‘ Siyaset Haberleri ’ kategorisi altındaki tüm yazılar...

Gökçek’ten CHP ve MHP’ye 2011 seçim tahmini

16 Kasım 2010

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bugüne kadar seçimler konusunda çok farklı isimlerle iddiaya girdi. En son, 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumu konusunda A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür ile iddiaya girdi.

Adil Gür ile “Ankara’dan Evet oyu çıkacak” iddiası üzerine giren Melih Gökçek, bu kez gazetecilerle Çin’in Şangay kentinde konuştu. Gazetecilerle bahse girmeyen Gökçek, CHP konusunda iddialı konuştu ve “6-8 ay içinde CHP’de yeni bir kongre yapılacak” dedi.

Gökçek, “Ankara Günleri” kapsamında bulunduğu Çin’in Şanghay kentindeki Jin Jiang Tower Otel’de gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, CHP’de bir süre önce yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Gökçek, CHP konusundaki tahminlerinin hep doğru çıktığını söyledi.

CHP’nin 6-8 ay içinde yeni bir kongreye gideceği öngörüsünde bulunan Gökçek, bu kongreyi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybedeceğini öne sürdü.

2011′de yapılacak genel seçimlerle ilgili öngörülerde de bulunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, seçimlerde AK Parti’nin yüzde 50 civarında oy alacağını tahmin ettiğini söyledi.

Gökçek, muhtemelen iki partili bir Meclis’in oluşacağını CHP’nin yüzde 23-25 arasında bir oy toplayabileceğini, MHP’nin ise barajın altında kalacağını tahmin ettiğini söyledi.

YerelPosta

Popularity: 12% [?]

Erdoğan: Beni sırtımdan hançerledi

16 Kasım 2010

İsrail ile Suriye arasında 1947’den bu yana devam eden savaş halinin yerini barışın almasına sadece yarım saat kala, İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in, Suriye Lideri Esad ile görüşmelere aracılık eden Başbakan Erdoğan’ı uyarmadan Gazze’ye operasyon kararı aldığı ortaya çıktı.

Vatan’da yer alan habere göre, Davutoğlu, 2008 yılındaki Dökme Kurşun operasyonu öncesinde Başbakan Erdoğan, İsrail’in o dönemdeki başbakanı Olmert ve Suriye lideri Esad arasında aylar süren bir diplomasi trafiği yaşandığını anımsatarak, yaşananları şöyle anlattı:

“İsrail ile Suriye arasında barışa ulaşmak için metin artık neredeyse hazırdı. Ben İsrail ve Suriye delegasyonlarının kaldığı oteller arasında mekik dokuyordum. 29 Aralık’ta Suriye ve İsrail liderleri bir araya gelecek ve ortak bir deklerasyonu dünyaya açıklayacaklardı.”

‘Tek kelimelik itilaf vardı’

“Bu metinde sadece tek bir kelime üzerinde anlaşma sağlanamamıştı. Bu kelime üzerindeki itilafın da Olmert ile Erdoğan arasında 27 Aralık’ta saat 11:00’de gerçekleşmesine karar verilen telefon görüşmesiyle aşılması konusunda fikir birliğine varıldı. Ancak saatler 10:30’u gösterdiğinde İsrail ordusu Gazze’ye girdi. Operasyonun ilk saatinde 148 kişi hayatını kaybetti. Barışa yarım saat kala yaşanan bu olay sonrasında tüm çabalar da suya düştü.”

‘Golan’dan çekileceklerdi’

İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesi de 2009 yılında üzerinde uzlaşmaya varılan deklarasyonun detaylarını yazmıştı. Buna göre, İsrail’in kalıcı bir barış ve güvenlik düzenlemelerinin karşılığında tüm Golan Tepelerinden çekilmeye hazır olduğunu tüm dünyaya açıklayacaktı. Suriye ile ilişkilerdeki normalizasyonun gelecekteki barışçıl ilişkiler için ne anlama geleceğine ilişkin bir mutabakatı da içerecekti. Açıklamada öldürülen, İsrail eski Başbakanı İzak Rabin ile varılan anlaşmaya sadık kalınması yönündeki bir ifade de yer alacaktı. Haaretz’de yer alan bir iddia ise hem Türk hem de İsrail medyasında uzun süre manşetlerden inmemişti.

‘Olmert beni hançerledi’

Buna göre Erdoğan’ın danışmanlarından biri, başbakanın saldırıyı öğrendiğinde Olmert’in kendisini sırtından hançerlediğini ve İsrail’in bunu bedelini ödemesini gerektiğini söylediğini kaydetti. İlerleyen günlerde İsrail hükümetinin operasyon için aylar süren hazırlık yaptığı, ordu planlarının onaylanmasının ardından işgal emrinin de bizzat İsrail kabinesi tarafından alındığı ortaya çıkmıştı. Bu süreçler yaşanırken Olmert’in Erdoğan’a bu konuda hiçbir bilgi vermemesi Ankara tarafından çok ağır bir dille eleştirilmiş, İsrail’deki sol basın da Olmert’i Suriye ile tarihi bir fırsatı tepmekle suçlamıştı.

Popularity: 8% [?]

Paris’teki Türkler Kılıçdaroğlu’ndan ne istedi?

16 Kasım 2010

Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğunda düzenlenen toplantıda, Fransa’da yaşayan Türkler, Türkiye’deki seçimler için yurt dışında oy kullanılması konusunda CHP liderinin desteğini istedi.

Paris’teki çok sayıda Türk derneği temsilcisinin katıldığı toplantıda Türk vatandaşları, sosyal güvenlik, sigorta ve bankacılık konusunda karşılaştıkları sorunlara dikkati çekerek, CHP liderinden sorunlarının çözümü konusunda destek talep ettiler.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP’nin Brüksel’de bir temsilcilik açtığını, Almanya’dan sonra İngiltere ve ABD’de CHP’yi desteklemek amacıyla derneklerin kurulduğunu hatırlatarak, Fransa’da da bu konuda çalışma olursa gerekli desteği vereceklerini söyledi.

“CHP’nin geçmişte hep itiraz eden, değişikliklere karşı çıkan bir parti olarak tanıtılmak istendiğini” belirten Kılıçdaroğlu, partisinin toplumu ileriye götüren çalışmalara destek vermeye devam edeceğini, toplumu geriye götüren girişimlerle kararlılıkla mücadele edeceğini ifade etti.

Yeni CHP anlayışında gençlerin ve kadınların daha fazla siyasete girmesini arzu ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, bir soruyu yanıtlarken de  her türlü düşünce özgürlüğünü tartışmasız desteklediklerini ve görüşleri yüzünden kimsenin yargılanmasını istemediklerini kaydetti.

CHP tabanının, bilinçli, sorgulayan, yeniliklere açık farklı bir kültürü temsil ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, diğer partilere oy verenlerin biat kültürüyle hareket ettiğini savunarak, demokrasilerde en tehlikeli unsurun biat kültürü olduğunu söyledi.

Türkiye’deki çok sayıda gazetecinin cezaevinde bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, insanların telefonlarının dinlendiğini ve bu korkuyla yaşadığını, böyle bir ortamda demokrasiden bahsetmenin zor olacağını savundu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de boşaltılan köylerle ilgili bir soru üzerine, bu konuda bir yasa çıkarıldığını, ancak uygulamada sorunlar yaşandığını bildirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine de partisinin zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmak istediğini söyledi. Eğitim olmadan demokrasinin de gelişemeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, partisinin bu konuya önem verdiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine, partisinin Türkiye’de demokrasinin ve laikliğin güvencesi olduğunu ifade etti.

“CHP’nin neden Kürt sorunu konusunda girişimleri yok” şeklindeki bir soruyu yanıtlarken de Kılıçdaroğlu, Mecliste Güneydoğu Anadolu konusunda ilk kapsamlı raporu hazırlayan CHP’nin, yine bu konuda sivil toplum örgütleri temsilcileri ve akademisyenlerle görüşerek yeni bir rapor hazırladığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Etnik kimlik herkesin şerefidir, asimilasyona karşıyız, farklılıklara saygıyla entegrasyon içinde birlikte yaşamı savunuyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu ve beraberindeki CHP heyeti, daha sonra, Fransız Sosyalist Partisi’nin Sosyalist Enternasyonal toplantısına katılan delegelere verdiği resepsiyona katıldı.

AA

Popularity: 10% [?]

‘CHP’nin yeni genel başkanı Gürsel Tekin’dir’

16 Kasım 2010

Önceki açıklamalarında, kendisi için “Ben CHP uzmanıyım” diyen ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Genel Sekreteri Önder Sav arasında bir süre önce yaşanan gerilimin ardından CHP hakkındaki tahminlerinin doğru çıktığını ifade eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Türkiye’ye kilometrelerce uzaklıkta bulunduğu Çin’in Şanghay kentinde yine CHP ile ilgili ilginç yorumlarda bulundu.

Gökçek, 6-8 ay içinde yeni bir kongrenin yapılarak Kılıçdaroğlu’na “güle güle” denileceğini ileri
sürdü. Gökçek, “CHP’nin yeni genel başkanı Gürsel Tekin’dir, hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Ankara Kültür Günleri” etkinlikleri için Çin’in Şanghay kentinde bulunan Gökçek, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, gazetecilere imalı biçimde, “Biliyor musunuz CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Brüksel’e gitmeye çalışırken yanlış uçağa binmiş. Brüksel’de de elektrikler kesilince yürüyen merdivende 10 dakika beklemiş” diyen Gökçek, şunları kaydetti:

“Referandum öncesinde ne söyledim hatırlıyor musunuz? ‘Seçimlere kalmaz CHP’de ya Önder Sav, Gürsel Tekin’i yer ya da Gürsel Tekin, ayağı yer tutar da, genel başkan yardımcısı olursa Sav’ı bitirir’ demiştim.

Başkan yardımcısı oldu, Sav’ın Tekin’e bir ay gücü yetmedi. Yoksa Sav’ı gönderen Kılıçdaroğlu değil, onun gücü buna yetmez. Sav’ı gönderen Tekin’dir. Kurda kuzu emanet edilir mi? Ama edildi.

Burda kuzu Kılıçdaroğlu oluyor. Kurt da, teşkilat başkanı oldu. Seçimlerin ardından 6-8 ay içinde yeni bir kongrenin yapılmaması ve Kılıçdaroğlu’na ‘güle güle’ denilmemesi mümkün değil. CHP’nin yeni genel başkanı Gürsel Tekin’dir, hayırlı uğurlu olsun.

“ERGENEKONCULARIN GÖNLÜNDE SÜHEYL BATUM YATIYOR”

Gökçek açıklamalarına şu sözlerle devam etti: “Tabii Ergenekoncular, Süheyl Batum için uğraşacak. Onların gönlünde yatan CHP lideri Süheyl Batum. Benim bildiğim Tekin, Batum’u da sirküle eder.

Zaten teşkilat başkan olup da buraları ele geçirmemek mümkün değil. Şu anda CHP’nin içindeki en kıvrak zekaya sahip kişi Tekin. Kılıçdaroğlu’nun Tekin’e gücünün yetme ihtimali sıfır.

Bugüne kadar CHP’nin içinde biz ne dediysek o oldu, bundan sonra da o olur. CHP içinde çok arkadaşım var. Baykal, gücünün yetmeyeceğini anladı.

Baykal’ın orada bir çıkış yapma ihtimalini düşündüm. Fakat gördüm ki artık o da gücünün yetmeyeceğini anlamış, sadece önümüzdeki dönem milletvekilliğini düşünüyor.

Baykal’ın yanında tekrar milletvekili yapacağı arkadaşlarının sayısı 2′yi, 3′ü geçmez. 100 CHP milletvekilinin 80′i önümüzdeki dönem sivil hayata başlayacak.

Hayırlı uğurlu olsun. Tekin, uyanıktır, kendisine rakip olacakları vekil yapmaz. Baykal’ın kasedinin, CHP’den birisi tarafından sızdırıldığı yönündeki kişisel kanaatim yüzde 100. “

“MHP BARAJ ALTINDA KALACAK

Gökçek, önümüzdeki seçimlerde AK Parti’nin 3 aşağı 3 yukarı yüzde 50 civarında oy alarak yeniden iktidar olacağını öne sürdü. Gökçek, “CHP, yüzde 23-25 arası bir yere oturacak.

MHP ise yüzde 51 baraj altında kalacak. İki partili bir parlamento düşünüyorum. Kendisini AK Parti’ye yakın hissetmeyenler CHP’de toplanacak. Oradan götürüyor CHP” diye konuştu.

Gökçek, ayrıca geçtiğimiz yerel seçimlerde Adil Gür ile gömleğine iddiaya girdiklerini hatırlatarak, “Adil Gür, ‘Melihciğim gömleğini getireceğim’ dedi, hala getirecek” dedi.

 

İHA

Popularity: 11% [?]

Erdoğan, Obama’ya hangi şartı sundu?

16 Kasım 2010

Başbakan: Topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, komuta kesinlikle bize verilmeli, aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil.

 Erdoğan, Füze savunma sisteminin komutasının kime verileceği konusuyla ilgili, “Topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa, zaten bu kesinlikle bize verilmeli, aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil” dedi.

Güney Kore ve Bagladeş’teki temaslarını tamamlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gazetecilerin füze savunma sistemi ile ilgili sorularını yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, Seul’de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, “Kendileri bu konuyla ilgili zaten belli bir noktaya gelinmesi hasebiyle sordukları soruya, daha önce de burdan hareket ederken de söylediğim gibi aynı şekilde değerlendirmemi kendilerine bildirdim. ’Bu noktalardaki hassasiyetiniz, bizim de hassasiyetimiz olacaktır’ dedik” şeklinde konuştu.
kullan

Türkiye’nin Şartları Var
Bu işin ana merkezini NATO’nun teşkil ettiğini ifade eden sözü Erdoğan, Füze savunma sisteminin komutasının kime verileceği konusuna getirdi ve şunları söyledi:

“NATO’nun bir üyesi olarak şüphesiz ki, bu kapsamda atılacak bir adım ve bu işin komutasının kime verileceği hususu ki, bunun özellikle topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa zaten bu kesinlikle bize verilmeli. Aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil. Bir diğer, asla, herhangi ülke adı burada belirtilemez. Tabi yerleşim noktası, bunlar çok çok önemli ve serpilme denilen konu çok çok önemli. Bu serpilme nerde olacak, nasıl olacak bu önemli. Hangi irtifada olacak, bunlar önemli. Teknik kadrolarımız üzerinde bütün bunların üzerinde çalışmalarını yapıyor. Silahlı kuvvetlerimizde de bunun çalışmaları ayrıca yapılıyor. Ve Lizbon zirvesinde de bu görüşülecek. Eğer mutabakat sağlanırsa ne ala, sağlanamazsa söyleyecek bir şey yok.”

Popularity: 2% [?]

BDP’ye açık diğerine üstü örtülü ikaz

16 Kasım 2010

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ”Bu sorunları (terör) yaşayan ve çözen bütün ülkelerde siyasi partilerin işbirliği ve bu konuda yardımlaşması en önemli anahtar olmuş. Bir diğer anahtar medya… İngiltere, İspanya örneği dediğinizde hepsinde temel noktalardan biri, hiçbir siyasi parti bu konuları iç siyasi malzeme olarak kullanmamış. Bu bir milli meselesidir. Sadece iktidarın meselesi değildir” dedi.

Kanal 7′de ”Başkent Kulisi” programında Gazeteci Mehmet Acet’in sorularını yanıtlayan Atalay, Türkiye’de terörün önemli bir mesele olduğunu, hükümet olarak sorunun çözümü yönünde ”insan odaklı” adımlar attıklarını belirtti.

Terörle mücadelede demokratikleşme, özgürlük ve insan haklarının anahtar rolü olduğuna işaret eden Atalay, ”8 yıllık süreçte demokratikleşme adına her adım atıldı.

Demokratik açılıma hükümet önem veriyor. Daha ileri adımlar atılacak. Yapılan çalışmaların sonucunda gelinen noktada Türkiye bu konuda çok ileri mesafe katetti” dedi.

Terör sorununun çözümünde siyasi partilerin yardımlaşmasının önemine işaret eden Atalay, ”Bu sorunları (terör) yaşayan ve çözen bütün ülkelerde siyasi partilerin işbirliği ve bu konuda yardımlaşması en önemli anahtar olmuş. Bir diğer anahtar medya…

İngiltere, İspanya örneği dediğinizde hepsinde temel noktalardan biri, hiçbir siyasi parti bu konuları iç siyasi malzeme olarak kullanmamış. Bu bir milli meselesidir. Sadece iktidarın meselesi değildir” diye konuştu.

Bakan Atalay, terörün çözüme kavuşturulması konusunda siyasi partilerden, yürütülen çalışmalara çok katkı sağlanamadığını kaydetti.

Bu konuda, CHP’nin son dönemde yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getiren Atalay, aynı şekilde MHP’den de beklentileri olduğunu dile getirdi.

”BDP’DEN DAHA FAZLA KATKI BEKLİYORUZ”

BDP ile temasın ise devam edeceğini bildiren Atalay, ”BDP sadece bir siyasi parti değil, bu konularda meşru muhatap… Bundan sonra da görüşmeler devam edecek.

BDP’nin bu konuya daha fazla katkı vermesini arzu ediyoruz. BDP’nin sorumlu siyaset üslubu benimsemesini, katkı vermesini bekliyoruz. BDP’yi önemsiyoruz” dedi.

Atalay, kimlikçi siyasetten ve öfkeyi artıran tutumlardan kaçınılması gerektiğinin de altını çizdi.

Bakan Atalay, ayrıca farklı dil ve lehçelerin Türkiye’nin zenginliği olduğunu belirterek, Türkçe bilmeyen vatandaşların meramını anlatmak için gerektiğinde bunları kullanabileceğini söyledi.

Yer isimlerinin değiştirilmesi konusunda hükümet olarak kararlılıklarını sürdürdüklerini, çoğunluğun istemesi halinde köylerin isminin değiştirilmeye devam ettiğini kaydetti.

İçişleri Bakanı Atalay, polislerin askerlik hizmetinden muaf olması konusunda ise çalışmaların devam ettiğine değinerek, ”Bu konuda bir söz verdik.

Çalışmanın üzerindeyiz umarım geç olmadan gerçekleşir. Bu konuda bir çözüm getirilecek. İnşallah seçimden önce sonuçlanır diye umuyorum ama tam bir takvim veremiyorum” şeklinde konuştu.

Vatandaşların Kurban Bayramı’nı da kutlayan Beşir Atalay, bayramın acıya dönüşmemesi için sürücülerin dikkatli olmalarını istedi. Atalay, vatandaşların bayramı huzur içinde geçirebilmeleri için asayiş ve trafik konularında gereken tedbirlerin alındığını da sözlerine ekledi.

AA

Popularity: 1% [?]

Çelik, CHP’yi fıkralarla anlattı

16 Kasım 2010

Çelik, “Ağzınızla kuş tutsanız bile, ‘Bu hayvan haklarının ihlalidir’ diye muhalefet ederler” dedi.
Halkapınar Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen AK Parti İzmir İl Danışma Meclis Toplantısı’na Milli Savunma Bakan Vecdi Gönül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve AK Parti İzmir Milletvekillerinden Tuğrul Yemişçi, Mehmet Tekelioğlu ile İl Başkanı Ömür Kabak ve çok sayıda partili iştirak etti.

Çelik, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kendi partisi ile ilgili iktidarlık değerlendirmesi hakkında şöyle konuştu: “CHP 60 senedir muhalefettir. Muhalefette kronikleşmiştir. Geçenlerde Kılıçdaroğlu dedi ki; ‘CHP 53 senedir iktidara gelmiyor. Aslında yanlış hesap yaptı. Partinin genel başkanı kaç yıldır iktidara gelmediklerini bilmez mi? 53 yıl sayın Önder Sav’ın CHP de geçen süresiydi. O Kendini o kadar korku imparatorluğunun tesirine ve etkisine kaptırmış olmalı ki 1950 de 14 Mayıs’ta halk yeter
diyerek Demokrat Partiyi iktidara getirdi ve CHP 60 senedir iktidar yüzü göremedi. O günden bu güne memleket yararına ister DP ister AK Parti, ister Anavatan Partisi getirsin fark etmez kim ne yaparsa yapsın ona CHP bir kulp bulur.”

CHP TÜRKİYE BORÇ BATAĞINDA DERKEN HAKLI

Muhalefetliği CHP’nin bir yaşam tarzı haline dönüştürdüğünü öne süren Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Muhalif olmayı, muhalefette olmayı bir hayat tarzı olarak benimsemişler. Bunlarda muhalefetlik bir kronik hastalık haline gelmiş. Adamın kolu kırılır yanlış kaynar. Ama sizin bu kol aslında yanlış kaynamış vaziyettedir CHP budur. CHP’lilerin halkı kandırdıkları ve doğru söylemedikleri birinci meselelerden birisi; ‘Türkiye’yi borç batağına soktunuz” söylemi. Türkiye’nin borçları arttı diyorlar. Peki bu doğru mu? Türkiye’nin borçları arttı mı evet arttı. Peki nasıl arttı. Ölçü şu 2002 yılında milli gelirin her 100 liramızdan 74-75 lirası borçtu. Peki bugün her 100 liradan 42 lirası borç. İnsaf diye bir şey var. Borcumuz arttı ama milli gelirimiz yüzde 350 arttı.”

CHP’NİN YAPTIĞI TEMEL ANASINI GÖRMESİN MUHALEFETİDİR

‘Şu komşunun evi yansa da ben de evimde yumurtamı omletimi yesem” benzetmesinde bulunduğu CHP’nin durumunu fıkralar ile anlatan Çelik, şunları söyledi: “Temel’le Dursun idama mahkum edilmiş. Temel senin son arzun nedir. Anamı görmek istiyorum demiş. Dursun’a son arzusunu sormuşlar. Temel anasını görmesin. CHP’nin yaptığı Temel anasını görmesin muhalefetidir.”

CHP’nin aynaya bakarak siyaset yapması gerektiğini belirten Hüseyin Çelik, ana muhalefet partisi için ruha göre hareket etme felsefesinin kavramı olan antropoformizm yakıştırmasında bulunarak “CHP şöyle bir aynaya baksın. Siz nasılsanız muhataplarınızı öyle görürsünüz. Antropoformizm de çok şen şakrak olduğunuz zaman kuşları dans ediyor diye görürsünüz. Üzüntülüyseniz ağladığını zannedersiniz. Sizin ruh dünyanız neyse başkasını öyle görürsünüz. Onun için kusura bakmasınlar” dedi.

BİZ 100. YIL MARŞIMIZI BESTELİYORUZ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik konuşmasının sonlarına doğru şu ifadeleri kullandı: “CHP 10. Yıl Marşını söylemeye dursun biz 100. Yıl Marşını besteliyoruz. CHP’ye bakın Bremen mızıkasından farkı var mı? Ağzınla kuş tutsan bu hayvan haklarına aykırıydı derler.”
Referandumun her iktidar partisinin göze alamayacağı riskli bir iş olduğunu söyleyen Gönül de, “12 Eylül şartlarında geliştirilmiş bir anayasanın değiştirilmesine karar veren partimiz diğer partiler tarafından yıpratılmıştır. Eğer referandum tersine bir karar çıksaydı ekonomide istikrarsızlık olurdu”

İHA

Popularity: 7% [?]

Son seçim anketinde partilerin oy oranı

16 Kasım 2010

Habertürk’ün Konsensus’e yaptırdığı anketin sonuçları açıklandı..

Son seçim anketine göre AK Parti’nin oylarında düşüş var.. CHP’nin oyları çok az arttı.

YÜZDE 47 İDİ DÜŞTÜ

“Bugün seçim olsa kime oy verirsiniz” sorusuna verilen yanıtlara göre, oyları 2010 Eylül ayında yüzde 47 olan Ak Parti, 2010 Ekim’de yüzde 44,8′e geriledi. CHP’nin oyu çok az arttı.

PERFORMANS DA İNDİ

Önceki ay yüzde 512e kadar çöıkan Erdoğan’ın siyasi performans puanı da yüzde 44′e indi. Ankete katılanlar, dokulmazlıkların kalkmasını, barajın kalkmasını istedi.

kullan

HABERİN DEVAMINA VE ANKET GALERİSİNE
BU LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ

Popularity: 5% [?]

Türker: Medya baskı altında

16 Kasım 2010

Türker, “Partimizin 25. Kuruluş Yıldönümü’nü iktidar yürüyüşümüz için, ‘Yeniden DSP, yeniden İktidar’ için bir başlangıç noktası ilan ediyorum” dedi.

Türker, DSP’nin 25. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle İçkale Otel’de Parti Meclisi Üyeleri, parti yöneticileri ve partililerle birlikte düzenlenen törende konuştu. Tören öncesinde DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi’nin daveti üzerine Atatürk, şehitler, Ecevit, bir süre önce yaşamını yitiren DSP Parti Meclisi Üyesi Ziya Odabaşı ile Kuruluş Yıldönümü töreninden az önce yaşamını yitiren Parti Meclisi Eski Yedek Üyesi ve DSP Çayyolu Örgütlenme Komisyonu Başkanı Kadri Özen için saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, DSP Genel Başkanı Masum Türker, üzerinde Türk Bayrağı, KKTC Bayrağı, DSP bayrağı bulunan ve ‘Yeniden Demokratik Sol, Yeniden İktidar’ yazılı pastayı kesti.

- ECEVİT KURULTAY İSTEMİŞTİ, ENGELLENDİ-

DSP’lilerin mücadeleci ruhunu, tüm zorluklara rağmen iktidar olduğunu anlatan Türker, Bülent Ecevit’in, hastalandığı dönemde DSP’nin başında durmak istemediğini, kurultay istediğini, ‘yenilenerek gidelim’ dediğini ama engellendiğini söyledi. Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ecevit’i kurultay istediğinde engelleyenlerin hiç biri şimdi partide değil. Amacına ulaşamayanlar partiyi terk etti. Ama bizler, DSP’yi yaşatmak için ne yapmak lazımsa hazır olanlar, gitmedik, buradayız. Hepimizi burada tutan en önemli şey, Demokratik Sol felsefeye bağlılık ve inançtır. Bizim mutluluğumuz, bizim varlığımız inançla Demokratik Sol ilkelere olan bağlılığımızdır.”

-ÖZELEŞTİRİ DE YAPMALIYIZ-

Türker, DSP’nin 25 yıllık sürece bakıldığında, özeleştiri yapması gereken noktalar da bulunduğunu söyledi ve “Biz iktidardayken, dışarıdan Cumhurbaşkanı adayı aramamalıydık. Biz ekonomiyi dışarıdan gelen birisine emanet etmemeliydik. Ekonomimizin emanet edildiği kişinin, siyasal mühendislik yapmak için geldiğini hep birlikte yaşadık, gördük” dedi.

-ULUSAL BİRLİK VE LAİKLİK TEHLİKEDE-

“Bugün Türkiye’nin ulusal birliği tehlikededir” diyen Türker, konuşmasında “Özellikle ana muhalefet partisindeki değişiklikten sonra ulusal birlik ve laiklik tehlike altına girmiştir. Ana muhalefet partisinin herhangi bir projesi olmadan ‘türbanı biz çözeriz’ sözlerinden sonra ilköğretimde türban meselesi konuşulmaya başlanmıştır. Kadere bakın ki ana muhalefet ‘türbanı çözeriz’ derken, uzun süre türban için mücadele etmiş olan Cumhurbaşkanı ise ‘Şu türban lafından bıktık’, Cumhurbaşkanı’nın türbanlı eşi de ‘İlköğretime türban girmemelidir’ diyor. Laiklik ciddi şekilde tehlike altındadır. ‘Laiklik tehlike altında değildir’ diyenlere buradan haykırıyorum: Eğer Demokratik Sol’u öğrenmek istiyorsanız, önce laikliğin tehlike altında olduğunu hissetmeniz gerekir. DSP ulusal birliğin sağlanması konusunda da laikliğin tehlike altında olduğu bilinciyle gerekli önlemleri alma konusunda da hazır bir partidir” dedi.

-HALK VE MEDYA BASKI ALTINDA-

Türker, halkın ve medyanın baskı altında olduğunu, Başbakan’ın ‘savaşırım’ sözünden sonra büyük bir gazetenin başyazarının istifa ettirildiğini anlattı. Türkiye’yi baskıcı ve karanlık düzenden ancak DSP’nin kurtarabileceğini, söyleyen Türker, “Demokratik Solcular, halk iktidarı için vardır. DSP birilerinin değil, halkın partisidir. Benim Genel Başkan olabilmek için kasete ihtiyacım olmaz. Ben tüm Demokratik Solcular adına emaneti almış bir Genel Başkanım” dedi. Türker, DSP’nin programını yenilemesine gerek olmadığını kaydetti ve “Biz ‘Yeniden DSP Yeniden İktidar yolu’ diyoruz. Hedefimiz partimizi iktidara taşımaktır” dedi.

- KKTC BAYRAĞINI ASARLARSA SAMİMİYETLERİNE İNANIRIZ-

DSP’nin, bölge merkezli dış politika anlayışıyla barıştan yana bir parti olduğunu vurgulayan Türker, “DSP’nin 14 Kasım’da kurulması tesadüfi değildir. KKTC’nin kuruluşundan bir gün önce kurulması anlamlıdır. Böylece çifte bayram kutluyoruz. KKTC bayrağını, Türk bayrağı ve DSP bayrağı ile birlikte partisinin önündeki gönderde dalgalandıran yegane parti biziz. ‘Demokratik Solcu’luğu yeniden öğrenenlerin samimiyetlerine, ancak partilerinin kapısına KKTC bayrağı astıkları zaman inanmaya başlayabiliriz” diye konuştu.

-DSP KENDİ BAYRAĞI ALTINDA SEÇİME GİRECEKTİR-

Türker, seçime 7 ay kaldığını ve bu süreçte kendisine siyasette yer arayanların, kendisini ‘çöpçatan’ sayanların birçok senaryo geliştirdiğini belirtirken DSP’nin, DSP bayrağı altında, güvercin amblemi altında seçime gideceğini, başka bir partiye endekslenmesinin söz konusu olmadığını açıkladı.
“DSP çatısı altında seçime girmek isteyen herkese kapımız açıktır” diyen Türker, bayram sonrasında illeri dolaşacağını ve DSP örgütlerinin de aday belirleme çalışmalarına başlayacağını bildirdi.

-DSP DEVRİMCİ BİR PARTİDİR-

Türker, DSP’nin devrimci bir parti olduğunu vurguladı ve “Ben ‘DSP devrimci bir partidir’ sözünü, ilk kez 2007’deki kurultayımızda, DSP Genel Sekreteri olarak söylemiştim. Aradan 3 yıl geçti. Şimdi birilerinin kendi partisini ‘devrimci’ ilan ederek bizi taklit etmelerinden fevkalade memnunuz. Ama söyleyeyim, devrimcilik kolay değildir. Devrimcilik  gelecekteki ihtiyacı hissedip, her şeye rağmen özveride bulunarak bugünden o günün ihtiyaçlarıyla ilgili şeyleri ortaya koymaktır. Ecevit devrimciydi. O nedenle Irak’ta ne olacağını hissedip ABD’ye ‘hayır’ dedi. Belki seçimi kaybetti ama, ülke kazandı” diye konuştu.

-ONUR VE İNANÇ SATIN ALINAMAZ-

ABD’nin Irak’a müdahalesinden sonra bir milyonun üzerinde Müslüman’ın yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Türker, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Müslümanlığa dayanarak iktidar olanlara sesleniyorum: Irak’ta ölen Müslümanlar için hiç bir şey yapmıyorsanız, bari mevlüt okutun. Parayla, işle güçle satın alınamayacak değerler vardır. Onur satın alınamaz. İnanç satın alınamaz. İdeolojik düşünce satın alınamaz. Bizi de satın alınamayacaklar kefesine koydukları için, satın alınabileceklerin peşinden gidiyorlar. Ama biz inançla, kararlılıkla, doğrultu tutarlılığımızı yitirmeksizin devam edeceğiz. DSP Bülent Ecevit’in partisidir. DSP’yi hedef alıp Bülent Ecevit,’i unutturmak isteyenlere başta siz olmak üzere bütün Demokratik Solcular geçit vermeyecektir ve DSP yaşadıkça, Bülent Ecevit’in fikirleri yaşayacaktır. Bunu bildikleri için şu aralar ‘ Bülent Ecevit’e biz sahibiz’ diyenler, aslında hedeflerinde DSP’yi güçsüz hale getirip, yok olmasını amaçlamaktadırlar. Bunu başaramayacaklar.”

-ECEVİT’E YANLIŞ YAPILMASINA İZİN VERMEYİZ -

DSP’nin bölünmesine neden olanlara yardım edenlerin, DSP’nin Kurucu Genel Başkanı’nı alıp CHP’ye götürdüğünü, buna üzülmediğini söyleyen Türker “Yeter ki kıymetini bilsinler” dedi. Türker, taklitçilerin, Ecevit’e hakaret edenlere yeterli cevabı vermediğini ama Ecevit’in kasketini giyinmeye devam ettiğini belirtirken, “Çünkü Ecevit onların umurunda değil. Ama bizim umurumuzda. Biz Ecevit’e laf söyleyene yanlış yolda olduğunu anlatırız. Ecevit’e yanlış yapılmasına izin vermeyiz” diye konuştu.

DSP’lilerin halktan yana olduğunu, hakça ve insanca bir düzen kurmak, özgür insan ve tam bağımsız Türkiye’yi inşa etmek için iktidar yolunda yürüdüğünü söyleyen Türker, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Partimizin 25. Kuruluş Yıldönümü’nü iktidar yürüyüşümüz için bir başlangıç noktası ilan ediyorum. Bugün DSP’nin, ‘Yeniden DSP, Yeniden İktidar’ anlayışını devreye sokacağımız gündür. DSP’ye emek verenleri, yüreğinde DSP’yi hissedenleri ve Demokratik Solcular’ı şahsım ve bütün parti yöneticileri ve sizlerin adına kutluyorum. Ecevit’in yolunda yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bir zamanlar bize ‘Ecevitçi değildir’ diyenlerin şimdi nerede olduklarına bakıyoruz, kimisi AKP’de, kimisi CHP’de, kimisi de açıkta. Ama biz yerimizde duruyoruz. Çünkü bizim bir hedefimiz, inancımız var. Amacımız Ecevit’in fikirlerini tekrar iktidara taşımaktır!” (ANKA)

Popularity: 8% [?]

‘Erdoğan türbandan oy avcılığı yapıyor’

16 Kasım 2010

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Kamuoyundan, belli çevrelerden, milletvekillerimizden, bazı il başkanlarımızdan, partililerimizden ‘tüzük kurultayının yetersizliği, parti meclisinin de yenilenmesi gerektiği’ şeklinde bir düşünce geldi. İkisini de değerlendiriyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu, CNNTürk’te yayınlanan Ankara Kulisi programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP’de son dönemde yaşanan değişime ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, gerçekleştirdikleri değişimin bireysel değil, toplumun beklentilerine yönelik olduğunu ve değişik kesimlerden olumlu tepkiler aldıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, ”Partimize uzun yıllar hizmet vermiş, bizim partililerin ‘parti büyüğü’ olarak adlandırdığı pek çok isim var. Bu değişim içinde o arkadaşlarımız koltuklarını yeni arkadaşlara devrettiler. Onlara karşı hiç kimsenin incitici bir söz kullanmasını istemeyiz” diye konuştu.

Kendisi dahil herkesin hata yapabileceğine işaret eden Kılıçdaroğlu, ”Sanki ‘onların hatası var, bizim yoktu’ gibi bir ayrıma da asla girmek istemiyorum ama sonuçta genç bir toplumuz. Gençlerin, kadınların daha fazla siyasete girmesi lazım. Eğer gençler siyasete girecekse değişimin olduğu partiye kendilerini odaklıyorlar” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, ”Bu parti meclisi ile mi seçime gideceksiniz, yoksa kurultaya gidip seçimden önce yeni bir parti yönetimi oluşturacak mısınız?” sorusunu şöyle yanıtladı:

”Ben bu değişimden sonra Parlamentoda milletvekillerimizin nabzını tutmaya çalıştım, ne düşünüyorlar acaba? Daha sonra zaten il başkanları toplantımız oldu, bazı milletvekili arkadaşlarımız görüşlerini dile getirdiler. Bir anket formu geliştirdim, dağıttım. Hiç kimse ismini yazmadı, belirli sorulara çarpılar koyarak eğilimlerini almaya çalıştım. Başlangıçta il başkanlarımızın bir tüzük kurultayı toplanmasıyla ilgili ağırlıklı bir görüşü oluşmuştu. Daha sonraki aşamada kamuoyundan, belli çevrelerden, milletvekillerimizden, bazı il başkanlarımızdan, partililerimizden ‘tüzük kurultayının yetersizliği, parti meclisinin de yenilenmesi gerektiği’ şeklinde bir düşünce geldi. İkisini de değerlendiriyoruz. Eğer kurultay toplayacaksak hem parti meclisi hem tüzük ikisi aynı anda olabilir mi, bilmiyorum. Hukukçu arkadaşlarımız da bakıyorlar. Gerekirse aynı anda yaparız ve bu bitebilir de.”

”Olursa çok gecikmemesi lazım” diyen Kılıçdaroğlu, ”O yasalara göre 15 günlük bir asgari süremiz var. Üç aşağı beş yukarı partinin içerisinde bir uyuşmazlık, ihtilaf yok. Eğer gerçekten parti meclisinin yenilenmesi yönünde ağırlıklı bir görüş ortaya çıkarsa, artı tüzük kurultayının yapılması lazım. Yeni tüzüğümüz yürürlükte zaten. Geçen kurultayda kabul ettiğimiz tüzük yürürlükte” ifadesini kullandı.

Tüzükte itiraz ettiği bir kaç nokta olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, ”Belki onları da dikkate alıp bir seferde çıkarıp partiyi yeniden seçime daha dinamik bir şekilde çıkarmak mümkün olabilir” dedi.

”Seçimde adayların belirlenmesinde siz tek seçici mi olacaksınız?” sorusunu yanıtlarken de Kılıçdaroğlu, tek seçici olmayacağını, bütün üyelerin katılımıyla tercih yapılmasını istediğini söyledi. Parti üyeleri için internet üzerinden bağış yapabilmelerine olanak sağlayacak sisteme yönelik çalışmalara hız verdiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili izin sürecinde olduklarını vurguladı.

Kılıçdaroğlu, ”Önder Sav ve ona yakın insanların CHP’den tasfiye edilebileceği” yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, ”Ben, Sayın Sav’a görev teklif ettim zaten, kendisi uygun görmedi teklif ettiğim görevi. Dolayısıyla bir tasfiye amacı olsa, zaten görev teklif etmezsiniz. O açıdan birilerini tasfiye etmek, tümüyle partinin dışına itmek gibi bir amacımız yok. Tam tersine herkesi kucaklamak, CHP’nin iktidar olması için hepimizin ortak çaba göstermesi gereken bir süreci yaşıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

”(BAŞÖRTÜSÜNE İLİŞKİN) CUMHURBAŞKANI ÖZENLE SÖYLÜYOR. BUNA KATILIYORUZ’

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun görevini Mehmet Görmez’e devretmesine ilişkin şunları söyledi:

”Bana göre yazık oldu. Tabii gelen kişi de onun kadar değerli insandır. Devir teslim töreninde de zaten Sayın Bardakoğlu, bu konuda belli şeyler de söyledi ama en azından görev süresi beklenebilirdi. Beklenseydi daha şık, güzel olurdu çünkü Ali Bardakoğlu hiç kimseyi kırmayan bir insan. Mutedil, inandığı mesajları rahatlıkla verebilen, mesajlarının arkasında duran saygın bir insandı, üzüldüm doğrusunu isterseniz. Keşke böyle bir tablo ortaya çıkmasaydı.”

Kılıçdaroğlu, başörtüsü konusundaki açıklamaları hatırlatılarak ”Türban özgürlüğünü nasıl görüyorsunuz?” sorusuna, ”İlköğretimde, lisede böyle bir şey olmaz. Çocuğun özgürlüğü olmaz, çocuk anne ve babanın, okulda da öğretmenin geleceğe hazırlanması için yönlendirilir. Sorgulayan bir eğitimle yönlendirilir, geleceği görmesi, olayları sorgulaması, bilgi biriminin olması istenir. O çocuk alınır, yetiştirilir. Hangi anne baba diyor ki (benim çocuğum istediğini yapsın)?” diye yanıtladı.

”Sayın Başbakan bu soruya ‘benim özgürlük anlayışım farklı’ diyerek net bir cevap vermedi” ifadeleri üzerine de Kılıçdaroğlu, ”Çünkü özgürlüğü sömürüyor zaten” dedi.Türbanın seçimlerde siyaset malzemesi olarak kullanılacağını savunan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bütün türbanlı vatandaşlarıma sesleniyorum; Sayın Başbakan sizin başınızdaki örtüyle siyaset yapıyor, buna izin vermesinler. Buna izin verdikleri zaman bu sorun çözülmez. Eğer buna izin verirlerse erkek egemen toplumu kabul ediyorlar demektir. Niye onlar mücadele etmiyor da Allah aşkına erkekler bu işle uğraşıyorlar? Erkeklerin başka işi mi yok? Oy kaygısıyla oy avcılığı yapıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başörtüsü meselesine yönelik son açıklamalarına ilişkin ”doğruyu söylemiş” değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, ”Başbakan Erdoğan ile Köşk arasında türban meselesine ilişkin görüş farklılığı bulunup bulunmadığı” yönündeki soruya şu cevabı verdi:

”Sayın Başbakan bu konuda samimi değil. Sayın Cumhurbaşkanının bugünkü açıklamaları da var, yani üniversite dışında böyle bir şey olmaması gerektiğini özenle söylüyor. Buna katılıyoruz zaten biz de ama iktidar yetkilileri bu konuda ses çıkarmıyorlar. Niye ses çıkarmıyorlar? Niye net olmuyorlar? Bize gelince ‘net olun’ diyorlar. Netiz biz, niye sen flu kalıyorsun? Kimin inancını sömüreceksin? İnanç sömürüsü yapacaksın. İnanç sömürüsü yapmak Allah aşkına Müslümanlığa hakaret demek değil midir?”

Kılıçdaroğlu, terör örgütü PKK’nın seçimlere kadar eylemsizlik kararı almasına ilişkin de ”AKP ile anlaşma yaptılar. Bizde bilgisi yok ama anlaşmanın olduğu belli. Başbakan da zaten işin içinde, o da biliyor zaten. Çünkü Başbakan’a bilgi verilmeden kimse böyle bir anlaşma ya da böyle bir şeyin içine girmez” diye konuştu.

Fransa programı sırasında Ahmet Kaya’nın mezarını ziyaret edip etmeyeceği yönündeki soruya Kılıçdaroğlu, vakit bulursa ziyaret edebileceği yanıtını verdi.

AA

Popularity: 2% [?]

Sitemizi kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

SohbetClub.Net Anket

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...