor. Miniatürk’te, Türkiye ve dünyadan seçilmiş 120 mimari eserin 1/25 oranında küçültülerek yapılmış maketleri sergileniyor.

(aa)

Popularity: 96% [?]

Roma dönemine ait 3700 yıllık mezar bulundu

16 Kasım 2010

Kütahya’nın Emet ilçesinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı Emet Bor İşletmesine ait sahada iş makinesiyle kazı yapılırken 3700 yıl öncesine ait olduğu sanılan ve içerisinde insan kafa tasları ile kemik parçalarının olduğu Roma döneminden kalma mezar bulundu.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, bor madeni cevherinin bulunduğu Espey maden sahasında dozerle kazı yapan işletme çalışanları, bir insana ait kafa tası ve kemik parçalarını görünce durumu işletme yetkililerine bildirdi.

Yetkililerce Cumhuriyet Savcılığı ve İlçe Jandarma Komutanlığına bilgi verilmesinin ardından yapılan araştırmada, burasının tarihi nitelikte bir mezar olduğu belirlenerek, Kütahya Müze Müdürlüğünden uzmanların araştırma yapması istendi.

Müze Müdürlüğü uzmanları, çevresi taşla örülen mezarda 4 adet insan kafa tası, kemikler, diş parçaları, ikişer adet kırık toprak küp ve demir bilezik ile 3 adet metal küpe bulunduğunu tespit etti.

Roma döneminden kaldığı belirlenen mezardaki kafa tasları ve kemiklerin bozulmadan günümüze kadar gelmesinin bor madeninin koruyucu özelliğe sahip olmasından kaynaklandığı, eski Mısır’da cesetlerin mumyalanmasında bor tozunun kullanılmasının buna örnek oluşturabileceği belirtildi.

MÖ 1700′lü yıllara ait olduğu sanılan mezarda bulunan parçalar, Kütahya Arkeoloji Müzesinde sergilenmek üzere yetkililere teslim edildi.

1958 yılından bu yana bor madeni çıkarılan Espey mevkisinde önceki yıllarda çevresi taşla örülmüş mezarlara rastlanmış ancak kafa tasları, kemik parçaları gibi bulgular elde edilememişti.

AA

Popularity: 71% [?]

Bir çocuk, 6 köpek mumyası bulundu

16 Kasım 2010

Mumyaların Lima’nın 25 kilometre güneyindeki Pachacamac arkeolojik alanında yer alan İnka piramitlerinden birinin içinde bulunduğu belirtildi.

Hayvan mumyalarını inceleyen veterinerler, köpeklerin Peru’da yaygın olan iki köpek türünden olmadığını kaydetti. Köpeklerin cinsini belirlemek için araştırmaların sürdüğünü bildiren arkeolog Jesus Holguin, “Mumyalanmış köpekler iyi durumda, tüyler ve çene kemiği olduğu gibi korunmuş” diye konuştu.

Veteriner Enrique Angulo ise “Bulunan köpeklerin güçlü çene kemiği, bunların evcil av köpekleri olduğunu gösteriyor” dedi.

Uzmanlar, köpeklerin de muhtemelen çocuk gibi kurban edildiğini düşünüyor. Köpekler üzerinde yapılan araştırmanın bunu netleştireceği kaydediliyor.

Pachacamac bölgesinde 1400-1530 yılları arasında İnka kültürü hakimdi.

AA

Popularity: 37% [?]

Batman’da 5 boyutlu sinema keyfi

16 Kasım 2010

Funny Club’te 5 boyutlu sinemayı denemek isteyen vali ve emniyet müdürü, heyecanlı anlar yaşadı. Böylesi teknolojik bir eğlenceyi ilk defa gördüklerini ve denediklerini ifade eden Vali Turhan ve Emniyet Müdürü Bilim, heyecan ve eğlenceyi bir arada yaşadıklarını dile getirdiler.

Temmuz 2010′da Batman World Center AVM’de hizmete giren 5D Motıon Theater “Beş boyutlu sinema” çok kısa bir süre zarfında 7′den 77′ye herkesin ilgi odağı haline geldi. Çevre iller Diyarbakır, Van, Mardin ve Siirt başta olmak üzere, Batman’a gelen yerli yabancı turistler sinemada  heyecan, adrenal ve eğlenceyi bir arada yaşıyor.

AA

Popularity: 69% [?]

Mevlana Müzesi yeni rekora koşuyor

16 Kasım 2010

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Konya’yı inanç turizmi açısından bir merkez haline getiren Mevlana Müzesi’ne olan ilgi, düzenlenen Mevlana’yı anma törenleri, yayımlanan kitaplar ve tanıtım faaliyetleri sayesinde her geçen yıl hızla artıyor.

Topkapı Sarayı Müzesi ve Ayasofya Müzesi gibi Türkiye’nin en fazla ziyaret edilen müzelerin arasında yer alan Müzesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlana’nın ”Gel” çağrısına kulak veren yerli ve yabancı yüz binlerce kişinin adeta akınına uğradı.

-MÜZE BU YILIN 10 AYINDA 1 MİLYON 420 BİN 546 TURİSTİ AĞIRLADI-

2008 yılında 1 milyon 536 bin 980 yerli ve yabancı turist sayısıyla rekor kıran Müze, geçen yıl 1 milyon 116 bin 189′u yerli olmak üzere toplam 1 milyon 394 bin 844 ziyaretçi ile rekorun oldukça gerisine düştü.

Geçen yılın Ocak-Ekim döneminde 991 bin 827 yerli, 237 bin 788 yabancı olmak üzere toplam 1 milyon 229 bin 615 turistin gezdiği Müze’yi bu yılın aynı döneminde yüzde 15 artışla 1 milyon 58 bin 528′i yerli, 362 bin 18′i yabancı olmak üzere toplam 1 milyon 420 bin 546 kişi ziyaret etti.

-YIL SONUNDA YENİ BİR REKOR KIRILMASI BEKLENİYOR-

Bu ay ile Mevlana’yı anma törenlerinin düzenleneceği aralık ayında da 250 bini aşkın turistin Mevlana Müzesi’ne gelmesi bekleniyor.

Yetkililer, yıl sonuna kadar Mevlana Müzesi’nin 1 milyon 700 bin ziyaretçi rakamını aşarak yeni bir rekor kırmasının beklendiğini bildirdi.

Ziyaretçi sayısındaki bu artışta havaların iyi gitmesinin büyük etkisi olduğunu dile getiren yetkililer, Müze Kart uygulamasının da Müze’ye gelen turist sayısının artmasında büyük etkisinin olduğunu bildirdi.

Konya Müzeler Müdür Yardımcısı Ayşenur Arar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Müze’nin bu yıl da İran ve Japonya başta olmak dünyanın dört bir tarafından yüz binlerce turistin akınına uğradığını bildirdi.

Mevlana’yı anma törenlerinin düzenleneceği Aralık ayında da törenlere gelen turistlerin Müze’yi ziyaret etmelerini beklediklerini anlatan Arar, Kasım ve Aralık ayında gelecek turistlerle birlikte Müze’nin yeni bir rekor kırmasını beklediklerini bildirdi.

AA

Popularity: 18% [?]

4 bin yıllık tarihi kent gün yüzüne çıkıyor

16 Kasım 2010

Aydıntepe Belediye Başkanı Orhan Eraslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçelerinin sınırları içindeki tarihi yer altı şehrinin ortaya çıkartılıp, turizme kazandırılması amacıyla 12 yıl önce başlatılan çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek, söz konusu kenti yer altı şehrinden çok yer altı kalesi olarak adlandırdıklarını ifade etti.

Kazı çalışmalarında elde edilen verilerle, söz konusu yerleşim yerinin sürekli yaşanan bir kentten öte savunma amaçlı ve tehlikeli zamanlarda kullanılan bir kale olarak kullanıldığını gösterdiğini ifade eden Eraslan, şu bilgileri verdi:

”1998′de bir inşaat kazısında bulunan yer altı kalesi yaklaşık olarak 50 metre civarlarındaydı. İlk belirlemelerde eski Roma yeni Bizans dönemine ait olabileceği söylendi. Atatürk Üniversitesi’ndeki sanat tarihçileri ile yapılan temizleme çalışmalarında yeni bulgular ve bazı duvar figürleri ortaya çıktı. Bu kazı çalışmalarında bulunan figürler buranın Roma-Bizans döneminden daha önceki dönemlere ait olduğunu ortaya koyuyor. Duvar figürleri daha ilkel inanışların olduğu dönemleri simgeliyor. Bunlar da bu yerleşim yerinin en az 3 bin yıllık olduğunu işaret ediyor. Yer altı kalesi odalar şeklinde, sokaklar ve geniş galerilerden inşa edilmiş. Yerleşim merkezinde 13 oda, 4 büyük galeri, 1 mutfak ve su ihtiyacının karşıladığı bir havuz bulunuyor.”

Eraslan, söz konusu yerleşim bölgesindeki kazılarda 3500-4000 yıllık mezarlar çıktığına da dikkati çekerek, ”Bu mezarlar anıt mezarlar şeklinde değil. Ölen kişilerin cesetleri yakılıp, toprak kaplar içerisine konmuş ve üzerelerinde de bir takım ziynet eşyası var. Gün ışığına çıkartılan eşyaların tamamı şu anda Erzurum Müze Müdürlüğünde. Bu alanda yapılan çalışmalarda en büyük özveriyi biz gösterdik. Ama tabi ki bu bizim gibi belediyelerin kapasitesinin çok üzerinde bir çalışma. Buradaki çalışmalara 200 bin liradan fazla para harcadık” şeklinde konuştu.

-YERLEŞİM YERİNİN BİR KISMI ORTAYA ÇIKARTILDI-

Tarihi yerleşim bölgesindeki yaklaşık bin metrekarelik bir alanı tamamen temizleyerek gün ışığına çıkarttıklarını ifade eden Belediye Başkanı Orhan Eraslan, sözlerine şöyle devam etti:

”Bundan sonraki çalışmalarımızda yer altı kalesindeki odalarda cansız mankenlerle figürler oluşturacağız. Daha sonra bölgeye ait eşyaların sergilendiği alanlar oluşturacağız. Burada yapacağımız en önemli çalışmalardan biri de yer altı kalesinin aydınlatılması olacak. Yapacağımız yeni aydınlatma tarihi alana zarar vermeyecek ve otantik yapısını bozmayacak. Bu çalışmaları bu kışın bitireceğiz. İçeride zaman zaman sergiler de düzenleyeceğiz. Bu çalışmaları bitirdiğimizde sadece Bayburt’un değil bölgeninde turist sayısında önemli ölçüde artış olacağını düşünüyoruz.”

Kazı çalışmaları sürdürülen alanda, yer altı kalesi dışında başka eserlerin de varlığını tespit ettiklerini söyleyen Eraslan, ”Bu eserler üzerinde de çalışmalarımız sürüyor. Ama öncelikle temizlenen alanı hizmete açmak için titiz çalışma yürütüyoruz. Tespit ettiğimiz diğer alanlara şimdilik dokunmayacağız. Bu alanların bir kısmı şehrin içerisinde diğer bir kısmı da şehrin dışında. Özellikle şehrin kuzeydoğu kısmında mevcut yer altı kalesinin 2 bin metre ötesinde tespit ettiğimiz bir yer var, bunlar bizi heyecanlandırıyor. Oralara da zamanla gireceğiz ancak öncelikli olarak ortaya çıkartılan alanı iyi bir şekilde tanıtmalıyız” diye konuştu.

Eraslan, bulunan tarihi yer altı kalesini istedikleri şekilde turizme kazandırmak için 1 milyon liraya ihtiyaçları olduğunu bildirerek, ”Ben inanıyorum ki bunların hepsi olacak ve burası hak ettiği ölçüde tanınacaktır” dedi.

AA

Popularity: 49% [?]

Expo pavyonlarındaki ürünler satılacak

16 Kasım 2010

Çin’in, kendi eyaletlerinin tanıtımı için açtığı pavyonların yanı sıra birçok ülke pavyonunun açık artırmaya çıkarılması beklenen satışlardan milyonlarca dolar elde edilmesi bekleniyor.

Yetkililer, fuar alanındaki tüm pavyonların sökülme ve parçalanma işlemlerinin gelecek yılın nisan ayına kadar süreceğini, satışa sunulacak ürünlerden birçoğunun gösterilerde kullanılan görsel ekipmanlardan oluştuğunu söyledi.

AA

Popularity: 5% [?]

Mersin’de taş heykel sempozyumu

16 Kasım 2010

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve MEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Berika İpekbayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ile toplam 8 ülkeden gelen 10 sanatçının katılımı ile devam eden sempozyumun, başarılı bir şekilde sürdüğünü söyledi.

Bir haftadır devam eden çalışmalar neticesinde heykellerin şekillenmeye başladığını ifade eden İpekbayrak, sempozyum sayesinde, heykel bölümünde eğitim gören öğrenciler için deneyim kazandıklarına işaret ederek, ”Öğrencilerimiz bu sempozyumla birlikte dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen sanatçılarla tanışma fırsatı bulurken, aynı zamanda onların deneyiminden de faydalanıyorlar. Üniversitede bulunan öğrencilerimiz buraya gelerek heykel yapımında kullanılan aletlere aşinalıkları artıyor, mesleklerini mutfakta görme fırsatını buluyorlar” dedi.

Sempozyuma katılan sanatçılara geziler düzenleyerek onlara aynı zamanda Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini anlatmak istediklerini ifade eden İpekbayrak, şunları kaydetti:

”Sanatçılarımızı her yıl ülkemizin güzelliklerini anlatmak için değişik yerlere geziler düzenliyoruz. Sanatçılarımızı geçen yıl Kapadokya’ya götürdük. Bu yıl Mersin’deki tarihi ve kültürel yerlerini gezdireceğiz. Bazı sanatçılarımız ülkemizin güzellikleri karşısında hayretlerini gizleyemiyor, bazıları da önümüzdeki yıllarda buraya yerleşmeyi düşündüklerini söylüyorlar. Ülkemize karşı Avrupa’daki ön yargıları kırmak için herkes üzerine düşeni yapması gerekir. Yani sempozyum, aynı zamanda ülkemiz için gönüllü turizm elçileri yetiştiriyor.”

30 Kasıma kadar sürecek olan sempozyum kapsamında yapılacak heykeller, daha sonra kentin farklı noktalarına yerleştirilecek.

AA

Popularity: 40% [?]

Romanya en ünlü şairi için yasta

16 Kasım 2010

Uluslararası ajanslar, Komünist Parti iktidarının 1989′da halk ayaklanmasıyla devrilen son devlet başkanı Nicolay Çavuşesku’yu öven şiirler yazmasına rağmen halkın beğenisini yitirmeyen Paunescu için ülkenin yasta olduğunu duyurdu.

Çoklu organ yetmezliğinden önceki gün 67 yaşında ölen Paunescu’nun cenazesinin katafalka konduğu Bükreş Kütüphanesinde yaklaşık 2000 kişinin toplandığı, adını haykıran halkın cenazenin üzerine beyaz çiçekler attığı haber verildi.

Bir gazete dünkü sayısının tamamını şaire adarken, eski Başbakan Adrian Nastase bir günlük yas ilan edilmesi çağrısında bulundu.

Devlet Başkanı Traian Basescu da Paunescu’nun sol siyasi düşüncelerine değil, ama şiirine hayran olduğunu belirtti.

Şair, askeri törenle 19′uncu yüzyılın tanınmış şairi Mihai Eminescu’nun yanına defnedilecek.

 

AA

Popularity: 13% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...